YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5293
KARAR NO : 2023/7117
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/108 Esas, 2022/197 Karar
DAVA TARİHİ :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taşeronu olarak müvekkili firma tarafından yapılmış bulunan işlere dair toplam 95.627,20 TL’lik fatura düzenlenmesine rağmen bedelinin davalı şirketçe ödenmediğini, davalı şirketin ihtarnameye rağmen alacağı ödenmemesi üzerine Çorum 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4566 E. sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalı şirketin %40’… az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkili şirketin taşeron firması olduğunu, davacı şirket tarafından yaptığı işin karşılığı olarak müvekkili şirkete çoğu da kapalı olmak üzere toplam 13 adet fatura kesildiğini, faturaların toplam bedelinin 396.192,00 TL olduğunu, davacı şirkete toplam 371.192,00 TL ödendiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ait araçlara almış olduğu akaryakıt bedeli karşılığı olarak davacı şirket namına ödemelerin yapıldığını, yine davacı şirkete ait araçlara akaryakıt makbuzları ile toplam 8.676 litre motorin verildiğini, sonuç olarak iki şirket arasındaki ticari ilişki değerlendirildiğinde müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını dahası davacı şirketten 13.214,00 TL alacaklı olduğunu, takibe konu edilen faturalardan 406124 sıra numaralı ve 12.496,20 TL bedelli faturanın kapalı fatura olduğunu savunarak, davanın reddini ve %40′ … … olmamak üzere tazminat istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.02.2019 tarih, 2018/344 E. ve 2019/96 K. sayılı kararı ile taraflar arasında süregelen ticari ilişki olduğu, davacı şirket yetkilisinin isticvabında, …’a yapılan ödemelerin şirket adına yapıldığını ve davalı şirket ile arasında şirket ilişkisi dışında başka bir ilişkinin olmadığını beyan ettiği, yine akaryakıt olarak yapılan ödemenin makbuzları üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı ve bilirkişi aracılığıyla alacak tutarı bakımından 13.10.2014 havale tarihli raporda davacı şirketin davalı şirketten 95.075,96 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, isticvap, yapılan incelemeler ve bilirkişi raporu ile …’a yapılan ödemeler gözetildiğinde davalı şirketin davacı yana borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 16.12.2020 tarih, 2019/2176 E. ve 2020/5919 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki ilişki bağlamında, davacı tarafından kesilen ve davalı tarafından benimsenerek deftere kaydedilen faturalar toplamının, takip konusu 3 fatura da dahil olmak üzere, 486.931,40 TL olduğu, davalının savunmasında, borcuna karşılık 371.192,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca akaryakıt ve mazot borcuna karşılık ödeme yapıldığını bildirdiği, davalının ödeme savunmasının üzerinde bir ödeme yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, akaryakıt ve mazot için de 20.663,44 TL ödendiği anlaşıldığından, davalı tarafından 486,931,40 TL borcuna karşılık, 371.192,00 TL ve 20.663,44 TL toplam 391.855,44 TL ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, davalının ticari defterlerinde 114.050,00 TL kasadan elden ödeme kaydı var ise de, buna dair belge de sunulmadığı, mahkemece, bu doğrultuda bir sonuca varılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, davacının davasının kabulü ile; Çorum 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4566 E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının, asıl alacak miktarının %40′ ı oranında (38.250,88 TL) icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan bir kısım ödemelerin dikkate alınmadığını, bozma ilamından sonra yeniden rapor alınması gerekirken alınmadığını, … …’ın ifadesinin dikkate alınması gerektiğini, buna göre …’a ödeme yapıldığının anlaşılacağını, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının alacaklı olduğu miktara ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21 … maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dairemizin 16.12.2020 tarih, 2019/2176 E. ve 2020/5919 K. sayılı kararıyla mahkemece verilen karar yerinde görülmeyerek bozulmuş, mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece benimsenen gerekçeye 13.10.2014 tarihli bilirkişi raporu da dayanak gösterilmiş olup, söz konusu bilirkişi raporuna göre davacının alacaklı olduğu tespit edilen tutarın 95.075,96 TL olduğu, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, mahkemece davanın tam kabulü ile hükmedilen ve harca esas gösterilen değerin ise 95.627,20 TL olduğu, bu yönüyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki doğduğu anlaşılmakla çelişkinin giderilmesi gerekir. Mahkemece bozma ilamına uyularak gerekçe ve 13.10.2014 tarihli bilirkişi raporu benimsendiğine göre davanın tam kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.