Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/985 E. 2024/434 K. 31.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/985
KARAR NO : 2024/434
KARAR TARİHİ : 31.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava dışı işçi … Eğitim ve Araştırma hastanesinde çalışırken sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle müvekkili ve davalılar aleyhine hükmedilen tazminatı icra takibi sonrasında ödediklerini, davalı yüklenici şirketlerin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereği çalıştırdıkları işçilerin tüm yasal yükümlülüklerinden sorumlu olduklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.052,84 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı işçi tarafından mahkemece hükmedilen tazminatın tahsili için açılan icra takibine karşı şikayette bulunduklarını, takip tutarları yönünden bilirkişi tarafından yüklenici şirketler hakkında ayrı ayrı hesaplama yapıldığını, müvekkil şirketler yönünden hükmedilen tazminat tutarlarının farklı olduğunu, sorumlu olunan tutarın net olarak hesaplanması gerektiğini, alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığını ve faizin başlangıç tarihi yönünden de talebin yanlış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; üst işveren konumunda bulunan davacı …’nın 1475 sayılı Yasanın 1/son hükmü gereği dava dışı işçiye ödediği alacakların davalılardan tahsilini talep etme hakkı bulunduğu, davacının dava dışı işçi için ödediği tutarın 6.831,95.TlL’sinden davalı … Sağlık Ürünleri Ltd.şti.nin 4.317,27.TL’sindan davalı … İnşaat Ltd. Şti. nin sorumlu olduğu cihetle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yüklenici şirketler ile 4734 ve 4735 Sayılı Kanunlar ve bağlı mevzuat uyarınca imzalanan hizmet alımına ilişkin teknik şartname, genel şartname ve hizmet alımı tip sözleşmesi hükümlerine göre yüklenicilerin çalıştırdıkları işçilere dair tüm yasal yükümlülükler, işveren ve işçi arasındaki ilişkiden doğabilecek sosyal ve mali hak ve sorumluluklar ve cezaların yüklenici firmalara ait olduğu, davalıların rücu edilen işçi alacaklarının tamamından sözleşme ve mevzuat hükümleri uyarınca sorumlu oldukları, … yerini devreden işverenlerin sorumluluklarının işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesinde sorumlu tutulmalarının huzurdaki davaya konu rücu ilişkisinde söz konusu olmaması gerektiği, son alt işverenin işçi alacaklarının tamamından asıl işveren idareye karşı sorumlu olduğu, davalıların alacağın tamamından müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken verilen kısmen kabul kısmen red kararı kanuna ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Temyiz eden davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

31.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.