YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5274
KARAR NO : 2023/7116
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/167 Esas, 2022/800 Karar
FER’Î MÜDAHİL : … (TMSF) vekili
Avukat …
İHBAR OLUNAN : Ordu Yardımlaşma ve Dayanışma Kurumu (…) vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/218 E., 2019/646 K.
Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … Işıkyıldız, fer’i müdahil TMSF vekili Avukat Taylan … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.’ye 2.857,16 DM 21.12.1999 tarihinde, 24.225 … Dolarını 16.12.1999 tarihinde, 4.200 TL 16.12.1999 tarihinde ve 197.420 … Dolarını 3.12.1999 tarihinde yatırdığını, alacaklarını mahkeme kararına istinaden Eskişehir 8. İcra Dairesinin 2016/4378 E. sayılı dosyasıyla 28.12.2017 tarihinde tahsil edebildiğini, alacağa işletilen temerrüt faizinin 671.496,69 TL olduğunu, müvekkilinin 1999 tarihinde bankaya yatırdığı para ile İstanbul ilinin gözde semti Beşiktaş’… üç adet apartman dairesi alabilecekken şu an kendisine ödenen 793.093,25 TL ile bu durumun mümkün olmadığı, enflasyonun varlığı ve iadenin on sekiz yıl boyunca gerçekleşmemesi nedeniyle zararının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL munzam zararının 28.12.2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı Banka’dan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceği, resen taraf değişikliği yapılması gerektiğini, borçların muhatabı ve sorumlusunun TMSF olduğunu, ihbar olunan TMSF vekili tarafından dosyaya sunulan maddi hukuka ve zamanaşımına ilişkin beyanlarına katıldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Feri müdahil TMSF vekili; zaman aşımı itirazında bulunmuş ve munzam zarar koşullarının oluşmadığını, davalı bankanın temerrüde düşmediğini, faiz talebinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.İhbar olunan … vekili; müvekkili kurumun davalı bankanın borçlarını üstlenmediğini, uyuşmazlığın asıl muhatabının TMSF olduğunu, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zararın oluşumuna ilişkin somut deliller sunulmadığı, iddianın somutlaştırılmadığı, davacının munzam zararın ne şekilde oluştuğunu somut olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağına kavuşmadığı sürede enflasyonun varlığını gösterip göstermediği yönünde bir değerlendirme yapılmadığını, bankacılık işlemlerinin geçerli olup olmadığı, işlemin hangi şartlar altında gerçekleştiği hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda munzam zararın hesaplandığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının munzam zararı olduğu yönünde somut bir ispat vasıtası sunmadığı, davacının mevduatı zamanında almış olsaydı, farklı yatırım araçlarında değerlendirileceği gibi bir takım farazi varsayımlar üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiği yönündeki talebinin kabul edilemeyeceği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, munzam zarar istemine ve somut zararın ispatına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nıun 122 nci maddesi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2022 tarih 2021/11-938 E. 2022/401 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile … zaman aradan sonra açılan off-shore alacağından kaynaklı derdest davalarda zaman aşımı nedeniyle asıl alacakların dahi tahsil imkânının ortadan kalkmış olmasına göre mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı …Ş.’ye verilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.