YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15238
KARAR NO : 2024/314
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararı uyarınca hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/187 Esas, 2019/353 Karar sayılı kararları ile suça sürüklenen çocuklar hakkında yapılan yargılama sonucunda eylemlerinin basit kasten yaralama, kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçları kapsamında kaldığı kabul edilerek kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2020/440 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararları ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocukların yağma suçunu işledikleri sabit olduğu halde suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşerek kamu davalarının düşürülmesine karar verildiğine, olayın oluş şeklinin kabulüne göre de eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğunun düşünülmemesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde akşam saat 21.30 sıralarında temyiz dışı sanıklar …, … ile suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve …’nin … Bulvarı üzerindeki … parkında dolaştıkları esnada parkın üst kısmında mağdur ile karşılaştıkları, bu esnada mağdurun cep telefonu ile konuştuğu, suça sürüklenen çocuk …’nin mağdur ile omuz omuza çarpıştığı, birbirlerini itmeleri üzerine yumruk yumruğa kavga etmeye başladıkları, bunu gören diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların kavgaya müdahil olarak mağduru birlikte darp etmeye başladıkları, mağdurun koşarak uzaklaştığı, kavgadan sonra sanık ve suça sürüklenen çocukların birlikte gezmeye devam ettikleri, saat kulesinin yakınlarına gittikleri, bir süre sonra tekrar kavganın olduğu … parkına geldikleri, temyiz dışı sanık …’ın çimlerin arasında … … 4 marka cep telefonu bulduğu, cep telefonunun kime ait olduğunu sorunca diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların cep telefonunun kendilerine ait olmadığını, sahibini bilmediklerini söyledikleri bunun üzerine …’in cep telefonunu aldığı, ertesi gün sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tekrar buluştuğunda sahipsiz olduğunu düşündükleri cep telefonunu satmaya karar verdikleri, …, … ve …’nin birlikte makro marketin yakınında bulunan çiğ köfteci dükkanına giderek burada çalışan … adlı şahıs aracılığıyla … … 4 marka cep telefonunu yine dükkanda çalışan B.Y. adlı kişiye 275,00-TL karşılığında sattıkları, akabinde sanık ve suça sürüklenen çocukların cep telefonunun satımından elde ettiği para ile hep birlikte yemek yedikleri, … ve … tutuklanınca …’in bilgisi dahilinde ailesinin çiğ köfteci dükkanına giderek mağdura ait … … 4 marka cep telefonunu parasını ödeyerek geri aldığı, akabinde mağdura iade ederek soruşturma aşamasında zararını giderdiği belirtilmiştir.
2. Mağdur kolluktaki 01.07.2019 tarihli ilk ifadesinde, … parkından geçerken 6-7 kişinin önünü keserek darp ettiklerini, kavga sırasında … … 4 marka cep telefonunun yere düştüğünü, içlerinden birinin yere düşen cep telefonu ve saatini zorla aldığını söylediği, 03.07.2019 tarihli kolukta ifadesinde ise kendisini darp eden, saatini ve cep telefonunu zorla aldığını söylediği kişileri bulvar park içerisinde otururken gördüğünü söyleyerek yakalanan şahısları teşhis ettiği ve şikayetçi olduğu, 23.09.2019 tarihinde Mahkemede, … parkından geçerken telefonla konuştuğu sırada 7-8 kişilik grubun önünde yürüdüğünü, içlerinden birinin nereli olduğunu sorması üzerine Irak Vatandaşı olduğunu söyleyince yumruk attığını, kavganın başladığını, diğer kişilerin gelerek kavgaya müdahil olup darp etmeye başladıklarını, kavga sırasında telefonun elinde, saatinin kolunda olduğunu, yumruk vurulunca telefonunun yere düştüğünü, kavga esnasında cep telefonu ve saatinin zorla alındığını görmediğini, panik içerisinde parktaki birinin yanına koşarak gittiğinde saati ve cep telefonunun üzerinde olmadığını söylediği, yani kolluk beyanı ile çelişkili beyanda bulunduğu ancak sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, … parkında birlikte gezerken omuz atma meselesi yüzünden mağdur ile …’nin kavga ettiğini, kavgaya müdahil olarak mağduru birlikte darp ettiklerini ancak zorla cep telefonu veya saatini almadıklarını, olaydan bir süre sonra tekrar … parkına girdiklerinde …’in çimlerin üzerinde cep telefonu bulduğunu, sahibini bilmedikleri için ertesi gün cep telefonunu satmaya karar verdiklerini, sattıktan sonra hep birlikte elde edilen para ile yemek yediklerini beyan ettikleri bu haliyle sanık ve suça sürüklenen çocukların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek mağdurun cep telefonunu veya saatini cebir kullanıp aldıklarının mağdurun soyut ve aşamalardaki çelişkili beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyetlerine yeter delil bulunmadığı, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların mağduru birlikte darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, kavgadan sonra tekrar olayın olduğu yerden geçerken mağdura ait olduğunu tahmin ettikleri cep telefonunu iade etmek veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmek yerine fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek başkasına satarak malik gibi tasarrufta bulunmalarının nitelikli yağma suçunu değil 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında basit yaralama ve 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçlarını oluşturduğunun kabul edildiği, söz konusu suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, her ne kadar mağdur soruşturmanın başlangıcında şikayetçi olmuş ise de soruşturma ve kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların şikayetten vazgeçmeyi kabul ettikleri, kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği belirtilmiştir.
3. Sanıklar ve suça sürüklenen çocukların savunması, mağdur beyanı, tanıkların anlatımları, adlî raporlar, olay tutanağı, kamera kaydı inceleme ve tespit tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “suça sürüklenen çocukların 18 yaşını bitirmediği gözetilmeksizin duruşmaların kapalı yapılması yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185/1 maddesine aykırı hareket edilmesinin bu aşamada telafisinin mümkün olmadığı”na dair eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocukların 18 yaşını doldurmadıkları halde 25.11.2019 ve 16.12.2019 tarihli celselerin kapalı yapılması gerekirken açık yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 185 … maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılmış ise de suça sürüklenen çocukların temyiz inceleme tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olmaları nedeniyle telafisinin mümkün olmadığı anlaşılmış, bu husus Bölge Adliye Mahkemesince de eleştiri konusu yapılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin eleştiri nedeni dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, eylemlere uyan suçların 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olduğu, mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2020/440 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararlarında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.