Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/10610 E. 2023/10401 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10610
KARAR NO : 2023/10401
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/745 Değişik İş
SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü
KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin ondokuzuncu fıkrası gereğince uzlaşma nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.11.2018 tarihli ve 2018/12318 soruşturma, 2018/28979 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının adlî emanetin 2018/3243 sırasında kayıtlı suça konu eşyaların müsadere edilmesi talebinin reddine dair Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2020/248 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın mercii Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.08.2020 tarihli ve 2020/745 değişik iş sayılı kararı ile kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40756 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40756 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 256/1. maddesinde “(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.” düzenlemesi,

6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 156/1. maddesindeki “Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve Sınaî haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve Sınaî haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve Sınaî haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve Sınaî haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.” şeklindeki,

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 76. maddesi gereğince, “Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınaî Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder..” şeklindeki düzenlemeler gereğince;

Hakimler Savcılar Kurulunun 31/05/2018 gün ve 839 sayılı kararıyla,
Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemeleri Konusunda;
I-Fikri ve Sınaî haklar ceza mahkemesinin kurulu bulunduğu yerlerde belirlenen yargı çevrelerini kapsayacak şekilde fikri ve Sınaî haklar ceza mahkemelerinin faaliyetlerini devam ettirdiği, (Örneğin Ankara Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin yargı çevresinin kurulduğu yerin mülki hudutlarını kapsayacak şekilde belirlenmesi nedeniyle, Ankara ilçelerindeki (Ankara … Adliyesi dahil) bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, Ankara’nın ilçelerindeki asliye ceza mahkemelerinin değil, Ankara Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin bakacağı ve bu şekilde faaliyetini devam ettireceği),
II- Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde,
1-Bir asliye ceza mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin,
2-İki asliye ceza mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye ceza mahkemesinin,

3-İkiden fazla asliye ceza mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye ceza mahkemesinin bakmasına karar verilmiş bulunduğundan” şeklindeki düzenlemeler ve
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17/06/2021 tarihli ve 2020/5944 esas, 2021/6824 karar sayılı ilâmında “….6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 156/1. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınaî haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınaî haklar ceza mahkemesidir…İkiden fazla asliye ceza mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye ceza mahkemesinin bakmasına karar verilmiş bulunduğundan, görevsizlik kararı verilip dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması… BOZULMASINA…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle satışa arz etmek veya satmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetin 2018/3243 sırasında kayıtlı suça konu eşyaların müsadere edilmesi talebinin Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulunulması gerektiğinden bahisle reddine dair Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2020 tarihli kararına karşı yapılan itirazın Sulh Ceza Hakimliğinin görevli olmadığı, Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, talebe konu adli emanetin 2018/3243 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderesine görevli Mahkeme tarafından karar verilmesi gerektiği, ikiden fazla asliye ceza mahkemesi bulunan yerlerde 3 numaralı asliye ceza mahkemesinin görevli olması karşısında, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilip dosyanın görevli mahkeme olan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı gerekçe ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

..” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.08.2020 tarihli ve 2020/745 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.