Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/5759 E. 2024/340 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5759
KARAR NO : 2024/340
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Beraat

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak, sanığın beraatine, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesince, dava dayanağı icra dosyasının içerisinde, 17/02/2020 tarihinde verilen yenileme dilekçesi nedeniyle düzenlenmiş olan yenileme emrinin borçluya tebliğ edildiğine dair tebliğ evrakının bulunmadığından bahisle sanığın beraatine dair karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu,İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, dosya kapsamına göre, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçlu …’a 09/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin 17/07/2008 tarihinde kesinleştiği ve takip kesinleştikten sonra müşteki tarafça 14/05/2020 tarihinde şikayette bulunulduğu anlaşıldığından kovuşturma şartının gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, bölge adliye mahkemesi kararı açıklanan gerekçe uyarınca isabetsizdir.
Sanığın üzerine atılı bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,

1-Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek, hakiki surette;
2-Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
3-Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olduğu,
Somut olayda, şikayete konu edilen taşınmazın devir işleminin aralarında akrabalık bağı olan kişiler arasında ve bedelsiz olarak yapıldığı hususu gözetildiğinde, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğunun anlaşıldığı ve bu haliyle alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunu işlediği sabit olan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18/11/2021 tarihli ve 2021/1559 Esas, 2021/2355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine,16/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.