Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/8972 E. 2024/468 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8972
KARAR NO : 2024/468
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, şikayetçi vekilinin … Satış Memurluğunun 2021/66 sayılı dosyasında 21.10.2022 tarihinde yapılan taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu,
İlk Derece Mahkemesince, şikayetin “…şikayetçinin tapu ilgilisi olmaması nedeni ile İİK. nun 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik 134. maddesi uyarınca ödenmesi gereken nispi harç ve teminatı verilen 1 haftalık süreye rağmen ödemediği gerekçesi ile davanın HMK 88. maddesi gereğince usulden reddi ile ihale bedelinin % 10’u oranında para cezası verilmesine” karar verildiği,
Şikayetçi tarafından, işbu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçinin istinaf başvurusunun;
” Dava dilekçesindeki anlatımdan da anlaşıldığı üzere davacının ihalenin feshi davası açabilecek ilgililerden olmadığı açıktır.
Harç yatırılmaması veya eksik yatırılması halinde Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinin atfı ile HMK’nın 150. maddesine göre işlem yapılacağı düzenlenmiş ise de, ihalenin feshi yargılaması ivedi işlerden olduğundan ve Harçlar Kanununun 30.maddesine gidilmesi halinde ihale sürecinin sürüncemede kalması sonucu doğacağından, Harçlar Kanunu’ nun 30. ve 32. maddesinin şikayetin niteliği itibariyle somut olayda uygulanma yerinin olmadığı, 7343 sayılı yasanın 27. maddesi ile ihalenin feshi davasını harç ve teminat şartı ile açabilecekler için bunun bir dava şartı olarak düzenlendiğinin kabul edilmesi gerektiği, aksinin kabulü halinde ihalenin sürecini uzatmak amacıyla dava açan ilgisiz kişiye 3 aylık ek süre daha tanınması sonucunun doğacağı da açıktır.
Ayrıca, 7343 Sayılı Kanunun 27. maddesinin “Hükümet Tasarısı Gerekçesinde” “..ilgili hükümle uygulamada sıkça karşılaşılan sırf ihale sürecinin uzatmakve haksız menfaat sağlama amacıyla hukuki yararı bulunmayan kişilerce ihalenin feshi talep edilmesinin önüne geçilmesi ve ihale sürecinin hızlı biçimde tamamlanması amaçlanmaktadır” şeklinde belirtilmiştir. Bu gerekçe de dikkate alındığında, HMK’nın 150. maddesinin uygulanması kanundaki değişikliğin amacına da aykırı düşmektedir. Bu nedenle, şikayetin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Ancak İİK’nın 134. maddesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Buna rağmen mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi ve davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmolunması isabetsizdir.
Anılan durum karşısında, ek karar yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada verilen 04/07/2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davacının para cezası yönündeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, İİK’nın 134/5. maddesi gereğince davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesi ile;
A) … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/341 Esas, 2023/405 Karar sayılı dosyasında verilen 04/07/2023 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA,
B)1-… 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/341 Esas, 2023/405 Karar sayılı dosyasında verilen 28/04/2023 tarihli karara yönelik olarak kamu düzeninden yapılan incelemede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca kararın KALDIRILMASINA,
-Şikayetin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE ,
-İİK’nın 134/5 maddesi uyarınca davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, ” karar verildiği kararın şikayetçi vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada öncelikli sorun ” İİK. nun 7343 sayılı Kanun ile değ. 134. maddesindeki istisna taraflar dışında yatırılması gereken nispi harç ve teminatın niteliği ve buna bağlı olarak HMK. nın 114. maddesinde belirtilen dava şartı olup, olmadığı ve nispi harç ile teminatın tamamlatılma usulüdür.”
İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İ.İ.K. na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İhalenin feshi davaları daha önce başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İ.İ.K. nun 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı kanunun 27/4. maddesi ile ihalenin feshi davasını “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin” açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır.
