Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/3312 E. 2013/25988 K. 27.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3312
KARAR NO : 2013/25988
KARAR TARİHİ : 27.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2010/308-2012/803

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Dr. … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 08.08.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsiline karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Anılan madde kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, davalılar; Kurumun rücu alacağından kusurları oranında sorumludurlar.
Sigortalı tarafından açılan tazminat davasında alınan kusur raporunda; Gülsan İnşaat San Tur Mak AŞ’nin % 85 ( bu kusurun % 55’inin şirketinin direkt kusuru olduğu, % 25’inin taşeron firma Doğanlar Nak İnş Tic Ltd veya Budaklar Gıda Mak İnş Mad. Tic Ltd’e, % 5’inin kimliği belirsiz kamyon sürücüsüne ait olduğu) Karayolları Genel Müdürlüğünün % 15 oranında kusurlu olduğu, sigortalının ise kusurlu bulunmadığı belirtilmiştir. Tazminat davasında Gülsan İnşaat San Tur Mak AŞ ve Karayolları Genel Müdürlüğünün taraf olduğu anlaşılmakta olup, Mahkemece; iş bu rücu davasında kusur raporu alınmaksızın, davalıların % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek (kimliği belirsiz olan sürücü yönünden de; teselsül ilkesine dayanıldığı belirtilerek) alacağın tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
506 sayılı Yasanın 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporuyla ulaşılan sonuçlar, rücu davasında bağlayıcı nitelikte bulunmamakta; 506 sayılı Yasanın 26. Maddesi çerçevesinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı irdeleme içermesi halinde, güçlü delil olarak kabul edilebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu 17.01.2010 tarih 2010/10-10 Esas, 2010/14 Karar sayılı Kararı) Ancak, anılan tazminat davasında Gülsan İnşaat San Tur Mak AŞ ve … dışındaki davalılar taraf olmayıp, Mahkemece her hangi bir kusur raporu aldırılmaksızın sigortalının açtığı tazminat davasında aldırılan kusur raporu esas alınarak karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, öncelikle somut olay çelişkiler de giderilerek açıklığa kavuşturulmalı, gerekirse tanık dinlenmeli ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan , 506 sayılı Yasanın 26., 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu alınmalıdır.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılara iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.