Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2956 E. 2023/4930 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2956
KARAR NO : 2023/4930
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/933 E., 2022/176 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/211 E., 2020/71 K.

Taraflar arasındaki paydaşlar arasında muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, davacılar ve davalıların paydaş oldukları 592 ada 16 parsel … taşınmaz ile ilgili ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, Tepebaşı Belediyesi Encümenince 27/08/2015 tarih ve

1549 … karar ile ortaklığın giderilmesi dosyasında tevhit ve ifraz işlemlerinin tamamlanması için süre verildiğini, davalıların gönderilen ihtarnameye cevap vermemesi nedeniyle kadastral parselin imar parseline getirilmesi işlemine katılmamalarının ortaklığın giderilmesi davasını çözümsüz bıraktığını, 27/08/2015 tarihli encümen kararının 592 ada 16 parselin paydaşlarına uygulatabilmeleri için davacıların veya tayin edilecek bir kişinin işlemleri yapabilmesi için mümessil tayin edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın tevhit ve ifraz işleminin ortaklığın giderilmesi davası açısından zorunluluk teşkil etmediğini, müvekkillerinin bilgisi ve talebi olmadan oybirliğiyle alınmayan encümen kararının yok hükmünde olduğunu, belediyeye verilen talep dilekçesinin müvekkillerinin gerçek iradesiyle değil, diğer ortakların zorlamasıyla imzalandığını, müvekkili … adına verilen dilekçenin de müvekkili tarafından imzalanmadığını, suç duyurusunda bulunduklarını, yok hükmünde bir kararın uygulanması amacıyla temsilci tayin edilemeyeceğini belirterek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; davanın, 3194 … Yasa’nın 15. 16 ve 17. maddeleri uyarınca verilen encümen kararının tapuda uygulanması için izin ve yetki verilmesi istemine ilişkin olup davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, tüm ihtarlara rağmen tapuda yapılacak işlemlere katılmayan davalılarca eldeki davanın açılmasına sebebiyet verildiğini, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“… Türk Medeni Kanununun 692/1. maddesinin: “Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.” hükmünü içerdiği; somut olaya gelince; bir kısım davalılar vekilince encümen kararının müvekkillerinin bilgisi ve talebi olmadan alındığı, belediyeye verilen talep dilekçesinin müvekkillerinin gerçek iradesini yansıtmadığı, ayrıca müvekkili … adına verilen dilekçenin müvekkili tarafından imzalanmadığı, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğu beyanları ile TMK’nın 692/1.maddesi hükmü gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın özgülendiği amacın değiştirilmesine yönelik encümen kararının tüm paydaşların oybirliğiyle aldıkları bir karar olmadan verildiği, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı…” gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili: Belediye Encümen kararının tüm maliklerin yararına olduğunu, taşınmazın imar planında bitişik nizam 4 katlı konut, otopark, yol ve ilköğretim alanına isabet ettiğini, davalılarca bildirilen 16 parselin Hazine’nin payına isabet eden kısmının 193 parselle birlikte zaten okul olarak kullanıldığını, 08.04.2015 tarihli dilekçenin ortakların yanıltması ve zorlamasıyla imzalandığı, Baha … ve … isimlerinin altındaki imzaların başkaları tarafından atıldığı şüphesinin bulunduğu iddialarının soyut bir savunma olduğunu, Belediye personeline görevi kötüye kullanma suçlamasıyla açılan davanın beraatle sonuçlandığını, dilekçenin tüm paydaşların ortak imzalarıyla Belediyeye verildiği hususunun Belediyenin mahkemeye gönderdiği 21.12.2018 tarihli yazısıyla doğrulandığını, davalının ise aksini ispat edemediğini, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılması gerekirken, yerel mahkeme kararı davalılar açısından kesinleştiği halde karardaki gerekçeden farklı olarak tüm paydaşların oybirliğiyle aldıkları bir karar olmadan verildiği gerekçesiyle HMK 355 inci maddesine aykırı olarak başvurunun esastan reddine karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; paylı mülkiyete tabi taşınmazda paydaşlar arasındaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun, 2 nci, 692 nci, 702 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.