Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25236 E. 2020/9888 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25236
KARAR NO : 2020/9888
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin temizlik işçisi olarak çalıştığını ve emekli olması nedeniyle … sözleşmesinin 01/07/2013 tarihinde sona erdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve … bayram genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanamadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece ıslah zamanaşımı dikkate alınarak hazırlanan ek bilirkişi raporuna itibar edilmiş olup, ilgili raporda davacının 25/02/2011- 01/07/2013 arası dönem için tanık beyanlarına göre 05:00-15:00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme süresi kullanarak haftanın 6 günü çalıştığı ve sonuçta haftalık 9 saat fazla mesai yaptığı belirlenmiştir. Ancak varılan sonucun dosya içeriği ile örtüşmediği görülmüştür. Şöyle ki, davacı dava dilekçesinde gündüz 16:00’ da başlayan mesainin gece yarısından sonra 02:30-03:30 saatlerine kadar, hatta … yoğunluğuna göre daha da geç saatlere kadar uzadığını söylemiş, davacı tanıklarından … “ davacı haftanın 6 günü sabah saat 05:00 den saat 14-15:00 a kadar çalışıyordu. Haftada bir gün izin kullanıyordu.” derken, diğer davacı tanığı … “davacı sabah 04:30-05:00 ten öğleden sonra 14:30-15:00 e a kadar, bu çalışma bazen 16:00 ı buluyordu, haftanın 6 günü çalışıp, bir izin kullanıyordu.” diyerek, davacının iddiasından tamamen farklı çalışma saatlerinden bahsetmişlerdir. Davalı taraf tanık dinletmemiş, fazla mesai yaptığını ispat ile yükümlü olan davacının dinlettiği tanıklar da davacı iddiasından farklı çalışma sürelerinden bahsettiğinden, bu çalışmanın ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Buna göre ilgili alacağın ispatı bakımından dosyada tanık beyanları dışında bir delil de olmadığından fazla mesai ücretinin reddine karar verilmelidir.
3-Kabule göre de, mahkeme hüküm kısmında davalı lehine vekalet ücreti takdir ettikten sonra, bir alt bendde bu defa red kısmın takdiri indirim sonucu olduğundan davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermiş ve hüküm fıkraları arasında çelişki yaratmıştır.
Dairemiz uygulamasında, takdiri indirim ile ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada Mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden yapılan takdiri indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ve yargılama gideri bakımından da davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı kabul edilmişse de, somut uyuşmazlık takdiri indirim dışında da oluşan red kısım olduğundan, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.