Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3923 E. 2024/181 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3923
KARAR NO : 2024/181
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1890 Esas, 2022/614 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/978 E., 2020/648 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili davacının %25 hissesinin bulunduğu, kalan %75 hissesinin ise … … adına kayıtlı olan Bez Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin halen Denizli’de varlığını sürdürdüğünü, ancak davacıya kâr payı olarak … yıllar hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının ısrarı ve talebi üzerine kısa bir dönem önce kendisine aylık 5.000,00 TL kâr payı adı altında ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin de üç ay öncesinde yani 2016 Mart ayından itibaren yine ödenmediğini, taraflar arasında boşanma davasının görülmekte olduğunu, bu nedenle müvekkilinin mağduriyetinin daha da arttığını, hakkı olan kazanç ve şirket hakkındaki bilgilerden mahrum bırakıldığını, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının dava dilekçesinde liste halinde açıklandığını, alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme sonucunda hem şirketin tüm ayni ile birlikte … değerinin hem de kâr payı miktarının tespitinin yapılmasının gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilinin davalı şirketten alacağı olan aylık net kâr payının hissesi oranın düzenli olarak ve geriye dönük 5 yıllık olmak üzere yasal faiziyle birlikte ödenmesine, şirketin … değerinin, tüm makine, menkul, gayrimenkul ve ayni ile tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, talep ettiği alacağın muaccel/talep edilebilir bir alacak da olmadığını, davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davacının kâr payı istemli dava açma hakkının bulunmadığını, limited şirketlerde ortağın kâr payı alacağının ortaklar kurulunun kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanacağını, ortaklık süresince kâr payı dağıtılmamasına sessiz kalan davacının, şirketin diğer ortağı ve aynı zamanda eşi olan … … ile aralarında görülmekte olan boşanma davası sırasında geçmişe dönük kâr payı isteminde bulunmasının, davacı yanın kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davanın hisse değerinin tespitine ilişkin olmadığını, kâr payının hisse değerine göre ödenen bir bedel olmadığını, bu nedenle de şirketin değerinin hesabına lüzum bulunmadığını, bu nedenlerle dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmemesi, davanın hangi dava türü şeklinde açılmış olduğunun anlaşılmadığı; belirli, belirsiz, kısmi dava türlerinden biri olarak davanın açılmış kabul edilse dahi davanın dava şartından ve hukuki yarar yokluğundan reddine, dava esas yönünden de hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli bulunduğundan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kâr payı alacağı istemine ilişkin olduğu, davalı limited şirket olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 616 ncı maddesinin birinci fıkrasında genel kurulun devredilemez yetkileri sayılmış olup, maddenin (e) bendine buna göre yıl sonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, genel kurulun, kâr dağıtımının ne zaman yapılacağı ve dağıtım şekli konusunda karar vermeye yetkili … organ olduğu, mahkemece genel kurulun yerine geçilerek kâr payı dağıtımına karar verilmesi mümkün olmayıp, kâr payı dağıtılabilmesi için ortaklar genel kurulu kararı alınması gerektiği,mahkememizce yapılan yargılama sürecinde aldırılan bilirkişi raporlarında davalı şirketin 2011 yılı karının dağıtılması veya dağıtılmaması ile ilgili herhangi bir genel kurul kararı tespit edilmediğini, 2012-2013 yılları için olağan genel kurulunda; şirketin 2012-2013 yılları kârlarının dağıtılmayıp, şirketin finansman ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasına oy birliği ile karar verildiği, 2014 – 2015 yılları için 21.12.2016 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantı tutanağında kâr dağıtımı ile ilgili herhangi bir karar alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun’un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde kâr payı hakkında karar verilmesinin genel kurulunun devredilmez yetkileri arasında olduğunun düzenlendiğini, 2011-2014-2015 yıllarına ait kâr payı dağıtılmaması yönünde herhangi bir genel kurul kararı olmadığından davacının kâr payını hak ettiğini bu hususun İlk Derece Mahkemesince tamamen göz ardı edildiğini, genel kurulun yerine geçerek dağıtılması gereken kâr miktarının belirleyebilip belirleyemeceği hususunda mahkemenin yetkisini kabul etmenin en … çözüm olduğunu, genel kurulun kanunla bağlı olup tahakkuk eden kâr üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine haiz olmadığını, genel kurulun tespit ettiği kârı dağıtmakta keyfi şekilde kaçınamayacağını, ortakların da kârın kanun hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep edebileceğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kendi içindeki çelişkili ifadelerini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, dosyada mevcut heyet bilirkişi raporunun da haklı davalarını doğrular nitelikte tespitler içerdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %25 hissesine sahip olduğu iki … limited şirketten geriye dönük olarak 5 yıllık süre için kâr payı dağıtılması talep edilmiş ise de 2011 yılında kâr payı dağıtılması ve dağıtılmaması yönünde herhangi bir genel kurul kararı alınmadığı, 2012-2013 yılları kârlarının dağıtılmayıp şirketin finansman ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasına oy birliği ile karar verildiği, 2014-2015 yılları için ise kâr payı dağıtımı ile ilgili herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmakla kâr payı dağıtımına ilişkin alınan bir genel kurul kararı olmadan mahkemenin genel kurul yerine geçerek kâr payı dağıtımı konusunda karar vermesi hukuken mümkün olmadığından (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.01.2021 tarih 2020/1377 E., 2021/495 K. sayılı kararı) İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kâr payı dağıtılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 616 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.