Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2192 E. 2023/5521 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2192
KARAR NO : 2023/5521
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/245 E., 2021/1884 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.

Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesince 17.12.2019 tarihli ve 2018/1153 Esas, 2019/1168 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43, 53 ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince, 16.12.2021 tarihli ve 2020/245 Esas, 2021/1884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve Aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince duruşma açılmaksızın sanığın beraatine hükmedilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.02.2023 tarihli ve 9-2022/76688 sayılı, kısmî ret, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Herhangi bir temyiz sebebi belirtilmemiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Yaşı küçük mağdurenin olayı kurgulamasının mümkün olmadığı, bu nedenle mahkumiyet hükmü yerine beraat hükmü verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ”Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; mağdur …’e sanığın annesinin kendi evlerinde bakıcılık yaptığı, olay tarihinde mağdurun teyzesi …’in mağduru ve kardeşine görmek için bakıcının evine gittiğinde bakıcı …’in evde olmadığı, sanığın evde olduğu sanığı tuvaleti yıkarken gördüğü, sanığın mağdurun kardeşi …’in tuvaletini dışarı kaçırdığını söyledi, …’nin durumdan şüphelenerek mağdur …’ya abi sana bir şey yapıyor mu diye sorduğunda kutumu elliyor diye cevap verdiği, bunun üzerine mağdurun annesine haber verdiği, mağdurun babasının ve dedesinin geldiği mağdura tekrar sorduklarında sanığın kutusunu ellediğini tekrar söylediği, mağdurun Çocuk İzlenme Merkezinde alınan ifadesinde mağdurun sanığın yine kutusunu ellediğini ifade ettiği daha öncede değişik zamanlarda üç kez cinsel organını ellediğini söylediği, sanığın böylece üzerine atılı 12 yaşından küçük mağdura karşı zincirlemeli olarak sarkıntılık suçunu işlediği, sanığın savunması, mağdurun beyanı, katılanların beyanı, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın üzerine atılı müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince ”Mağdurun ve kardeşinin bakıcısı olan sanığın annesi tanık …’in mağdura yemek getirmek için evden ayrıldığı sırada mağdurun kardeşi …’ın oturma odasına kakasını yapması nedeniyle sanığın tuvaleti yıkadığı sırada yeğenlerini görmeye gelen mağdurun teyzesi olan tanık …’in durumdan şüphelenerek 4 yaşında olan mağdura sorular sorduğu, soru cevap şeklindeki bu konuşmadan sonra durumu mağdurun anne ve babasına anlattığı ve şikayetçi olmaları üzerine sanık hakkında soruşturma başlatıldığı anlaşılmış ise de; hükme esas alınan tek delilin gerçek -yalan, zaman ,olay ilişkilendirmesi yapamayacak yaşta bulunan mağdura teyzesinin sorular sorması suretiyle mağdur yönlendirmesi şeklinde elde edilen mağdurun soyut anlatımlardan ibaret olduğu, olay sırasında evde bulunan tanık … …’ın anlatımının da sanığın atılı suçu işlemediği yönünde bulunduğu, atılı suçu işlemediğini savunan sanığın mağdura karşı iddia olunan suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı her türlü şüpheden uzak sanığın mahkumiyetine yeter hukuki delillerin bulunmaması, suçu işlediğine dair şüphenin giderilememesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetildiğinde verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu mahkumiyet kararının kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan mahkumiyete ilişkin kısmın çıkartılarak sanığın beraatine dair kısmın eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Yargılamaya konu olayda tanık beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Tebliğnamedeki Görüş Açısından
Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden bahisle aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince hukuka aykırılık giderilmek suretiyle Mahkemece verilen hükmün bozulmasına ve dosyadaki tüm deliller ve yargılamanın tüm aşamaları gözönüne alınarak duruşma açılmaksızın sanık hakkındaki hükmonlunan mahkumiyete dair kısımların çıkartılarak beraatine ilişkin kısmın eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2020/245 Esas, 2021/1884 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.