YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8777
KARAR NO : 2012/10178
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat….. tarafından, davalı … aleyhine 20/10/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, T.B.M.M. Genel Kurulu’nun 23. dönem 4. yasama yılının 14.07.2010 günlü 134. birleşiminde yaptığı konuşma sırasında hakkında davalı tarafından söylenen sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından yapılan konuşma sırasında,davalının meclis sırasından davacıya hitaben sarfettiği sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilerek, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan T.B.M.M.’nin 14.07.2010 tarihli 134. birleşime ait Tutanak Dergisinin incelenmesinde; T.C. Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletilmesine Dair İşbirliğine ilişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun’un görüşülmesi sırasında davacının konuşma yaptığı sırada davalının meclis sırasından davacıya hitaben” Yalan söylüyorsun, yalan… yalan… yalan… okumamışsın… okumamışsın… yalan… yalan yalan… yalan söylüyorsun… ihanet belgesini savunuyorsun… yalanı savunuyorsun… ya senin nasıl döndüğünü şimdi daha iyi anladım, sen o anlaşma neyin karşılığında imzalandı onu anlat, ihanet belgesi.” şeklinde sözler sarfettiği, davacının da kürsüden davalıya hitaben “o yalan senin yalanların… sen okumadan konuşuyorsun… senin yalanların… boş boş konuşuyorsun…” şeklinde sözleri ile cevap verdiği görülmektedir.
Şu halde; T.B.M.M’nin 14.07.2010 tarihli birleşiminde, davaya konu edilen sözlerin, davacı ve davalı arasında karşılıklı diyalog şeklinde gelişen konuşmalardan ibaret olduğu, tarafların siyasi kimlikleri ve mecliste tartışılan konunun içeriğinin önemi de gözetildiğinde kişilik haklarına saldırı amaçlı söylenen sözler olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddi gerekirken bir bölümünün kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.