Ayrıca ihalenin feshi talebinde 7343 sayılı kanunun 27/5. maddesi ile davayı “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler” teminat yatırmakla yükümlü kılınmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden şikayetçinin İİK. nun değ. 134. maddesindeki satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerden olduğu ve davanın nispi harca ve teminata tabi bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harçtan muaf olanlar dışındaki davacının harç yatırması zorunluluğu, HMK. nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir.

Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir.
Açık kanun hükmü ile düzenlenen bir hususun yorumu söz konusu olamaz.
492 sayılı Kanunun ” Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi ” başlıklı 30. maddesi ” Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu ( HMK. md.150 ) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.
” hükmünü içermektedir.
HMK. ya göre bir şartın tamamlatılması, Mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür.
Verilecek süre yasal düzenlemeye uygun değil ise hukuki sonuç doğurmaz.
İİK. nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134. maddesi bu yasal düzenlemelere göre değerlendirildiğinde;
İhalenin feshi talebinin 30.11.2021 tarihinden sonra, kanunda belirtilen istisnai taraflar dışında kalan gerçek yada tüzel kişiler tarafından yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılacağı tartışmasızdır.
Aynı şekilde ihale bedelinin % 5′ i oranında teminat yatırılması da şarttır.
Yukarıda da açıklandığı üzere dava açılırken alınması gereken harç, dava harcı olup, Harçlar Kanuna göre dava açılırken alınır.
Noksan yatırılmış ise Harçlar Kanunu’ nun 30. maddesinde belirtilen usul ile tamamlatılır. Harç tamamlanmaz ise yaptırımı da yine aynı maddede düzenlenmiştir.
% 5 teminat ise yine harç gibi dava açılırken yatırılmalıdır.
Teminat, HMK. nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartıdır. Dava açılırken yatırılmayan teminatın tamamlanması için (harcı tamamlanmayan davaya devam edilemeyeceğinden) öncelikle harç tamamlatılmalı, sonra teminatın yatırılması için davacıya HMK. nın 115. maddesinde belirtilen dava şartlarının tamamlatılmasına ilişkin usule göre süre verilmelidir.
Harcın yatırılmamasının yaptırımı, ” …davanın açılmamış sayılması,” harç yatırılmakla birlikte teminatın yatırılmamasının yaptırımı ise “…davanın dava şartı noksanlığından usulden reddidir.”
Açılmamış sayılma ve usulden ret kararlarının hukuki sonuçlarının farklı olduğu izahtan varestedir.
Mahkemenin şikayetçinin İİK. nun 134. maddesinde belirtilen ilgililerden olmayıp, ihalenin feshi davasının görülebilmesi açısından nispi harç ve teminat yatırmak zorunda olan, başka bir deyişle kanunda belirtilen istisnai kişiler dışında kaldığına ilişkin tespit ve gerekçesi yerindedir.
Her ne kadar şikayetçi nispi harç ve akabinde teminatı yatırmamış ise de, İlk Derece Mahkemesinin harç yatırılmasına ilişkin “…232.207,45 TL. nispi harcın ve 340.050,00 TL. teminatın davacı tarafından 1 hafta içeresinde yatırılmasına, aksi halde Harçlar Kanunun 32. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının davacıya ihtarına,

tebliğin ihtar yerine sayılmasına ” şeklindeki ara kararı 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. maddesine uygun değildir. Yukarıda da belirtildiği üzere yasaya uygun olmayan ara kararı hukuki sonuç doğurmaz.
Ayrıca İİK. nun değ. 134. maddesindeki ilgisiz kişilerden alınacak teminat da HMK. nın 84. maddesindeki ” yargılama giderlerine ” yönelik teminat olmayıp, HMK. nın 114/2. maddesindeki dava şartı niteliğindeki teminattır.
Yukarıda da belirtildiği üzere harcı yatırılmayan/tamamlanmayan davaya devam edilemez, harç yatırılmadan/tamamlanmadan hiç bir usulü işlem yapılamaz.
