YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9600
KARAR NO : 2023/11303
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1183 E., 2023/1501 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/289 E., 2021/25 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverene ait işyerinde 01.08.2008 – 04.07.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti ile müvekkilin bu işyerindeki hizmetinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkiline ait işyerinde Kuruma bildirilen çalışması dışında herhangi bir çalışmasının olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin kamyon ile şehir içi veya şehirlerarası evden eve taşımacılık işi yaptığını, bu işin niteliği gereği sürekli olarak yapılabilen bir iş olmadığını, davacının devamlı çalışmasının olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; bu tür hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik cezası kaydı ile bordro tanığı beyanları hep birlikte değerlendirilerek, davacının 01.04.2013 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığının, davalı şirket nezdinde sigorta kurumuna bildirilen süreler dışında ve işe ilk girişinin verildiği 04.07.2013 tarihinden önce hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 01.04.2013-04.07.2013 tarihleri arasında 92 gün çalıştığının, bu çalışmasının feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespit edildiğini kabul ile davanın kısmen kabulüne, … T.C. kimlik numaralı davacı …’ın, 1831 Sok.No.9/A …/… adresinde bulunan 1176824.35 sicil sayılı davalı …- … İnş. Turz. Gıda Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait işyerinde Kuruma bildirilen süreler dışında ve işe ilk girişinin verildiği 04.07.2013 tarihinden önce hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 01.04.2013- 04.07.2013 tarihleri arasında 92 gün çalıştığı, bu çalışmasının fer’i müdahil SGK’ya bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; dosya içeriğinde yazılan müzekkerelere rağmen davalı işveren ısrarla 01.08.2008 – 04.07.2013 tarihleri arasındaki takograf kayıtlarını, ticari defterler ile yine bu döneme ait tüm fatura, irsaliye ve diğer evrakları sunmaktan imtina ettiğini, bu hususun İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, ihtilaflı döneme ilişkin irsaliyelerde müvekkilin adı geçtiğinden davalının kasıtlı şekilde ibrazdan kaçındığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini, davacının müvekkiline ait işyerinde 04.07.2013 – 04.09.2015 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışmasının Kuruma tam ve eksiksiz olarak bildirildiğini, resmi çalışması dışında herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının iddiasının doğru olmadığını, çalıştığını iddia ettiği dönemde müvekkiline ait işyerinde kendi yazılı ve imzalı beyanı ile sabit olduğunu, dosya arasına alınan Tüv-Türk evrakları da incelendiğinde, davacının iddia ettiği tarihler arasında şirket araçlarını araç muayenesine götüren isimler arasında davacının adının olmadığının görüldüğünü, davacının talep ettiği ve istenilen hiçbir evrakta davacının adının olmadığının tespit edildiğini, davacının iddia ettiği gibi yoğun ve sürekli bir çalışmanın hiçbir zaman olmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Fer’i müdahil Kurum vekili; dinlenen kamu tanıkları … ve …’in davacıyı işyerinde görmediklerini ve kendisini tanımadıklarını beyan ettiklerini, diğer tanıkların da davacının hangi plakalı araçta çalıştığını söylemediğini, davacı adına kesilmiş ceza makbuzunun bulunmadığını, … muayene istasyonuna aracı götüren kişiler arasında davacının isminin de bulunmadığını, … Kaymakamlığına 15.02.2012 tarihli yaptığı başvuruda gelirinin 400,00 TL ve serbest çalıştığını beyan ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı işverenin tanık beyanlarını değerlendirmeye almadığını, davacı tarafından herhangi bir yazılı belge sunulamadığını, eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “özellikle davacının 01.04.2013 tarihinde davalı …-… İnşaat Turizm Gıda Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait … plakalı araçta trafik cezası aldığına dair kayıt ile tanık beyanları dikkate alındığında,” istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2) Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Somut olayda, davacının, davalı işverenin 1176824 sicil nolu işyerinden 04.07.2013-04.09.2015 tarihleri arasında bildirimlerinin yapıldığı, davacının talep ettiği 01.08.2008- 03.07.2013 tarihleri arasındaki çalışma iddiasının 01.04.2013-04.07.2013 tarihleri arasındaki dönem için kabulüne karar verildiği, 01.08.2008-01.04.2013 tarihleri arasındaki çalışmaların ise ispatlanamadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının, davalıya ait … plakalı araç ile trafik cezası aldığı 01.04.2013 tarihi ile 01.04.2011 sonrası bildirimi bulunan bordro tanığı Binalı Kılıç’ın beyanı esas alınarak, davanın 01.04.2013- 04.07.2013 arası kabulüne dair değerlendirme yerinde ise de; öncesi dönem yönünden verilen ret kararı eksik araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; 01.08.2008-01.04.2013 arası dönem yönünden, davacıya bu dönemde hangi araçlarda çalıştığı sorulmalı, bildirdiği araçların kayıtları getirtilmeli, bu dönem içerisinde çalışmış bordro çalışanları tespit edilerek dinlenilmeli, oluşması halinde tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli, davacının 24.09.2008 ve 16.05.2008 tarihlerinde kullandığı ve trafik cezası aldığı … ve … plakalı araçların kimin adına tescilli olduklarının, davalı adına talep edilen dönem içerisinde tescil kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dosya kapsamından dava dışı …’e ait olduğu anlaşılan … plakalı araç ile ilgili olarak trafik kayıtlarından …’in adresi tespit edilerek tanık olarak dinlenilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.