YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4463
KARAR NO : 2023/10603
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/213 Esas, 2022/180 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/230 Esas, 2020/88 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Akdeniz ilçesi, … Mahallesi 357 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan gecen kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili Avukat … cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu itibarıyla değerli olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, direk yerleri için kesilecek ağaçların bedellerinin de kamulaştırma bedeline dâhil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; değer düşüklüğü oranının kanunun kabul ettiği üst sınırdan hesaplandığını, taşınmazın metrekare birim bedelinin %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşürülmek suretiyle belirlendiğini, oysa %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemişken, davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında olduğu, bir kısmının plansız alanda, bir kısmının yol, park alanı, yeşil alan ve sağlık ocağı olarak ayrıldığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı anlaşıldığından arsalara özgü emsal karşılaştırma metodu uygulanmak suretiyle değer biçilmesinde bir hata görülmediği, yapılan hesaplamada taşınmaza Karacailyas Emek Mahallesi 5822 ada 2 parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alınması suretiyle dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın %40’ı kabul edilerek neticeten metrekare birim bedelinin 236,00 TL olarak kabul edilmiş olduğu, emsalin uygun emsal olup belirlenen bedelin Dairenin aynı yöreden geçen kararları ile uygunluk gösterdiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Arsa niteliğindeki Mersin ili, Akdeniz ilçesi, … Mahallesi 357 ada 4 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Buna karşın; yargılama devam ederken davalılardan …’ın taşınmazdaki hissesine ait intifa hakkını kendi üzerinde tutmak suretiyle çıplak mülkiyeti 21.05.2020 tarih ve 8490 yevmiye numaralı satış işlemi ile dava dışı … oğlu …’a devrettiği anlaşılmış olup, 6100 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni malik davaya dâhil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, taşınmaz yönünden tespit edilen mülkiyet ve irtifak karşılığının intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi yeni malik adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde tapu malikine ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
4. Dava tarihi itibarıyla 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabileceği gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak, tespit edilecek oranda düzenleme ortaklık payı düşürülmek suretiyle taşınmazın metrekare birim bedelinin hesaplanması gerekirken, böyle bir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalıdır.
5. Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun’la Değişik 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınana temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.