Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9312 E. 2023/10726 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9312
KARAR NO : 2023/10726
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1513 E., 2023/1457 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/47 E., 2022/146 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili; davalı tarafça işe girişinin 08.01.2016 tarihinde yapıldığını, Nisan 2013- 08 Ocak 2016 arası müvekkilinin eksiksiz ve kesintisiz çalıştığını belirterek, müvekkilinin hangi gün çalışmaya başladığını hatırlamadığından başlangıç tarihinin 30 Nisan 2013 olarak tespiti ile bu süreler içerisinde davalı tarafın Sosyal Güvenlik Hukukundan doğan sorumluluklarının (pirim v.s.) davalı taraftan yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından … 3. İş Mahkemesi 2017/613 Esas numaralı dosyasından taraflarına işçilik alacakları ile ilgili bir dava daha açıldığını, bu davada belirtilen iddiaların da yersiz olduğunun cevapları ve belgeleriyle ortaya konulduğunu, maaş miktarı, yemek ücreti ve ikramiye hususlarında davacının iddialarını kabul etmediklerini diğer dava dosyasına sundukları cevaplarında belirttiklerini, davacının maaşlarının düzenli olarak hesap numarasına yatırıldığının işçi özlük dosyasından görülelceğini belirterek, yersiz ve hukuka aykırı olarak açılan hizmet tespitine ilişkin davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

2.Fer’i Müdahil vekili cevap dilekçesinde, Mahkeme kararının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; sigortalı hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin davalar olup bu davaların mümkün olduğu kadar yazılı belgelere dayandırılmasının esas olduğunu, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle her türlü delil ile ispat edilebilir ise de Mahkemece resen kanıt toplaması gerektiğini, bordro tanık beyanlarına itibar edilmediğini, husumetli tanık beyanlarına itibar edildiğini, Mahkemenin gerekçeli kararında bilirkişi raporuna neden itibar edilmediğinin değerlendirilmediğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

2.Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, işverenin mücerret kabulü veya yalnızca tanık beyanının hükme yeterli olmadığını, tanıkların davacı ile aynı iş yerinde çalışan ve kuruma intikal ettirilen 4 aylık prim bordrolarında adı görünen şahıslardan olmasına özen gösterilmeli, gerektiğinde komşu iş yeri çalışanlarının bilgi ve görgüsüne başvurularak hiçbir kuşkuya yer açmayacak şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, bordro tanık beyanları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında talebe konu sürede kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz kanun yoluna başvuran, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri, istinaf gerekçeleri ile aynı doğrultuda kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 ve 01.10.2008 tarihi sonrası isteme ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleridir. 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür. Öte yandan; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1 nci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi olup anılan Kanun’un 6 ncı maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.

2. Eldeki davada, davacının talebinin 30.04.2013 ile 08.01.2016 tarihleri arasında depo bölümünde çalışmanın tespitine dair olduğu, davacı asil 14.12.2022 tarihli duruşmada ise sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmanın tespitini talep etmiş olup talep sonu gözetilmeksizin ve gerekmediği halde süreler dışlanarak karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

3. Öte yandan talep konusunda davacının 2022 tarihli düzeltme kaydıyla hizmet akdine ilişkin istemini, sosyal güvenlik destek primine tabi olarak değiştirmesi kapsamında talep aşılmak ve hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle çalıştığına işaret edilip arkasından bu çalışmaların kısa vadeli sigorta koluna tabi çalışmalar olduğunun bildirilmesi hükmü kendi içinde belirsiz ve çelişkili kısldığı gibi sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışanlar hakkında 506 ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında kısa vadeli sigorta kollarından sadece iş kazası ve meslek hastalığının uygulanacağının hüküm altına alınmasına rağmen kapsamı belirtilmeksizin iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık sigortasını içeren kısa vadeli sigorta kolları ibaresi ile usul ve yasaya aykırı bir karar tesisi yerinde görülmemiştir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMSINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11. 2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.