YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2366
KARAR NO : 2020/10000
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı … yerinde hemşire olarak çalışırken fazla mesai, resmi tatil alacaklarının ödenmemiş olması sebebiyle … akdini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, resmi tatil, fazla mesai ve ödenmeyen ücret alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının … akdinin feshine dayanak yaptığı iddialarının doğru olmadığını, davacının … akdini daha yüksek ücretle başka bir özel hastanede … bulması sebebiyle haksız olarak fesh ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 03/12/2019 tarih, 2016/28085 esas, 2019/21574 karar sayılı bozma ilamı ile; “………1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla mesaisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı, bir dönem acil sorumlu hemşiresi olarak bir dönem ise ameliyathane hemşiresi olarak çalıştığını ileri sürüp her döneme ilişkin çalışma sürelerini belirterek fazla mesai ücret alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacının çalıştığı süre boyunca fazla mesai yapmadığını savunmuş olup mahkemece tüm çalışma süresi üzerinden acil hemşiresi olarak çalıştığı dönem yönünden davacı vekili beyanına göre, ameliyethane hemşiresi olarak çalıştığı dönem yönünden ise tanık beyanlarına göre yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.Davacı, iddiasını ispat açısından tanık deliline dayanmış olup davacı tanıkları davacının sadece ameliyathane hemşiresi olduğu döneme ilişkin tanıklık etmişler,acil hemşiresi olduğu döneme ait herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda davacının acil hemşiresi olarak çalıştığı döneme yönelik fazla çalışma iddiası bakımından üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediği gözetilerek fazla mesai talebinin sadece ispat olunan ameliyathane hemşiresi olarak çalıştığı dönemle sınırlı olarak hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin … bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Somut uyuşmazlıkta, davacı yılbaşı dışındaki tüm dini ve milli bayramlarda çalıştığını belirtirken davalı … bayram ve genel tatil günlerinde davacının çalışmadığını belirtmiş olup mahkemece davacının dini bayramların yarısı hariç tüm … bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek alacak hüküm altına alınmıştır.
… bayram ve genel tatil ücret alacağını ispat yükü üzerinde bulunan davacı işçi iki tanık dinletmiş olup dinlenen iki davacı tanığı işyerinde dini bayramlarda icap usulü çalıştıklarını, diğer resmi tatillerin ise tümünde çalıştıklarını belirtmekle,icap günlerinde çalışma yönünden birbirleriyle tutarlı, ispata yarar mahiyette beyanda bulunmamış ve icapçı olarak çalışılan günler tespit edilememiştir. Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacı dini bayramlarda çalıştığını ispat edemediğinden dini bayramlara yönelik ücret alacağı talebinin reddi gerekirken dini bayramlarda çalışıldığının kabul edilerek dini bayramların yarısına yönelik ücret alacağının hüküm altına alınması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş ve hesaplanan alacaklar önünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma ücretinin hesaplanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Somut olayda, bozma kararından önce hükme esas alınan 04.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda tanıkların beyanlarına göre, davacının haftanın 2 günü 08.00-17.00 saatleri arasında normal mesaisinde, haftanın 3 günü ise 07.00-21.00 saatleri arasında işin yoğun olduğu günlerde çalıştığı, cumartesileri ise bir hafta 08.00-14.00 arasında normal mesaide ve bir hafta ise 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı , böylelikle cumartesileri erken çıkılan hafta 14 saat fazla mesai yapıldığı, geç çıkılan hafta ise 17 saat fazla mesai yapıldığı yani haftada ortalama 15,5 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile hesaplama yapılmış, mahkemece de bu hesaplamaya göre davacının fazla mesai alacağının kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtayca yukarıda yazılı sebeplerle bozulmuşsa da fazla mesai ücretinin hesaplanma şekli bozma sebebi yapılmamıştır. Dolayısıyla haftalık 15.5 saat fazla mesai yapıldığı hususu yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bu husus gözetilmeden bozma sonrasında verilen kararda davacının hafta da iki gün 08:00-17:00 saatleri arasında 9 saat çalıştığı, 1 saat ara dinlenme düşüldüğünde toplam 16 saat mesai yaptığı, diğer üç gün 08:00-21:00 saatleri arasında 13 saat çalıştığı, 1,5 ara dinlenme düşüldüğünde toplamda 34,5 saat mesai yaptığı, cumartesi günleri ise 08:00-16:00 saatleri arasında çalıştığı yine 1 saatlik ara dinlenme düşüldüğünde 7 saat mesai yaptığı tespit edilmiş olup, bir haftalık sürede toplam mesaisinin 57,5 saat olduğu yasal çalışma süresi olan 45 saat dışlandığında haftada 12,5 saat fazla mesai yaptığı şeklindeki gerekçeyle fazla mesai alacağının eksik belirlenmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.