YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6349
KARAR NO : 2023/7330
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/425 Esas, 2017/429 Karar
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının onama ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Merkez ve Taşra Teşkilatları Bilgi Yönetim Sistemi … Yazılım Donanım işini üstlenen davalı ile 29.12.2006 tarihinde Hizmet Alımları Tip Sözleşmesi imzalandığını, fakat davalının muhasebe modülünü sözleşmede belirtilen sürede teslim etmediğini, sözleşmenin 17 nci maddesinde sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi durumunda ceza-i şart uygulanacağının kararlaştırıldığını, ceza-i şartın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun bilgisayar programı ve yazılımlara ilişkin olup, davanın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 01.07.2009 tarih, 2009/147 E. ve 2009/370 K. sayılı kararı ile yazılım donanım işine dair sözleşmeden kaynaklanan ceza-i şartın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin işbu davada uyuşmazlığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkında Kanun kapsamında olduğu gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Onama Kararı
Dairemizin 27.02.2012 tarih, 2010/11801 E. ve 2012/2744 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Onamaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında görülen Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 07.05.2013 tarihli 2008/372 E., 2013/72 K. sayılı kararında davacının sözleşmede belirtilen edimlerini sözleşmede belirtilen sürede yerine getirmediği, verilecek ek 20 günlük sürenin de kifayetsiz kalacağı zira davacının sözleşme süresinin bitiminden yaklaşık 4 ay gibi bir süre sonra sözleşme konusu işin bittiğini ve teslim alınmasını davalıya ihtar ile bildirildiği, bunun da 20 günlük sürenin sözleşmenin konusunu yerine getirme için yeterli olmayacağını gösterdiği, davacının sözleşmenin feshine kendi kusuru ile sebep olduğu, edimlerini sürede yerine getirmediği bu durumda sözleşmenin haksız feshinin söz konusu olmaması nedeniyle sözleşmenin haksız feshinden ve kaçırılan işler nedeniyle tazminat talep etme şartlarının oluşmadığına karar verildiği, davaya konu icra takip dosyasında takibe konu alacağın ise taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 17 nci maddesine dayalı olarak sözleşmenin süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle gecikilen her takvim günü için ödenmesi gerekli cezai şartla ilgili olup cezai şartın ifaya bağlı ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, sözleşmenin feshi halinde ifaya bağlı cezai şartın talep edilemeyeceği, davacının fesh ettiği sözleşmeye dayanarak ifaya bağlı cezai şart talebi ile takipte bulunduğu oysa sözleşmeyi takip tarihinden önce kendi bildirimi ile 25.04.2008 fesih bildirimi ile fesh ettiği ve kesinleşen mahkeme kararlında feshin geçerli olduğunun anlaşıldığı ve 2008/372 E. sayılı dosyada verilen kararın kesinleştiği, takip tarihinin ise 04.12.2008 tarihi olduğu, fesh ettiği sözleşmede ifaya bağlı cezai şartı talep ettiği, ifaya bağlı cezai şartın sözleşmenin fesh edilmiş olması nedeniyle talep edilemeyeceği gecikme tazminatı cezasının ifaya bağlı müspet zararlardan olduğundan sözleşmenin feshi durumunda istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu’na (4735 sayılı Kanun) tabi olduğunu, kamu hizmeti ifa ettiğini, ihale işlemleri de bu hizmetin gereklerinden olduğunu, ihale ve mal teslimi işlemlerinin gecikmesi; hizmetin aksamasına, gecikmesine ve dolayısıyla kamunun bundan zarar görmesine neden olunduğunu, sözleşmelerdeki ceza … nitelendirilirken, idarelerin açıklanan özelliği gözden uzak tutulmaması gerektiğini, taraflar arasında kararlaştırılan cezanın, 4735 sayılı Yasa’nın amacına uygun bir kararlaştırma olduğunu, olayda Borçlar Kanunu’nun seçimlik ceza ve ifaya eklenen ceza hükümlerinin uygulanma yeri olmadığını, ileri sürerek sözleşme ve şartnamede kararlaştırılan gecikme tazminatını isteme hakkı bulunduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’ nun 67 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 158, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesi ve 4735 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.818 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesi hükmüne göre; borcun kararlaştırılan yerde veya zamanda ifa edilmemesi durumunda ceza ödenmesi kararlaştırılmışsa ifaya eklenen cezai şart söz konusudur. Kural olarak sözleşmenin feshi halinde ifaya ekli cezai şart istenemez. Ancak, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre sözleşme süresinin 15.12.2007 tarihinde sona erecek, donanımlar tamamıyla, lisanslar ve yazılım modülünden muhasebe modülü ise en geç 01.09.2007 tarihine kadar teknik şartnameye uygun olarak eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edilecektir. Sözleşme davalı tarafından gerekleri yerine getirilmediğinden davacı kurum tarafından 18.04.2008 tarih ve 41 sayılı kararla feshedilmiş karar da 02.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından feshin geçersizliğine ilişkin açılan davada Ankara 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 07.05.2013 tarih, 2008/372 E. ve 2013/72 K. sayılı kesinleşen ilamında sözleşmede belirtilen sürede sözleşmedeki edimlerin davalı tarafından tam ve eksiksiz yerine getirilmemesi nedeniyle feshin haklı olduğu belirtilmiş, davalının teslim süresinin bitimini takip eden 4 ay sonra modüllerin bittiğini ve teslim alınmasını ihtar ettiği, verilecek ek 20 günlük sürede dahi edimlerin sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirilemeyeceği ve ek süre verilmesinin kifayetsiz kalacağı ve anlamının olmayacağı gerekçesiyle sözleşmenin feshinin haksız olduğu iddiasıyla istenen tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda, kural olarak fesih halinde ifaya ekli cezai şart istenemez ise de sözleşmenin 27 nci maddesi yollamasıyla 4735 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi hükmünce; 20 günlük cezalı süre verilseydi dahi bu sürede işin tamamlanmaması nedeniyle bu süre için tahakkuk edecek cezai şart istenebileceğinden mahkemece 20 … karşılığı; sözleşmenin “Ceza ve Kesintiler” başlıklı bölümünün 17 nci maddesinin birinci fıkrasında kararlaştırılan gecikme cezasının tahsiline karar verilmesi gerekirken bu istemin tümünün reddi isabetli olmamış, açıklanan nedenlerle kararın, davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.