Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4355 E. 2024/472 K. 22.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4355
KARAR NO : 2024/472
KARAR TARİHİ : 22.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/742 Esas, 2022/395 Karar
DAVACILAR :1-…
2-…
3-… vekilleri Avukat …
DAVALILAR :1-Tasarrufun Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) vekili
Avukat Serap … …
2-ING Bank A.Ş. (Yurtbank A.Ş.’ye izafeten) vekili
Avukat …
FERİ MÜDAHİL :… (…) vekili
Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi
SAYISI :2017/111 E., 2018/557 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi … … …’ın 13.07.2007 tarihinde vefat ettiğini, ölümünden önce Yurtbank … Şubesine 17.09.1999 tarihinde 182.000,00 TL yatırdığını, Yurtbank A.Ş.’nin … Şubesinde bulunan paranın, banka çalışanları ile yöneticilerinin yönlendirmeleri ve aldatmaları neticesinde off-shore hesabına aktarıldığını, tahsil de edilemediğini, sonrasında Balkaner grubuna ait paravan şirketlere aktarılarak hesaptaki paranın çekilmesine engel olunduğunu, murisin yapılan işlemlerde hiçbir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 182.000,00 TL’nin 17.09.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı İNG Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 09.08.2001 tarihinde TMSF ile … arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi ile …’a devredildiğini, devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve bu borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğunu da üzerine aldığını, müvekkili bankanın, borcun tarafı olmadığından mahkemece resen taraf değişikliğine gidilmesi ve banka açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, başka bir kuruluş nezdindeki alacak için müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğundan davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun TMSF tarafından üstlenildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2-Davalı TMSF davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişinin … olduğu denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporuna göre; 17.09.1999 tarihinde davacıların murisi adına 182.000,00 TL’lik vadeli mevduat hesabının açılarak paranın off-shore hesabına aktarıldığı, adı geçenin 01.10.1999 tarihli talimatı ile vadeli mevduat hesabının kapatıldığı, hesapta bulunan 187.235,62 TL’nin 04.10.1999 vade tarihli repo yapılarak vade sonunda 188.245,05 TL olarak adı geçene ödendiği, böylelikle davacılar murisinin herhangi bir mevduat alacağının kalmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin … rapor ekinde sözünü ettiği kasa ödeme fişinde davacıların murisine ait herhangi bir imzanın bulunmadığını, murise ait hesap hareket kartonu dosyaya sunulmadan ve bilirkişinin murise ait hesap hareketlerini incelemeden hazırladığı raporun mahkemece kabul edilmiş olmasının yanlış olduğunu, bilirkişinin incelediği evrakların Yurtbank yöneticilerinin mudilerin hesaplarına off-shore hesaplarına aktardığı ve banka yöneticilerinin yaptığı yolsuzlukları ispatlayan belgeler olduğunu, sunulan evrakların yalnızca off-shore hesaplarına ait olduğunu, paranın davacıların murisinin hesabından yurt dışındaki banka hesabına gerçekte aktarıldığını gösteren herhangi bir somut havale dekontu vs. gibi bir belgenin olmaması nedeni ile yatırılan paranın yurt dışına çıkarılmadığını, ilgili bankaca yurt içinde kullanılmış olduğunu, bu şekilde banka yöneticilerinin bankacılık zimmeti suçunu işlediklerinin anlaşıldığını, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi nedeni ile davalılar lehine … vekalet ücreti ve maktu olarak hüküm kurulması gerekir iken nispi … üzerinden ve aşırı oranda vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 04.10.1999 tarihli kasa fişinde 188.245,05 TL tutara ilişkin hesap kapanışı yapılarak tahsil eden kısmının imzalandığı, açılış ve kapanış talimatlarındaki imzaların benzerlik gösterdiği, dava dilekçesi ile davacı tarafın, davalı banka kayıtlarını delil olarak kabul ettiği, yine banka kayıtlarından tespit edilen para yatırma, hesap açma ve hesap kapama talimatlarındaki imzalara itiraz etmediği, bunun yanı sıra davacının para yatırma işlemine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı nazara alındığında kasa fişindeki imzanın ve ödeme kayıtlarının kabul edilmemesi suretiyle banka kayıtlarının kısmen kabul edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, banka kayıtlarına göre davacıların murisinin off shore hesabındaki paranın … şubesindeki hesaba iade edildiği ve repo işleminden sonra öngörülen vade ve faiz oranlarıyla uyumlu bir şekilde mudiye ödenmiş olması nedeniyle dava konusu edilen tutar itibariyle davacı tarafın davalı yandan bir alacağının bulunmadığı, davacı tarafça sunulan uzman raporunda kasa ödeme fişinin imza ihtiva etmediği, silik ve okunaklı olmadığı belirtilmiş ise de ödemeye ilişkin kasa fişi okunaklı olup imza da ihtiva ettiğinden uzman görüşüne itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca uzman raporunda incelenen 5.000,00 TL’lik işlemin ise dava konusu yapılmadığı, davanın konusunun para olması ve tüketici mahkemeleri bakımından ayrıksı bir düzenleme bulunmaması nedeni ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankadaki paranın davacıların murisi tarafından çekildiği hususunun davalı banka tarafından kayıtlar ile ispatlanamadığını, yurt dışındaki off-shore hesabında değerlendirilen 14 … vadeli hesabın 01.10.1999 tarihli vade sonunda 187.235,51 TL olarak murisin hesabına aktarıldığını, bu konuda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığını, banka tarafından murise ödeme yapılıp yapılmadığını hususunun uyuşmazlık konusu olduğunu, kasa ödeme fişinde müteveffanın ismi ile soy isminin ve ıslak imzasının bulunması gerektiğini, ancak makbuzun silik ve okunmasının mümkün olmadığını, yine makbuzda imzası bulunmadığı gibi imza incelemesinin de yaptırılmadığını, imzaların benzediği yönündeki gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını, bu hususun uzmanlık gerektirdiğini, hesap hareketlerinin davalı banka çalışanlarınca yok edildiğini, uzman görüşünde belirtilen 5.000,00 TL’nin de dava konusu edilen paranın içerisinde olduğunıu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, off-shore hesabına aktarılan mevduatın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istekleri halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.