Bu nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince davacı/şikayetçiye Harçlar Kanununun 30. maddesine uygun şekilde süre verilmesi ve akabinde Harçlar Kanunu’ nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerekirken nispi harç ve teminat yatırılmamasını HMK. nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartı olarak niteleyerek sonuca gidilmesi ve hususun Bölge Adliye Mahkemesince de genişletilmiş gerekçe ile benimsenmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; İİK. nun 134. maddesine 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen 3. ek fıkra uyarınca ilgisiz kişinin davasının reddi halinde para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ :
Yukarıda yazılı nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’ nin 13.10.2023 tarih ve 2023/2421 E. 2023/2551 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre şikayetçinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Karşı Oy Yazısı:

İhalenin feshini isteyebilecek olanlar, İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olup bu kişilerden başkasının ihalenin feshini istemesi mümkün değildir. İhalenin feshini isteyecek kişilerin Kanunda sınırlı olarak sayılmasının sebebi, ihalenin feshinin kötüniyetle talep edilmesini engellemektir.

İhalenin feshini isteyebilecek kişiler arasında pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerde sayılmıştır. İİK’nın 24.11.2021 tarih 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nun 134. maddesinin 3. fıkrasına göre “satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken ilgili kişilerin muhtemel zararlarını karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır.”
İİK’nun 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nun 134. maddesinin 3.fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayet olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebeplerini ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir. İİK’nun 134. maddesi pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak eden kişileri ihalenin feshi isteyecek kişiler arasında saymakla birlikte bu kişiler ihalenin feshi isteminde bulunabilmesinin diğer ihalenin feshini isteyecek ilgililere göre daha ağır şartlara tabii tutmuş ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinde nisbi harca tabi olduğunu ve ayrıca ihale bedeli üzerinden %5 oranında teminat göstermesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemenin gerekçesi olarak uygulamada sırf ihale sürecini uzatmak ve haksız menfaat sağlamak amacı ile hukuki yararı bulunmayan kişilerce ihalenin feshi talep edilmesinin önüne geçilmesi ihale sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanması gösterilmiştir.Getirilen bu düzenlemelerin hak arama özgürlüğüne uygun olup olmadığı ayrıca bir tartışma konusu olmakla birlikte özellikle İİK’nun 134/3 fıkrasında sayılanların dışında kalan kişilerin ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabi olması hükmü lafzı itibariyle fıkrasının konuluş amacına hizmet etmeyen bir hükümdür. Şöyle ki bu maddede sayılanlar dışındaki kişilerin nisbi harcın eksik yatırması halinde Dairemiz çoğunluk görüşüne göre Harçlar Kanunu 30. maddesi uyarınca işlem yapılması sonrasında, teminatı yatırtıp sonuca gidilmelidir. İcra mahkemesi nisbi harcın yatırılması için süre vermesi verilen süre içinde harç tamamlanmaz ise mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanununun 30.maddesinin yollaması ile HMK’nın 150. maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ve süre içinde harcın ikmal edilerek yenileme talep edilmemesi halinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Oysa bu hükmün konuluş amacı kötüniyetle ihalenin kesinleştirilme sürecini uzatmaya ilişkin ihalenin feshi taleplerini önlemek olup İİK 134/3 fıkrasının bu şekilde anlaşılıp uygulanması ihalenin hukuki yararı olmaksızın geciktirilmesine yönelik feshi taleplerinin önünün açılmasına sebebiyet verecektir. HMK 150. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasının kesinleşmesine kadar ihalenin kesinleşmesi mümkün bulunmayacaktır.
Nisbi karar ve ilam harcı konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hükmolunan değer üzerinden alınan bir harçtır. Harçlar Kanunun 32. maddesine göre yargı işlemlerinden alınacak harç ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Davanın reddine karar verilmesi durumunda ise nisbi karar ve ilam harcına
tabi bir dava olsa dahi sadece maktu harç ödenir. ( 1 sayılı Tarife, A.III,2.a.)
