Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/13158 E. 2023/13302 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13158
KARAR NO : 2023/13302
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2256 E., 2023/2152 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/74 E., 2021/199 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlere ait Kuşadasında bulunan … Emlak isimli iş yerinde hizmet akdiyle bağlı olarak 01.09.2007-30.09.2014 tarihleri arasında emlak danışmanı olarak çalıştığını, asgari ücretle çalıştığını, iş akdinin, iş yerinin kapanması ile sonlandırıldığını, müvekkiline daha önceden ihbar önelinde bulunulmadığını, müvekkilinin … Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne yapılan bildirim üzerine kendisine 04.11.2014 tarihli yazı cevabında 7 yıl 29 günlük çalışmasının olduğunun bildirildiğini, iş yerinde kesintisiz çalışmasına rağmen 31.12.2012 tarihinde işten çıkışının yapılarak 15.03.2013 tarihinde tekrar işe girişinin yapıldığını ve 01.09.2007-08.09.2007 ve 31.12.2012-15.03.2013 tarihleri arasında eksik gösterilen sürelerin davalı işverenler nezdinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, davacının müvekkillerinden …’in davacının sigortasının eksik gösterildiğini iddia ettiği 31.12.2012-15.03.2013 tarihleri arasında mevcut iş yeri ile herhangi bir alakası bulunmadığını, … yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, davacının, müvekkilleri yanında fiilen 08.09.2007 tarihinde işe başladığını, eksik gösterilen gününün bulunmadığını, 31.12.2012-15.03.2013 tarihleri arasında iş yerinde çalışma yapılmadığını, iş yerinin Eylül 2014 sonunda da davacının eşine devredildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Feri müdahil kurum vekili, davacının tespitini istediği 08.09.2007-31.12.2012 tarihleri arasında … sicil sayılı davalı iş yerinde çalışma bildiriminin yapıldığını, yine 15.03.2013-30.09.2014 tarihleri arasında … sicil sayılı davalı iş yerinde çalışma bildiriminin yapıldığını, bu belirtilen tarihler haricinde davalılara ait başka bir bildirimin olmadığının belirlendiğini, davalı … ( … Emlak) iş yerinin 15.03.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve iş yerinin adresinin … Mahallesi İstiklal Caddesi A Blok No:4 adresinde kayıtlı olduğunu, Kurum kayıtlarının incelenmesinde … ve … ünvanlı Emlak Komisyonculuğu iş yerinin ise Yeni Mah. … Geçidi No;1- Tire … adresinde kayıtlı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya kapsamında yer alan SGK kayıtlarından davacının … ve …’e ait işyerine giriş bildiriminin 08.09.2007 tarihinde, çıkışının 31.12.2012 tarihinde yapıldığı, …’e ait işyerinde ise giriş bildiriminin 15.03.2013 tarihinde ve çıkış bildiriminin 30.09.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı işyerindeki çalışmasının 01.09.2007-30.09.2014 tarihleri arasında kesintisiz olduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf davacının sigorta bildirimlerinin eksiksiz yapıldığını ve 2014 Eylül sonunda işyerinin devredildiğini belirtmiştir. Ayrıca işyerinin davacının tespitini istediği 31.12.2012-15.03.2013 tarihleri arasında faaliyet göstermediğini iddia etmiştir. Mahkememizce kanun ve yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda gerekli kurumlara müzekkere yazılarak komşu işyerleri, tanıklık yapabilecek kimseler ve davalılara ait işyerinin vergi mükellefi olup olmadığı sorulmuştur. … İlçe Emniyet Müdürlüğü 05.02.2016 tarihli tutanağında komşu işyerlerinde yapılan sorgulamada davalılara ait işyerinin bulunduğu yerde o tarihte Derin Emlak isimli işyerinin olduğunu ve ondan öncesinde 2011-2014 yılları arasında … Emlak isimli işyerinin faaliyet gösterdiğini belirtmişlerdir. … Vergi Dairesi yazı cevabında … isimli kişinin 08.02.2013 tarihinde ilgili adreste mükellefiyetsiz şube olarak ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetine başladığını ve 30.09.2014 tarihinde şubenin faaliyetini sonlandırdığını belirtmiştir. Dosya kapsamında yer alan davalı beyanları ile söz konusu adreste ikamet amaçlı bulunulmadığı ve gayrimenkul danışmanlık faaliyetlerinin gösterildiği sabittir. O halde davalının belirtmiş olduğu 31.12.2012-15.03.2013 tarihleri arasında işyerinin faaliyet göstermediği beyanlarına itibar edilmemiştir. Bu durumda davacının çalışmasının iddia edilen süreler arasında kesintisiz olup olmadığı yönünden araştırma yapılması icap etmiştir. Bu hususta dinlenen tanıklardan …, …, … ve … davacının 2014 yılına kadar kesintisiz çalıştığını beyan etmişlerdir. Her ne kadar tanıklar davacının çalışma sürelerine ve davalılara ait işyerinin devredilme durumlarına ilişkin net bir bilgi verememiş olsalar da söz konusu işyeri ile ilgisi olmayan veya orada çalışmayan kimselerin işyerinin iç ilişkilerini bir yönetici veya muhasebeci gibi bilmeleri beklenemez. O halde tüm anlatılanlar ve dosyada yer alan deliller doğrultusunda davacının çalışmasının iddia edilen tarihler arasında kesintisiz olduğunun değerlendirildiği” gerekçesiyle davanın kabulüne, 3501200141689 sigorta sicil nolu davacının … sicil nolu iş yerinde işe başlama tarihinin 01.09.2007 işten ayrılma tarihinin 30.09.2014 olduğunun ve 01.09.2007 – 08.09.2007 tarihleri ile 01.01.2013-15.03.2013 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı niteliğinde toplam 82 gün kesintisiz Kuruma bildirilmeyen çalışmasının bulunduğunun tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerde … ve …’e ait emlak komisyonculuğu mahiyetinde bir iş yerinin olmadığını, bilirkişi raporununda da davacının iddia ettiği tarihlerde düzenli ve hizmet karşılığında bir hizmet akdinin kurulmadığının bildirildiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, …’in emlak komisyonculuğuna 08.02.2013 yılında başladığını, bordro tanıklarının ifadelerinin davacının iddialarını kanıtlar nitelikte olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Fer’i müdahil Kurum vekili, davacının çalıştığını ispat edecek bilgi ve belgelerin yeterli olmadığını, soyut ve yetersiz tanık beyanlarına dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, Kurum’a yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesinin hatalı olduğunu, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin, 01.09.2007 – 30.09.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının, 01.09.2007 – 08.09.2007 ve 31.12.2012 – 15.03.2013 tarihleri arasında eksik gösterilen günlerinin tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının hizmet cetvelinden, 08.09.2007 tarihinde … sicil numaralı davalılardan İsmila … ve … adına işlem gören iş yerinden işe girişinin yapıldığı, 31.12.2012 tarihinde işten çıkışının yapıldığı, … sicil numaralı davalılardan … adına işlem gören iş yerinden 15.03.2013 tarihinde işe girişinin yapıldığı 30.09.2014 tarihinde çıkışının yapıldığı, bildirim yapılan günlerde aylık 30 gün olarak tam zamanlı olarak sigortalı olarak gösterildiği, Kurum kayıtlarına göre, … adına kayıtlı iş yerinin adresi … Mah. İstiklal Cad. A Blık No:4 …/… olup 15.03.2013 tarihinde kanun kapsamına alındığı, bu iş yerinden sadece davacı ile Merhmer İrfan Con’un bildirimlerinin yapıldığı, Vergi Dairesi yazı cevabına göre, bu iş yerinin kaydının mükellefiyetsiz şube olarak 08.02.2013 tarihinde başladığı ve 30.09.2014 tarihinde sonlandığı, …’in diğer davalı …’in eşi olduğu, davalılar … ve … adına işlem gören iş yerinin adresinin … ili sınırları içerisinde olduğu, tanık anlatımlarından, davacı iddiası, davalıların savunması, tanık anlatımlarından ve Kurum kaytılarından, … ve … adına kayıtlı …’de iş yeri bulunduğu, bu kişilerin aynı zamanda …’nda da iş yerlerinin bulunduğu ancak bu iş yerinin Kurumda kayıtlı bir iş yeri olmadığı, fiili durumda davacının …’nda bulunan iş yerinde çalıştığı, daha sonra Kurum kayıtlarında … adına işlem gören iş yerinin kanun kapsamına alındığı ve davacının buradan sigortasının bildirilmeye başlandığı, iş yerlerinin davalılar tarafından birlikte işletildiği, davacının çalışmalarının kesintisiz sürdüğü anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının bildirim dışı kalan günleri dikkate alınarak 01.09.2007 – 08.09.2007 ve 01.01.2013 – 15.03.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Aksi yöndeki, davalılar vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir …” gerekçesiyle davalılar ile fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 01.09.2007-08.09.2007 ve 31.12.2012-15.03.2013 tarihleri arasında geçen ve bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

1)Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacının davalılar yanında geçen ve bildirilmeyen hizmetlerin tespitine yönelik verilen hükmün kendi içinde çelişkili olup infaza elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. … sicil numaralı işyeri davalı … ve … adına tescilli olup davalı … ile ilgisi olmadığından adı geçen davalı hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeksizin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması çelişki yaratmıştır.

2) Mahkemece, davacıya davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında beyanı alınmalı, hangi tarihte, hangi adreste, kime ait işyerinde, hangi tarihe kadar çalıştığı sorulmalı, özellikle davalı … adına Tire’de kayıtlı olan işyerinde çalışması bulunup bulunmadığı ve bu işyerinden yapılan bildirimlerin iptalini talep edip etmediği sorulmalı, davalılara ait işyerlerinin Kurumda bulunan işyeri dosyaları, dönem bordroları, bu işyerinde teftiş yapılmışsa denetim raporları istenilmeli, bordro tanıkları varsa dinlenilmeli, dinlenilmeyen komşu işyeri tanıkları dinlenilmeli, bozma ilamı öncesinde dinlenilen tanıklardan da Tire’deki işyerinden bildirilen ve bildirilmeyen dönem yönünden davacının ara vermeksizin çalışıp çalışmadığı ve hangi tarihlerde çalıştığı, talep konusu dönemlerde çalışıp çalışmadığına dair ayrıntılı olarak beyanları alınmalı, …’ndaki işyerinin kapatılıp kapatılmadığı sorulmalı, bu husus ilgili kurumlardan (Vergi Dairesi, Belediye vs.) belgeleri celbedilerek araştırılmalı, davacının 08.09.2007 tarihinde bildirimi bulunmasına rağmen öncesindeki 1 haftalık sürenin tespitine yönelik delil bulunmadığı halde bu dönemin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bu dönem yönünden de çalışmanın varlığı tanıklardan etraflıca sorularak araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.