Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7243 E. 2023/2177 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7243
KARAR NO : 2023/2177
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/404 E., 2015/345 K.
SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/404 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1.Güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası,168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 7 ay 15 gün hapis cezası ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2019 tarihli ve 2015/210566 Tebliğname nolu tebliğnamesi
Sanık hakkında güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … ile ailesinin, katılanların bir dönem yöneticiliğini yaptığı … Apartmanının 17 nolu dairesinde ikamet ettikleri, muhasebeci yanında çalışan sanığın 01.09.2012-01.07.2013 tarihleri arasında apartman görevlisi olan …ün sigorta primlerini yatırması için katılanlardan aldığı sigorta primlerini yatırmayıp uhdesinde tuttuğu ve sigorta primlerini yatırmış gibi göstermek için sahte olarak oluşturduğu banka dekontlarını her ay apartman yöneticilerine verdiği, 2013 yılı Temmuz ayı içinde SGK İzmir İl Müdürlüğünden sigorta primlerini yatırmadıkları konusunda bir tebligat yapılması üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşılmıştır.

2. Sanık …, aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları inkar ederek, suça konu apartmanda babasının ikamet ettiğini, 2004-2007 yılları arasında bir muhasebecinin yanında çalıştığından apartman yöneticisinden aldığı sigorta primlerini düzenli olarak kendisinin yatırdığını, ancak daha sonra başka bir alanda çalışmaya başladığından yöneticiden aldığı prim paralarını Çankaya Semtinde bir muhasebecinin yanında çalıştığını bildiği … isimli şahsa verdiğini, onu da parayı yatırıp dekontunu getirdiğini ve bu dekontları yöneticiye verdiğini, suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
3.Katılanlar … ile …, aşamalarda alınan beyanlarında, yöneticilik yaptıkları dönemlerde apartman görevlisi …ün sigorta primlerini yatırması için muhasebeci olduğunu bildikleri aynı apartmanda oturan sanığa her ay düzenli olarak para verdiklerini, ancak daha sonradan SGK’dan tebligat gelince primlerinin yatırılmadığını ve sanık tarafından başka şahısların apartmanda çalıştıklarının gösterildiğini öğrendiklerini, sanıktan şikayetçi oldukları şeklinde beyanda bulunmuşlar, mahkemenin 02.10.2014 tarihli duruşmada verilen ara karar ile katılmalarına karar verildiği tespit edilmiştir.
4. Katılan … tarafından suça konu sahte belgelerin fotokopilerinin dosyaya sunulduğu, asıllarının dosya arasına alınmadığı ve söz konusu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu yönünde bir mahkeme gözleminin yapılmadığı tespit edilmiştir.
5. Sanığın, sigorta primlerini yatırmış gibi göstermek amacıyla sahte olarak oluşturduğu banka dekontlarını katılanlara vermek suretiyle zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik ve bu şekilde tahsil ettiği parayı uhdesinde tutmak suretiyle zincirleme şekilde güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın uhdesinde tuttuğu sigorta primlerini yatırmış gibi göstermek maksadıyla sahte banka dekontlarını katılanlara verdiği iddia ve kabul olunan somut olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 tarih ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliğinden getirilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin aldatma kabiliyetini denetlemek durumundadırlar. Aldatma kabiliyetinin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir. Ayrıca Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, suça konu belgenin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmayacağı, aslı bulunamayan belgelerin aldatma niteliği bulunup bulunmadığının da tespit edilemeyeceği, fiili iğfalin aldatıcılık niteliğini göstermeyeceği; somut olayda, apartman yöneticisi olan katılanların sanıktan aldıkları dekontları apartman defterine işlediklerini beyan edip fotokopilerini dosyaya sundukları anlaşıldığından, öncelikle suça konu belgelerin ilgili apartman yöneticiliğinden asıllarının istenmesi, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınarak, temin edilen asıl belgelerin duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık nitelikleri bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması, belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması, suça konu dekont asıllarının temin edilememesi durumunda ise aldatıcılık nitelikleri tespit edilemeyeceğinden, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2. Sanık Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılanlar beyanları, sahteciliğe konu dekontlar ve tüm dosya kapsamı ile sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak;
a.) 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b.)Gerekçeli karar başlığında “güveni kötüye kullanma” şeklinde yazılması gereken suç adının “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” olarak yazılmış olması,
Yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/404 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.