Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/4521 E. 2012/12423 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4521
KARAR NO : 2012/12423
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … Gaz. Ve Mat. A.Ş ve diğeri aleyhine 12/07/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 25/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının davalı … Anonim Şirketi’ne yönelik temyiz itirazı reddedilmelidir.
2-Davacının diğer davalı …’a yönelik temyiz itirazına gelince; dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece; uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, cinsel taciz suçundan yargılandığı ceza yargılamasında, duruşmaların “kapalı oturumda” gerçekleştirildiğini ancak kapalı oturumdaki bilgilerin fotoğrafı ile birlikte yayına konu yapıldığını belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davacı dava dilekçesinde yayının CMK 285/4 ve Basın Kanunu 19/1 maddelerine aykırı olduğunu ve hakaret suçunu oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Borçlar Kanunu’nun 60/2 maddesinde; “zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince daha uzun zamanaşımına tabi olan eylemden kaynaklanmış ise ceza zamanaşımının uygulanacağı” kuralı vardır.
Dava dilekçesindeki anlatımdan ve davaya konu edilen yayın içeriğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 125. maddesinde düzenlenen “basın yoluyla hakaret” suçu bağlamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle somut olaya uygulanacak ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Yayın, 8/10/2006 tarihinde gerçekleşmiş, eldeki dava 12/7/2011 tarihinde açılmıştır. Şu halde davanın açıldığı tarihte 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır. Yerel Mahkemece anılan davalı yönünden işin esasına girilerek ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … yönünden BOZULMASINA, davacının davalı … Anonim Şirketine yönelik temyiz itirazının (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.