İhalenin feshi istemi bir dava değil şikayet olup, ihalenin feshi yargılamasında paraya çevirme işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığının denetimi yapılmaktadır. Harçlar Kanunu 1 sayılı tarifenin 2/a maddesine göre şikayette maktu harç alınır. Oysa nisbi karar ve ilam harcının konusu parayla ölçülebilen davalar hakkında uygulama alanı bulmaktadır.

7343 sayılı Kanun öncesinde ihalenin feshi isteminde maktu harç geçerli idi. 7343 sayılı kanunla ihalenin feshi isteyecek kişilerin kategorilerine göre maktu veya nisbi harç yatırması gerektiği kabul edilmiştir. Öte yandan bu harcın yarısının peşin yatırılması gerektiği ihalenin feshi kararı verilmesi halinde başkasına yükletilmeksizin taleple birlikte iade edileceği, ancak ihalenin feshi talebinin reddedilmesi halinde talep ileri sürülürken yarısı yatırılan nisbi harcın iade edilmeyeceği gibi kalan kısmında tahsil edileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden İİK’nun 134/3 maddesinde yazılı nisbi harcın Harçlar Kanunun anlamında yatırılan harç niteliğinde olmadığı, kötü niyetli ihalenin feshi taleplerinin önüne geçme amacı ile maddede yazılan kişilerin ihalenin feshi taleplerini zorlaştırmak için bir araç olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Zaten madde gerekçesinde de bu amaç açıkça belirtilmektedir. O halde İİK’nın 134/3 hükmünde yer alan ifadeden hareketle harcın yatırılması ön şart olarak değerlendirilmeli verilen süre içinde tamamlanmaması halinde talebin reddine karar verilmelidir. Ayrıca İİK 134/3. maddesinde “talepte bulunurken teminat gösterilmesi şarttır.” hükmü uyarınca teminat şikayetin ön şartıdır. Şikayette de kıyasen uygulanması gereken HMK m.114/1-ğ hükmüne göre teminat yargılama şartı olup, HMK’nın 115/2 hükmü uyarınca teminatın yatırılması için şikayetçiye süre verilmeli, süresinde yatırmaz ise ihalenin feshi şikayeti usulden reddedilmelidir. (Aşık, İbrahim/Oruç Yakup/ Tok Ozan/Saçar, Ömer Faruk; İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2023,s.314)
Bu nedenlerle Harçlar Kanunun hükümlerinin ihalenin feshi yargılaması bakımından aynen uygulaması gerektiği görüşüne katılamıyorum. Harçlar Kanunu 32. maddesinde yazılı hüküm ile 30. maddesi hükmünün ve dolayısı ile HMK 150 madde hükmünün ihalenin feshi şikayetinin niteliği gereği uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira İİK 134/5 fıkrası “ ihalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir “ hükmü düzenlemekte olup şikayeti düzenleyen İİK’nın 18/son fıkrasında da benzer ifadeler yer almaktadır. HMK 150 uygulaması şikayetin niteliği ile de bağdaşmamaktadır.
Somut olayda ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı olarak … satış memurluğunda 21.10.2022 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep eden kişinin İİK’nın 134/3-4 fıkralarında sayılan kişilerden olmadığından davanın görülebilmesi için mahkemece kendisine nisbi harç ve teminatı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği, süresinde teminat ve nisbi harcın yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddedildiği, hükmün bu kısmının usul ve yasaya uygun olduğu görüşündeyim. Ancak 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134/5-1 maddesine göre ihalenin feshini; söz konusu bentte yazılı olmayan kişilerce talep edilmesi ve talebin reddine karar verilmesi halinde feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezası mahkum edileceği öngörüldüğünden, şikayetçi aleyhine para cezası verilmesi gerekirken para cezası verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup karar sadece bu nedenle bozulması gereklidir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle kararı değişik gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun yazılı nedenlerle kararının bozulması yönündeki görüşüne katılamıyorum. 17.01.2024