Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/11390 E. 2012/13395 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11390
KARAR NO : 2012/13395
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 05/04/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … Araç Kiralama ve Servis AŞ. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, destekleri trafik kazasında ölen davacıların destek tazminatı, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … Araç Kiralama ve Servis AŞ. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; sürücüsü davalı …, işleteni davalı …. Araç Kiralama ve Servis AŞ. olan aracın, hatalı bir şekilde sola manevra yaparak destek Metin Özsöz’ün kullandığı motosiklete çarpıp, desteğin ölümüne neden olduğunu belirterek destekten yoksun kalma, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılardan …; desteğin daha çok kusurlu olduğunu, sigorta şirketine verilen ibranamenin diğer sorumlular için de geçerli olduğunu, bu bakımdan maddi tazminat isteminin reddedilmesi gerektiğini, davalı …; sorumluluklarının kusur oranında ve poliçede yazılı miktar ile sınırlı olduğunu ileri sürmüş, davalı Hedef Araç Kiralama ve Servis AŞ. ise davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece destek tazminatı, cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 19.023 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 30.000 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden; davalı Hedef Araç Kiralama ve Servis AŞ.’ne, yargılama sırasında dava dilekçesinin tebliği ve duruşma günü için çıkarılan ilk davetiyenin muhatabın tebligat adresinden ayrıldığından bahisle yapılamadığı, yargılamanın sonraki aşamalarında da davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatın yapılmadığı, gerekçeli karar tebligatının da iade edilmesi üzerine tespit olunan gerçek adresine usule uygun bir şekilde tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi; Hakim “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmünü amir bulunmaktadır.
Şu durumda, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip; kendisi hakkındaki yargılama ile ilgili bilgi verilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan, davalının savunma hakkı kısıtlandığı halde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.