YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20501
KARAR NO : 2024/448
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/352 E., 2016/451 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sübut bulduğuna, beraat kararları verilmemesi gerektiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
Sanıklar hakkında 7825 ada 01 parselde bulunan bağımsız bölümlerde ruhsatlı projesine aykırı tadilat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada yapının projeye uygun hale getirildiği, bazı imalatların 1990 yılında yapıldığı, haricen kazanılan bir alan bulunmadığı kabul edilerek beraat kararları verilmiştir.
GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık …’ın savunmasının alındığı 15.07.2014 ve sanık …’un savunmasının alındığı 10.10.2014 tarihleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.