Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10622 E. 2023/11264 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10622
KARAR NO : 2023/11264
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/43 E., 2023/220 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; davacıya ait mevcut oda kaydının geçersizliğine ve oda kaydının olduğu dönemlere ait sürelerin sigortalı hizmet süresinden sayılmamasına dayanak gösterilen tespit ve sebeplerden olan önceki tarihli orijinal defterin yakılması müvekkiline yüklenmesi ve oda kaydının geçersizliğine karar verilerek yaşlılık aylığının iptaline sebebiyet verilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu, … Esnaf ve Sanatkârlar Odası yeni yönetiminin eski yönetiminden devralırken elindeki mevcut eski oda kayıt defteri imha tutanağı haziran cetvelleri mevcut olduğu için noter tasdikli oda kayıt defterine eski üyelerin kaydını yapmış olduğunu, tutanağın tutulmaması veya tutulduğu halde eski veya yeni yönetime muhafaza edilmemesinin kusursuz olan davacıyı bağlamadığını, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine ve 21.06.2006 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 07.03.1986 tarihinden 21.06.2006 tarihine kadar ki dönemlerde … Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı nezdinde oda kaydının olması sebebiyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak çalışıldığının tespitini ve 06.2006 ayından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiğini, açılan davanın haksız olduğunu, davacının daha önce Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2010/647 Esas sayılı dava dosyasında aynı konuyla ilgili hizmet tespiti davasını açtığını ve o davayı kaybettiğini, kesin hükümden dolayı haksız davanın açıldığını, davacı tarafın taleplerinden 5 yılı aşan sürelerin hak düşümüne uğradığını, bu sürelerin talep edilmesinin mümkün olmadığını, hizmet tespiti davalarında hakimin resen delil toplayıp çalışma olgusunun gerçekleştiğine vicdanen kanaat getirdiğini, yine bilirkişilerin hizmet tespiti davalarında çalışanın işyerinde çalıştığına dair ücret tediye bordrosu, irsaliye fişi, puantaj cetveli vs. belgelerle beraber tanık anlatımıyla hizmetin tespit edilebileceğini tespit etmekte olduklarını, sadece tanık anlatımıyla hizmet tespiti edilemeyeceğini, davacının hizmet tespiti istenen sürelerde bir başka Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı sigortalı olabileceğinden bu sürelerde sigortalı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, ayrıca işsiz olarak Devletten herhangi bir yardım alıp almadığı ve yeşil kart ile sağlık yardımlarından faydalanıp faydalanmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, yine hizmetin tespiti açısından SGK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kaydının olup olmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, ayrıca işveren tarafından davacının iddialarının kabul edilmesinin davanın ispatı için yeterli olmadığını, işverenin kabulünün taraflarından kabul edilmeyeceğini, davada dinlenecek tanıkların işyerinde sigortalı olarak çalışan, güvenilir kişilerden resen seçilmesi gerektiğini, davacının imza örneklerinin alınarak resmi belgelerdeki imza örnekleri ile karşılaştırılmasının ve kriminal incelemeye tabi tutulması gerektiğini, davacının iyi niyetli olup olmadığının sorgulanması ve hükme resmi belgelerin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 06.02.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/147 Karar sayılı kararıyla; davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

VI. İSTİNAF KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 26.05.2022 tarihli ve 2020/961 Esas, 2022/747 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin, Şanlıurfa 2. İş Mahkemesinin 06.02.2020 tarih ve 2019/347 Esas, 2020/147 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarih 2022/13856 Esas, 2022/16392 Karar sayılı bozma kararında; somut olayda, Mahkemece; davacının aylık iptaline yönelik Kurum işleminin iptali için açtığı Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2010/647 Esas – 2001/74 Karar sayılı dava dosyasında oda kaydının usûlsüz olması gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.12.2011 tarih ve 2011/5671 Esas – 2011/19340 Karar sayılı ilamı ile süresinin geçirilmesi nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verildiği; iş bu hükmün eldeki dava dosyası bakımından kesin delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de; iş bu davada talep edilen sürelerin ve geçici 54 üncü maddenin varlığı karşısında kesin hükümden söz edilemeyeceği, Mahkemece; davalı Kurumun vermiş olduğu 25.11.2022 tarihli müzekkere cevabında iptal edilen önceki sürelerin geçici 54 üncü madde kapsamında Kurum kabulünde olduğu hususu da gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğundan bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı Kurumun 12.05.2023 tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan 26.10.2020 tarih ve E-23356997-205.03.01-12840507 sayılı yazısında da görüleceği üzere “müteveffa sigortalı …’ün yersiz çekmiş olduğu aylıklar ile ilgili icra yolu ile tahsilatı istenilmiş ise de görüş yazısına istinaden ilgiliden kesilen tutarların tamamının hak sahiplerine iade edilmesine” karar verildiği davacının haklı olduğunun Kurum kabulünde de bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının oda kaydına dayanan sigortalılık süresi ile yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline, davacının 19.02.1985-21.06.2006 tarihleri arasında oda kaydı nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 01.07.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacılar murisinin 07.03.1986-21.06.2006 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline ve 21.06.2006 tarihinden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 24 ve 25 inci maddeleri ile 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 54 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.