Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4315 E. 2024/313 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4315
KARAR NO : 2024/313
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1175 Esas, 2022/536 Karar
DAVALILAR : 1.Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili Avukat … … …
2…. (TÜRKPATENT) vekili Avukat … … …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/336 E., 2020/192 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.03.2017 tarih ve 2017/23223 sayılı “OBAÇAY KARADENİZ … ÇAYI” ibareli marka başvurusunun davalı …’nün itirazı üzerine Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 12.07.2018 tarih ve 2018-M-5334 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa “OBAÇAY KARADENİZ … ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet “… ÇAYI” ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusundaki esas ibarenin “OBAÇAY” ibaresi olduğunu, “KARADENİZ” ve “… ÇAYI” ibarelerinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu zira başvurudaki KARADENİZ ibaresinin çayın üretim menşeini, … ÇAYI ibaresinin ise çay ürününe ait bir niteliği ima ettiğini, “…” ve “… ÇAYI” ibarelerinin ticaret hayatında herkes tarafından kullanılan tasviri bir işaret niteliğinde bulunduğunu, anılan ibarenin çay, kahve, tütün, sigara ve benzeri bağımlılık yapan ürünlerde kullanılmasının çok yaygın olduğunu, Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre … kelimesinin çay içmeyi bağımlılık derecesinde alışkanlık haline getiren kişileri ifade ettiğini, … ibaresinin tasviri nitelikte olduğunu ve hiçbir çay üreticisinin veya ticaretini yapan işletmenin tekeline bırakılamayacağını, davalı Kurum nezdinde … ibaresi geçen 387 adet tescilli marka veya başvurunun bulunduğunu, çayın Türkiye’de sudan sonra tüketim hacmi en yüksek gıda maddesi olduğunu, dolayısıyla Türk halkının hangi çayın hangi firmaya ait bulunduğunu çok kolay şekilde ayırt edebilecek tüketici bilincine sahip olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 12.07.2018 tarih ve 2018-M-5334 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin yetkisinde olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sermayesi Devlete ait bir Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, müvekkilinin “…” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu markada esas unsurunun … kelimesi olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğunu, “…” esas unsurlu birçok markanın davalı Kurum veya mahkeme kararıyla iptal edildiğini, müvekkilinin “…” ibaresini çay sektöründe maruf ve meşhur hale getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “OBAÇAY KARADENİZ … ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet “… ÇAYI” ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı , markalarda ortak olarak yer … “…” ibaresinin ayırt edicilik vasfının düşük olduğu, uyuşmazlık konusu “çay ve soğuk çaylar” mallarında tescilli “… ÇAYI” ibareli birden fazla tescilli marka bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuruyu oluşturan ibarelerin redde mesnet markada aynen yer aldığını, başvuru kapsamında yer … malların redde mesnet marka kapsamında da bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, diğer tarfatna davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin yetkisinde olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu başvuru ve müvekkiline ait redde mesnet markanın asıl unsurlarının “…” ibaresinden oluştuğunu, anılan ibarenin bir çay türü olmadığı gibi çay bitkisine özgü bir anlamının da bulunmadığını, “…” ibaresinin müvekkili Kurumun çay ürününde kullanılmasıyla tanınan bir çay markası haline geldiğini, müvekkilinin “… Çayı” ibareli markasını koruma altına … birçok yargı kararı bulunduğunu,”… Çayı” ibaresinin müvekkili tarafından tescil edilği tarihten bu yana kullanıldığını, bu nedenle anılan ibarenin müvekkili çağrıştırdığını, ibarenin çay sektöründe ayırt edcilik vasfının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “OBAÇAY KARADENİZ … ÇAYI” ibaresinin 30. sınıfta yer … “Çaylar, buzlu çaylar” emtiasında tescili için 13.03.2017 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, başvurunun ilanı üzerine davalı … Müdürlüğünün 85/089365, 2004/24997 sayılı ve “… ÇAYI”, “… Karadeniz Çayı” ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık iddialarıyla yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek dava konusu başvuru ile itiraza mesnet 85/089365 sayılı marka arasında SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bu karara karşı başvuru sahibi davacı tarafından yapılan itirazın YİDK’in 12.07.2018 tarih ve 2018/M-5334 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın davacıya 30.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 15.09.2018 tarihinde açıldığı, ava konusu başvuru 30. sınıfta yer … “Çaylar, buzlu çaylar” mallarını kapsadığı, davalı … Müdürlüğüne ait redde mesnet 85//089365 sayılı marka da 30. sınıfta bulunan “Çay” emtiasında tescilli olup mahkemece görüşüne başvurulan her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu başvuru kapsamında yer … mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer … malların aynı/aynı tür olduğu, dava konusu başvurunun “OBAÇAY KARADENİZ … ÇAYI” ibarelerinden oluştuğu, başvuruda yer … “OBAÇAY” ibaresi davacının çatı markası olup iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağından ve başvuruda yer … “KARADENİZ” ve “ÇAYI” ibareleri de ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan başvurunun asli unsurunun “…” ibaresi olduğu, redde mesnet “… ÇAYI” ibareli markanın asli unsurunun da “…” ibaresinden oluştuğundan asli unsurları itibariyle dava konusu başvuru ile redde mesnet 85//089365 sayılı marka arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunduğu, her ne kadar mahkemece dava konusu “…” ibaresinin uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu açıklanmış ise de Dairemizin 01.06.2020 tarih, 2019/4594 E. ve 2020/2537 K. sayılı kararında “Kuleli Çay …” ibaresinin çay emtiasında kullanılmasının davalı …’nün 85/089365 sayılı “…” asıl unsurlu markasına tecavüz teşkil ettiğinin kabul edildiği, yine Dairemizin 04.06.2020 tarih, 2019/111 E.,2020/2618 K. Sayılı kararında da ‘’… LİDAŞ” ibareli başvuru ile 85/089365 sayılı “…” asıl unsurlu markanın da benzer bulunduğu, bu kararlar karşısında “…” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki değerlendirmeye Dairemizce itibar edilmemiş, dava konusu başvuru ile redde mesnet 85/089365 sayılı marka arasında, başvuru kapsamında yer … mallar bakımından, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili “OBAÇAY KARADENİZ … ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet “… ÇAYI” ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusundaki esas ibarenin “OBAÇAY” ibaresi olduğunu, “KARADENİZ” ve “… ÇAYI” ibarelerinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu, başvuru markasının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, … kelimesinin çay içmeyi bağımlılık derecesinde alışkanlık haline getiren kişileri ifade ettiğini, … ibaresinin tasviri nitelikte olduğunu ve hiçbir çay üreticisinin veya ticaretini yapan işletmenin tekeline bırakılamayacağını, çayın Türkiye’de sudan sonra tüketim hacmi en yüksek gıda maddesi olduğunu, dolayısıyla Türk halkının hangi çayın hangi firmaya ait bulunduğunu çok kolay şekilde ayırt edebilecek tüketici bilincine sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.