YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4078
KARAR NO : 2012/6827
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 26/03/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar …yönünden husumetten reddine, diğer davalılar hakkında kısmen kabulüne dair verilen 05/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … ve … Gazete vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar … ve … Gaz.Dergi Basım Yay.San. Ve Tic.Aş.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 25 Mart 2006 tarihli … Gazetesinin 1.ve 22.sayfalarında … imzalı ve “Silin Adımı,Alın Bir Milyon Doları” başlıklı gerçek dışı ,hakaret ve iftira içeren bir yazı yayınlandığını, yazı ve içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili ise; haberin güncel ve gerçek bir olay aktarımından ibaret olduğunu, konuya ilişkin emniyet ifade ve raporları kapsamında yer alan iddiaları içerdiğini , somut olayda manevi tazminatı gerektirecek bir hukuka aykırılığın olmadığını , talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek …yönünden davanın usulden reddine, kararın yayınlanması talebinin hukuki dayanağının olmaması ve aynı zamanda manevi tazminat taleplerinin yasal dayanaklardan yoksun bulunması sebebiyle davanın esastan reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı hakkındaki dava konusu haber içeriğindeki olay nedeniyle verilen takipsizlik kararının 10/03/2006 tarihli olup dava konusu yayının 25/03/2006 tarihli olduğu, takipsizlik kararı bilinmesine rağmen bu yazının kaleme alınmasının davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı, takipsizlik kararının bilinmediği savunmasının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalılar … ve … Gaz.Dergi Basım Yay. San. ve Tic.AŞ. Yönünden davanın kısmen kabulüne ,davalı …’in ise Basın Kanunu 13.maddesi kapsamında husumetinin bulunmadığı belirtilerek onun yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu … Gazetesinin 25.03.2006 tarihli nüshasının ilk sayfasında “Silin adımı alın bir milyon doları” üst başlığı ile verilen haberde “bu teklifi …’da ele geçirilen 295 kilo eroinle ilgili tutuklanan … yaptı. Polis teklifi kabul etmedi, ama yinede olaya rüşvet karıştı” alt başlığının yer aldığı, 22 . sayfada “Eroin baronundan 1 milyon dalarlık rüşvet teklifi! “…. şüphelilerin gözaltında sorguları sürerken bu kez devreye …’ın avukatı … girdi. … narkotik şubeye gelerek müvekkili ile görüştü. İşte bu noktadan sonrada rüşvet çarkı dönmeye başladı. ….Av…., Komiser …’e operasyonda yakalanan … ve kardeşi …’ın tahkikat dışı bırakılması karşılığında bir milyon dolar rüşvet teklif etti … bu kez Av…. yeni bir öneri getirdi, kardeş …’ın tahkikat dışı bırakılmasını istedi , komiser … öneriyi …’a iletti, iki komiser ile ünlü avukat buluştu, kısa sürede anlaşma sağlandı, anlaşmaya göre Av…. uyuşturucu çetesi liderinin kardeşi …’ın tahkikat dışı bırakılması için 200.000 Euro ödeyecekti, Av…. kısa sürede ikiyüz bin euro değil, yüzkırk bin euroyu çanta ile komiser …’e teslim etti, komiser … ise aldığı 140.000 Euronun 60.000 Euro’sunu komiser …’a verdi…., sayfanın devamında ise önce ‘ikramiye’ dediler, sonra inkar ettiler! başlıklı yazıda …. … Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube’de ortaya çıkan rüşvet skandalıyla ilgili olarak suçlanan polislerin açıklamalarına yer verildiği yazının davalı … imzalı olduğu görülmüştür.
Somut olayda, davacı hakkında yapılan haberde yer alan bilgilerin … Emniyet Müdürlüğü’nün 28/08/2005 tarihli tutanağına ve bu tutanağa bağlı başlatılan soruşturmaya dayandığı, söz konusu tutanakta dava konusu haberde yer alan rüşvetin alınıp verilme ve dağıtılma sürecinin antatıldığı görülmüştür. Yapılan soruşturma sonucunda ,davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bazı polis memurları hakkında ise İstanbul C. Başsavcılığı’nın 23.3.2006 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu operasyonunda ele geçen sanıklar … ve …’ın soruşturma dışı bırakılması için rüşvet aldıklarından bahisle açılan davada İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/98 esas-232 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda sanıkların müsnet suçu işlediklerine ve rüşvet aldıklarına dair cezalandırılmaları için kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmiştir.
Av. … tarafından dava konusu haber nedeniyle yapılan şikayet üzerine İstanbul C. Başsavcılığı’nın 2006/17523 soruşturma dosyasında yapılan soruşturma sonucu hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle 22.5.2006 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karar içeriğinde ;”davalı …’ün “inkar edenler tahkikat dışı”başlıklı yazısında değindiği gibi fezlekeye kaynaklık eden polis tutanağı esas alınmasına rağmen, rüşveti verdiği ve aldığı iddia edilenler hakkında dava açılmaması sebebiyle ortaya çıkan çelişkili durumdan ötürü olay, İstanbul Başsavcılığı’nca ciddi görülerek 04/04/2006 ve 20/04/2006 tarihli yazılarla Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan fezleke ve tutanakta adı geçen rüşveti verdiği söylenen kişilerle ilgili olarak yeniden inceleme yapılarak yasal gereğinin takdiri istendiği” belirtilmiştir. Öte yandan Av. … tarafından aynı yayın nedeniyle aynı davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş bu karar dairemizin 23/06/2010 tarih ve 2009/9041 esas-2010/7574 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu kapsamda yazının gerçek ve güncel bir konuya ilişkin olup, görünür gerçeğe uygun olduğu, yayımlanmasında kamu yararı bulunduğu, kişilik haklarına saldırı oluşturulabilecek bir yoruma da yer verilmediği sonucuna varılmaktadır. Şu durumda, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı, davalılar yönünden de hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğu ve böylece davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı benimsenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.