YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9567
KARAR NO : 2024/636
KARAR TARİHİ : 26.01.2024
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Teşekkül oluşturarak eroin ticareti yapmak suçundan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanununun 250. maddesi ile yetkili) 13.09.2005 tarihli ve 1997/318 Esas, 2002/63 Karar sayılı ek kararı ile 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına hükümlü …’un, bu cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’a göre infazı sırasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2006 tarihli ve 2005/145 müt. sayılı kararı ile 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi gereğince 01.03.2006 tarihinden geçerli olmak üzere hakederek tahliye tarihi olan 17.12.2008 tarihine kadar koşullu salıverilmesini müteakip, bihakkın tahliye tarihi olan 17.12.2008 tarihinden önce denetim süresi içinde 22.05.2007 tarihinde işlemiş olduğu nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle koşullu salıverilmesinin geri alınmasına yönelik … Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile hükümlü hakkında verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, denetim süresinde ikinci suçun işlendiği 22.05.2007 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 17.12.2008 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin … İnfaz Hâkimliğinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/1140 Esas, 2020/1206 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/960 değişik … sayılı kararını müteakip,
İnfaz Hâkimliğince infazdaki kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden hareketle dosyanın yeniden ele alınması sonucunda, hükümlünün koşullu salıverilmesinden sonra lehine yapılan koşullu salıverilme oranlarındaki değişikliklerin dikkate alınarak yeniden koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiğinden bahisle hükümlünün denetim süresinin 6 ay 37 gün olarak tespiti ile denetim süresinin sonunun 04.10.2006 olduğu ve hükümlü tarafından koşullu salıverildikten sonra işlenen suçun bu süreden sonra olduğu gerekçesiyle 30.09.2020 tarihli ve 2020/1140 Esas, 2020/1206 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve hükümlü hakkında koşullu salıverilme kararının geri alınmasına yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 01.03.2021 tarihli ve 2020/1140 Esas, 2020/1206 Karar sayılı ek kararına yönelik infaz savcısı tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2021/241 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 94660652-105-34-32426-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117257 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117257 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 48 … maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yer alan, “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklinde yer alan düzenleme ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin anılan değişikliğin madde gerekçesinde “maddenin onüçüncü fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre hükümlü, koşullu salıverildikten sonra işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı çok az hapis cezası alsa bile suç tarihi ile hakederek tahliye tarihi arasında kalan süreyi aynen infaz etmektedir. Bu durum uygulamada, verilen cezanın neticeleri bakımından adaletsiz bir sonuç doğurduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Fıkrada yapılan değişiklikle, koşullu salıverilme sürecinde denetim süresi içinde suç işleyen hükümlünün sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi ceza infaz kurumunda geçirmesi öngörülmektedir. Başka bir ifadeyle, geri alınan süre bakımından yeni bir kriter belirlenmekte ve ikinci suçun cezasının iki katı
sürenin aynen infaz edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu süre, hakederek tahliye tarihini geçemeyecektir. Diğer yandan, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun cezası, genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecektir.” yer alan düzenlemeler ile,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/4563 Esas, 2022/3327 Karar sayılı ilâmında yer alan, ” …Hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin hesabının 647 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi karşısında, infaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından lehe olduğu ve çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun’a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 30.05.2018 tarihine kadar devam edeceği, bu halde şartla tahliye edilen hükümlünün bihakkın tahliye tarihi dolmadan 10.12.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlendiği.. 5271 sayılı CMK’nin 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına…” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Hükümlü hakkında … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanununun 250. maddesi ile yetkili) 13.09.2005 tarihli ve 1997/318 Esas, 2002/63 Karar sayılı kararı ile 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları cezasına hükmedildiği,
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezalarının İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve ek 2 nci madde hükümleri dikkate alınarak düzenlenen 28.02.2005 tarihli ve 2005/992 sayılı müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin 03.07.2009, koşullu salıverilme tarihinin ise 05.07.2006 olarak tespit edildiği,
Hükümlünün koşullu salıverildiği tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında (denetim süresi içerisinde) 22.05.2007 tarihinde işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2013 tarihli ve 2012/199 Esas, 2013/472 Karar sayılı kararıyla 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 21.10.2019 tarihli ve 2017/6826 Esas, 2019/10235 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği,
Koşullu salıverilme ile ilgili mevzuat incelendiğinde;
Mülga 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un “Şartla Salıverilme” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(Değişik fıkra: /11/03/1986 – 3267/1 md.) ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ½’ni; çekmiş olup da tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler.” , aynı Kanun’un Ek 2 nci maddesinde, “Hükümlülerin yarı açık veya açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içerisinde tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bakanlıkça bildirilen bu tarih aşılmamak ve kapalı kurumlarda çalışanlara öncelik tanınmak kaydıyla; 9, 10 ve 11 … maddeler gereğince tabi tutulacakları müşahadeleri sonucu yarı açık veya açık müesseselere naklolunan hükümlülerin; anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19 uncu maddenin 1, 2 ve 3 üncü fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır.” şeklinde,
765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında, “(Değişik fıkra: 07/12/1988 – 3506/1 md.) şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez ise, şartla
salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz.” şeklinde,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Koşullu Salıverme” başlıklı 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” ve altıncı fıkrasında, “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
Hükümlünün, 08.09.1997 tarihinde işlediği örgütlü bir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin(Ceza Muhakemesi Kanununun 250. maddesi ile yetkili) 13.09.2005 tarihli ve 1997/318 Esas, 2002/63 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ve 80,00 Türk lirası adli para cezasının infazı sırasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2006 tarihli ve 2005/145 müt. sayılı kararı 01.03.2006 tarihinden itibaren şartla tahliyesine karar verildiği, koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehe olan hükümlerin alınarak karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle hükümlünün 22.05.2007 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlenmiş sayılması gerektiği, 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenlemenin hükümlü aleyhine olması karşısında, 22.05.2007 ile bihakkın tahliye tarihi olan 03.07.2009 arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
şeklinde düzenlenmiştir.
2. … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2006 tarihli ve 2005/7-2898 sayılı müddetnamesine göre, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasının infazı amacıyla, 30.12.2004 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, cezasından 647 sayılı Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümleri uyarınca ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle koşullu salıverilme tarihinin 01.03.2006, bihakkın tahliye tarihinin ise 18.12.2008 olarak belirlendiği, … Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2006 tarihli ve 2005/145 müt. sayılı kararı ile 01.03.2006 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine karar verildiği, hükümlünün
koşullu salıverildikten sonra bihakkın tahliye tarihi olan 18.12.2008 tarihinden önce denetim süresi içerisinde 22.05.2007 tarihinde işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmıştır.
3. Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanunun 48. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi “Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi ve koşullu salıverilme kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında koşullu salıverilme süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve denetim süresi dolmadan kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında daha önce verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 647 sayılı Kanun ve 5275 sayılı Kanun hükümleri karma uygulanmak suretiyle ikinci suçun denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair verilen kararın kaldırılmasına ilişkin İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.03.2021 tarihli ve 2021/241 değişik … sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2024 tarihinde karar verildi.