YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2739
KARAR NO : 2020/9453
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 10/…/2011 – 08/02/2014 tarihleri arasında çitici olarak kesintisiz çalıştığını, maaşlarına zam yapılmaması nedeniyle bir kaç arkadaşıyla birlikte bu durumu davalı işverene beyan etmeleri üzerine davalı işverenin davacıya ve bu işçilere küfür ederek işten kovduğunu, … akdinin haksız bir şekilde davalı işverence feshedildiğini, çalıştığı süre boyunca fazla çalışmalarının olduğunu ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, resmi tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, otuz işçinin toplu olarak işi bıraktıklarını, davacının işi bırakması üzerine devamsızlık tutanakları tutularak … akdine haklı nedenle son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, … bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Hafta tatili ve genel tatil alacakları bakımından da aynı ilkeler geçerlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.02.1988 tarih 197/2-520 Esas, 1988/89 sayılı kararında, Yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata nedeni olarak açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kökleşmiş içtihatları maddi hataya dayanan bozma ya da onama ilamının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı yönündedir (Yargıtay HGK. 17.012007 gün 2007/9-13 esas 2007/17 karar ve Yargıtay HGK. 25…..2008 gün 2008/11-448 esas, 2008/454 karar).
Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 Esas, 1959 Karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucunda verilen bir karara mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz.
Somut olayda Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi bozma ilamında tüm davacı tanıklarının husumetli olduğu bu nedenle davalı tanıklarının beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, davacı tanıklarından …’in davalı ile husumeti olduğuna dair dosya kapsamında bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulması taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece, davacının talebi, davacı tanık beyanı, davacı tanığının davacı ile birlikte çalıştığı süre ve Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2019/7431 Esas, 2019/21447 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2019/7432 Esas, 2019/21448 Karar sayılı ilamları ile aynı davalıya karşı aynı işi yapan işçiler tarafından açılan davalarda aynı mahiyette bozma kararları verilmiş olduğu anlaşıldığından emsal dosyalarla birlikte gerekirse aynı bilirkişiden rapor alınarak sözü geçen dava dosyalarındaki delillerle birlikte ve tüm dosya kapsamı itibari ile bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Yine yapılan hesaplamalarda imzalı bordrolara yansıtılan hafta tatili ve genel tatil alacağına ilişkin tahakkuk bulunan aylar dışlanmalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.