YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11861
KARAR NO : 2012/12432
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 06/12/2010 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalı …’nın alt yapı ve üst yapı çalışmalarında döşediği su borularından sızan suların otopark olarak işlettiği 34 no’lu bağımsız bölüme zarar verdiğini belirterek yağmur ve pis su borularının kaldırılmak suretiyle muarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalı, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıya ait bağımsız bölüme su sızıntısına neden olan su borularının onarılması ya da değiştirilmesi suretiyle muarazanın giderilmesine dair verilen karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacıya ait otoparkın yakınındaki park alanı ile uzantısındaki davacının işlettiği otoparkın zemininin alt yapı çalışması çerçevesinde davalı … tarafından döşendiği anlaşılmaktadır.
Dava, davalı … tarafından alt yapı çalışması nedeniyle yaptırılan ve sızıntı yapan su borularının kaldırılması ya da düzeltilmesi suretiyle muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davaya konu zararlı sonucun, davalı idare tarafından kamu hizmeti kapsamında yaptırılan ve alt yapı nedeniyle döşenen su borularındaki sızıntıdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kamu hizmetini sunmak ve bu anlamda gerekli hazırlıkları yapmak (bina, park, yol, altyapı vs.) belediyelerin belediye kanunundan … görevleri olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdare’nin işlemi yada eylemi nedeni ile … zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Ancak davacı eldeki davada; zararın ödetilmesini değil muarazanın giderilmesini istemiştir. İdari yargı yerinde ise bu türden bir davanın görülebilirliği söz konusu değildir. Şu halde eldeki davanın idare makamlarını belli bir biçimde idari işlem tesis etmesi amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır. İdari işleme esas teşkil edecek durumlar ayrıca adliye mahkemelerinde açılacak dava yoluyla ileri sürülemez.
İdari işleme ilişkin uyuşmazlık çerçevesinde ve idari yargı yerinde çözümlenmesi gereken davanın adli yargı yerinde açılması doğru değildir. Şu halde yargı yolu bakımından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.