YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2257
KARAR NO : 2024/503
KARAR TARİHİ : 22.01.2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/400 Esas, 2022/930 Karar
HÜKÜM : Usulden ret
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın genel müdürü, yönetim kurulu üyesi, daire başkanı ve şube müdürü olan davalıların, görevde bulundukları dönemde, bankacılık teamüllerine aykırı şekilde, krediye müstehak olmayan firmalara kredi verip banka … kaynaklarını riske atmak suretiyle, müvekkili bankayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek oluşan zararın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinin bana teamüllerine uygun hareket ettiğini, muhtemel bir zarar için talepte bulunulamayacağını, müvekkillerine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.06.2011 tarih, 2009/466 E. ve 2011/301 K. sayılı kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekilinin itirazı üzerine Dairemizin 01.04.2013 tarih, 2012/5063 E. ve 2013/6434 K. sayılı kararı ile yargılama sırasında işbu davaya muvafakat verilmesine ilişkin olarak genel kurul tarafından alınan karar üzerine aynı genel kurulda seçilen denetim kurulu üyeleri tarafından verilen vekâletname ile usuli eksiklikler giderildiğinden uyuşmazlığın esasına girilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur. Bozma üzerine, Mahkemece, 05.10.2017 tarih, 2014/38 E. ve 2017/775 K. sayılı karar ile dava dışı şirket lehine tesis edilen dava konusu kredilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahsil edilemeyen kısım yönünden davacı bankanın zarara uğradığı, anılan zarardan davalıların, lehine kredi tesis edilen dava dışı şirket hakkındaki olumsuzluklara rağmen görevlerini gereği gibi yerine getirmeyerek dava dışı şirkete kredi tahsis … bankacılık yasasına ve mevzuata aykırı işlemde bulunmaları nedeniyle sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Dairemiz Kararı
Dairemizin 20.05.2019 tarih, 2018/1468 E. ve 2019/3959 K sayılı kararında; bahsekonu kredilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından 25.07.2000 tarihinde dava dışı şirketin takip hesabına aktarıldığı, davacı banka ile şirketin geri ödeme planı hususunda anlaşamamaları nedeniyle davacı banka tarafından takibe geçildiği, şirket aleyhine yapılan icra takipleri sonrasında davacı bankanın kredi alacağını tahsil edemediği anlaşıldığından, Mahkemece, kredi tahsisi sırasında ve sonrasında alınan teminatların o tarih itibariyle bu krediler için bankacılık kurallarına ve banka iç mevzuatına göre yeterli olup olmadığı, bu hususun kredilerin kullandırıldığı tarihlerde öngörülebilir olup olmadığı, alınan teminatların icra takiplerine konu edilmesi sonrasında banka alacağı karşısında yetersiz kalmasının davalıların kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu alındığı ancak, Türkiye … Katılım Bankası A.Ş.’nin yargılama sırasında, 08.01.2019 tarihli alacak temlik beyanı ile 24.12.2018 hesap … tarihi itibariyle alacaklarını tüm mahrum kalınan kâr payı/faiz ve sair fer’ileri ve teminatları ile birlikte Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.’ye devrettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 183 üncü maddesinde “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçluların rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir” 189 uncu maddesinde “Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır”, 131 … maddesinde “Asıl borç ifa yada diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza … gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur” düzenlemelerinin yer aldığı, işbu davaya konu alacakların tamamının devrin kapsamında olduğu, mezkur mevzuat hükümleri uyarınca davacının bu aşamada davalılardan bir alacak talep edemeyeceği, alacaklının zarara uğradığını iddia ettiği alacağını devrettiği, temlik sözleşmesinde davacının yöneticilerine yönelik sorumluluk davasını temlik kapsamı dışında bırakmadığı, bu nedenle asıl alacağın devrinin bu hakka dayalı faiz, fer’i, bağlı haklar ve diğer hususları da kapsadığı, davacının taraf sıfatı kalmadığı kalmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, mali sorumluluk davasının söz konusu olduğunu, hesaplanacak banka zararından temlik değerinin düşülmesi gerektiğini, ancak banka zararının sona ermediğini, davanın konusuz kaldığı durumda ise dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı bankanın, dava dışı şirketlere usulsüz kredi verilmesi nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı olarak yönetim kurulu üyeleri ile eski çalışanları hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun’un 131, 183 ve 189 uncu maddeleri.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih, 2021/2306 E. ve 2022/4498 K. sayılı ilamı
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.02.2023 tarih, 2022/6572 E. ve 2023/1028 K. sayılı ilamı
3. Değerlendirme
Dosya kapsamına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.