YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6150
KARAR NO : 2020/9970
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili asıl davada, davacının davalıya ait işyerinde göz doktoru olarak 2010 yılı Mayıs ayından 28.08.2013 tarihine kadar tam zamanlı, 2013 yılı Eylül ayından 2014 Şubat ayına kadar yarı zamanlı olarak çalıştığını aylık ücretinin 8.000,00 TL ücret+ prim olduğunu beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada ise, … 17. İcra Dairesinin 2015/12909 sayılı icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve yargılama giderleri ve lehlerine icra inkar tazminatı talep edilmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulduğunun belirtilmesine rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairemizce yapılan bozmada; davacının tam zamanlı kadrolu sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin de bunu ispatlayamadığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı anlaşılmakla hatalı olan kararın bu nedenle bozulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkeme bozma ilamına uyduktan sonra, ihbar tazminatının reddine karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkeme bozma ilamı ile bağlı olup bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
3-Mahkemece, asıl dava bakımından kabul edilen miktar 600,00 TL, birleşen dava bakımından kabul edilen miktar 21.344,85 TL olmasına rağmen davacı lehine … vekâlet ücreti takdir edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 8. maddesi “Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.” düzenlemesini içermektedir. Buna göre, asıl dava ile birleşen davaların ayrı dava olma özelliklerini korumaları nedeniyle asıl dava için ayrı, birleşen dava için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır.
4-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.
Şayet alacak tartışmalı ve yargılamayı gerektiriyorsa likit olduğundan söz edilemez.
Somut olayda, icra takibi başlatıldığı tarihte dava konusu alacakların varlığı tartışmalı olup yargılamayı gerektirdiğinden, söz konusu alacak likit değildir. Şu halde, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.