YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5223
KARAR NO : 2011/8409
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 15/04/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 03/03/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dairemiz Başkanı … ile dairemiz üyesi …’in davadan çekildikleri görüldü. Diğer yandan; davacının çekilme hususunda Dairemiz Üyelerini karar vermeye davet ettiği, “çekilmeye davet” niteliğindeki bu durumun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 34/son maddesi gereğince, Dairemiz üyelerini “toplu ret” hükmünde olduğu anlaşıldı. Bilindiği üzere, 2977 sayılı Yargıtay Kanununun 39/3. maddesi, daire ve kurulların toptantılarını engelleyen toplu ret istemlerinin dinlenmeyeceği hükmünü öngörmektedir. Açıklanan nedenlerle davacının toplu ret mahiyetindeki talebinin reddine karar verilerek, dosyanın esasının incelenmesine geçildi;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemece, manevi tazminat istemi tümden reddedilmiş olmasına karşın, davalılar yararına nisbi vekalet ücreti takdir olunmuştur. Karar gününde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 10.maddesi dikkate alınarak, manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi durumunda, davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2010/5223-2011/5409
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hükmün 3.bendindeki vekalet ücretine ilişkin “…3500 TL…” rakamının silinerek yerine “…1000 TL…” rakamının yazılmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.