Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4137 E. 2024/67 K. 09.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4137
KARAR NO : 2024/67
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/110 Esas, 2022/371 Karar
DAVALILAR : 1…. vekili Avukat … Bolan Elbaşı
2. Tegin İnş. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/334 E., 2021/398 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan … tarafından müvekkili aleyhine 450.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu bonoyu aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olmak üzere davalı şirkete verdiğini, bu hususun senedin arkasına da yazıldığını, aralarındaki ticari ilişkinin son bulmasını müteakip müvekkilinin senedi davalı şirket yetkilisinden talep ettiğini ancak yetkilinin çeşitli bahanelerle senedi iade etmediğini, akabinde davalıların aralarında anlaşarak senedin arkasında yer … “teminattır” ibaresini kesip davalı …’a ciro edilmiş gibi göstererek senedi tedavüle koyduklarını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarından kaynaklandığını, senette teminat senedi ibaresinin yazılmış olmasının başlı başına senedin teminat senedi olduğunu göstermeyeceğini, davacı tarafın sadece kendi ticari defter kayıtları ile borçlu olmadığını ispat edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yetkilisi …’un davaya konu bononun teminat senedi olarak düzenlendiğini ve davacıdan alacağı bulunmadığını beyan ettiği, bu nedenle davacının senetten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığı, diğer davalının ise senedi ciro yoluyla iktisap ettiği, davacıyla doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığı, bonodaki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğu, davacının senet nedeniyle davalı şahsa borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı şahıs hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şahsın senedi kötü niyetle iktisap ettiğini, davalı şahsın kardeşi olan … …’ın ceza soruşturmasında verdiği ifadesinde, abisi olan davalı … adına lehtar şirkete ev almak amacıyla para verdiğini ancak lehtar şirketin evi teslim etmediğini, davaya konu senedin bu nedenle lehtar şirketin yetkilisi tarafından 2017 yılının Aralık ayında abisi adına cirolanarak kendisine teslim edildiğini belirttiği, senette yazan vade tarihinin 2017 yılının Mart ayı olduğunu, vadeden sonra yapılan ciro söz konusu olmakla bu cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin temlik edene karşı ileri sürebileceği tüm defileri temlik alana karşı da ileri sürebileceğini, müvekkilinin temlik eden davalı şirkete senet nedeniyle borçlu olmadığı Mahkemenin de kabulünde olduğuna göre davalı şahıs hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bunun yanında, senedin davalı şahsa ciro edildiği tarihte, davalı şirketin müşterek imza ile temsil edildiğini oysa cironun … imzayla yapıldığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunduğundan davalı şahsın yetkili hamil olmadığını, Mahkemece, bu yöndeki iddialarının araştırılıp tartışılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 … maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.