YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4492
KARAR NO : 2012/6639
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 28/04/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
a)Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu eylem nedeniyle, Güvence Hesabı tarafından 04.06.2009 tarihinde davacıya 14.749,00-TL ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece benimsenen 11.12.2009 günlü bilirkişi raporunda, sigorta şirketi tarafından davacıya bir ödemede bulunulmadığı gerekçesi ile bu ödeme zarar miktarından düşülmemiştir. Şu halde, Güvence Hesabı tarafından davacıya yapılan ödemenin hesaplanan zarardan indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında davalının kusurlu davranışının belirtildiği, kusur oranına ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığı görülmüştür. Yine, karar oturumunda incelenen ve SGK tarafından davalı aleyhine tedavi giderlerinin tazmini istemine ilişkin mahkemenin 2009/13 E sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise, davalının 6/8 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporunda davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek zarar miktarının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Tarafların kusur durumuna ilişkin herhangi bir kabul veya bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek maddi ve manevi tazmınata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.