Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/2427 E. 2024/386 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2427
KARAR NO : 2024/386
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/1696 Değişik iş
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2021 tarihli ve 2021/991 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii … Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/1696 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.09.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 2021/26243 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40792 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40792 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, her ne kadar … Sulh Ceza Hakimliğince, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki kurum vekili tarafından yapılan itiraz hakkında, itiraz dilekçesinin döküman yönetim sistemi üzerinden 06/09/2021 tarihinde sunulduğundan bahisle süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de;
Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/08/2021 tarihli ve 2021/991 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 11/08/2021 tarihinde elektronik tebligat yoluyla müşteki vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü’nün 15/06/2022 tarihli ve E-23804105-622.03-1541/12675 sayılı yazısı ve eklerine göre müşteki vekili tarafından hazırlanan itiraz dilekçesinin ise Uyap sistemi üzerinden 19/08/2021 tarihinde dosyaya gönderildiği, bu itibarla anılan itiraz dilekçesinin 15 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinde; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur; …9. Baro levhasına yazılı avukatlar… Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” denilmektedir.
4. 5271 sayılı Kanun’un, “Elektronik işlemler” başlıklı 38/A maddesinin;
“(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.
(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.
(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi, tebligatın elektronik yolla yapılması halinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenlemeye yer vermiştir. Bu düzenlemeye göre, elektronik yolla yapılan tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı kabul edilmektedir. Bunun sonucu olarak, elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2021 tarihli ve 2021/991 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararının, şikâyetçi vekiline elektronik tebligat yöntemiyle 11.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve şikâyetçi vekilince anılan karara karşı, UYAP ortamından elektronik imza ile gönderilen dilekçeyle 15 günlük süresi içinde 19.08.2021 tarihinde itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında; itiraz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/1696 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.