Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/20245 E. 2024/195 K. 09.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20245
KARAR NO : 2024/195
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/205 E., 2016/473 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Üst Cumhuriyet savcısı ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin; hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1/6 oranında artırım yapılması gerekirken 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı olup hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
2. Sanığın temyiz isteğinin; hakaret suçunu işlemediğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, savunma hakkı verilmediğine, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, alkollü vaziyette gürültü yaparak çevreye rahatsızlık verdiğinden bahisle alınan ihbar üzerine katılan polis memurlarının olay yerine gidip sanığı uyardıkları, sonrasında başka bir olay nedeniyle hastaneye gittikleri, taksi ile sanığın da hastaneye giderek burada katılanlara hitaben “Siz benimle ne uğraşıyorsunuz, sizin başınıza bela olacağım, ben bir yere gitmiyorum, ağbimin silahını siz aldınız, siz adam mısınız.” şeklinde sözler söylediği, eylemlerinin katılanların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın tehdit suçunu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından Üst Cumhuriyet savcısı, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılanlara söylediği kabul edilen sözün muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Bir nolu bozma nedenine uyulması halinde;
a. Tehdit suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın hakaret suçundan beraat etmesi halinde, tehdit suçu yönünden, aynı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
b. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
3. Sanığın adli sicil kaydında bulunan geçmiş hükümlülüğü nedeniyle, tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan tehdit suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan ilama ilişkin uyarlama yapılıp yapılmadığı ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
4. Kabule göre de; sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1/6 oranında artırım yapılması gerekirken 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik Üst Cumhuriyet savcısı, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.