YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5254
KARAR NO : 2023/8190
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/446 E., 2016/67 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hırsızlık, kasten yaralama (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin kanunen talepte bulunma hakkı bulunmadığından vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/446 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında atılı nitelikli cinsel saldırı eylemi kasten yaralama suçu kabul edilerek kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanıkların sair atılı hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan vekilinin temyiz isteminin, dosya kapsamı itibariyle sanık eylemlerinin sübuta erdiğine, mağdurenin sanıklar tarafından kaçırıldıktan sonra tehdit ve baskı altında ailesine ve kolluğa rızası ile sanıkla gittiğini beyan ettiğine, sanıktan kurtulur kurtulmaz ilk fırsatta polise başvurduğuna, sanıkların beyanlarının kendi içinde çeliştiğine, mağdurenin rızası ile sanıklarla kaçması ve cinsel ilişki yaşaması halinde mağdurede darp izinin bulunmaması ve ruh sağlığının bozulmaması gerektiğine, sanıklar … ve …’nin sanık …’ye yardım ettiğine yönelik olduğu görülmüştür.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, mağdure beyanı, mağdureye ait darp, cebir ve genital muayene raporuna sanıkların eylemlerinin sübuta erdiğine, sanık … nin, nitelikli cinsel saldırı ve yağma suçundan diğer iki sanığın ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarih ve 2015/41268 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … ile mağdurenin telefonda tanışarak arkadaş oldukları, … ilinde yaşıyan mağdurenin sanık … ile anlaşarak kaçmaya karar verdikleri, sanıkların üçü birlikte Ankara ilinden mağdureyi almak için … ili … ilçesi Sürgülü köyü girişine gittikleri, ve mağdure ile buluştukları mağdurenin, sanıklardan … ile görüştükten sonra kaçmaktan vazgeçtiğini söylemesine rağmen sanık … ile diğer sanıkların mağdureyi zorla araç ile kaçırarak Ankara’ya getirdikleri, yolculuk sırasında araçta mağdurun bağırmaması için “sakın sesini çıkarma, seni öldürürüz” şeklindeki sözleriyle ve Ankara’ya getirdikten sonra, sanık …’nin mağdurenin rızası dışında birden fazla organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiyi girdikleri, sanık …’nin mağdureyi ele geçirilemeyen silahla korkutarak, cebir ve şiddet uygulayarak mağduru doktor raporunda belirtilen şekilde yaraladığı, ayrıca mağdurenin çantasında bulunan 3.500 TL tutarındaki paranın da sanıklar tarafından çalındığı anlatımıyla sanıklar haklarında kamu davası açılmıştır.
Yargılama neticesinde mahkeme, sanık …’nin telefonda olay tarihi itibariyle on sekiz yaşından büyük olan katılan mağdure ile tanıştığı, bir süre telefonla görüşerek arkadaşlık ettikleri, katılan mağdurenin sanık …’den kendisini köye gelip almasını istediği, bunun üzerine sanık …’nin aracı ile katılanın yaşadığı … ili, … ilçesi, … köyüne gittiği, katılan mağdureyi aracına aldığı, birlikte Ankara ili, Kazan ilçesine geldikleri, orada birgün kaldıkları, daha sonra Haymana’da bulunan sanığın ikametine geçtikleri, bu süreçte sanık …’nin katılanın rızası ile onunla birden çok kez cinsel ilişkiye girdiği, katılan mağdurenin ağabeyi olan …’nın daha sonra sanık …’yi telefonla arayarak başlık parası istediği, sanık …’nin başlık parasını veremeyeceğini ifade ettiği, bu nedenle sanık … ile katılanın ailesi arasında sorunlar oluştuğu, birlikte yaşadıkları süreç içerisinde bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışma sırasında sanık …’nin katılan …’yi darp etmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ayrıca mağdurenin kaçtığı dönemde ağabeyi … ve …’ı telefonla arayıp kendi isteğiyle sanık … ile kaçtığını, anlaşarak evlenmeye karar verdiklerini bildirdiğini ifade ettiği, yapılan telefon görüşmesi sırasında sevgilisi sanık …’nin evde olmadığını, geldiğinde durumu ona iletip ifade için müracaat edebileceklerini belirttiği şeklinde olay kabul edilmiştir.
Katılan …’nin 06.06.2015 tarihinde polis merkezine verdiği ifadesi ile, yargılama aşamasında alınan ifadelerinin, daha sonra ailesinin baskısı altında verdiği kanaatine varıldığı, katılan …’nin kendi rızasıyla sanık … ile kaçtığı ve yine rızasıyla onunla cinsel ilişkiye girdiği sonuç ve düşüncesine varıldığı belirtilerek sanık …’nin üzerine atılı hırsızlık, cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı suçlarından, sanıklar … ve …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıkların atılı suçlamaları kabul etmedikleri, atılı suçları işlediklerine dair katılan …’nin soyut iddiası dışında mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Haklarında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar haklarında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianame ile sanık hakkında mahkumiyet hükmünden belirtilen yaralama eylemi yönünden kamu davası açılmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Haklarında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/446 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararında katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/446 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.