YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13692
KARAR NO : 2023/11231
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/100 E., 2022/199 K.
KARAR : Kısmen abul
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı … ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.10.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2008/168 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar … ve … bakımından kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla davalı … Sigorta A.Ş. bakımından dava tarihi olan 29.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla bu davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 16.10.2018 tarihli ve 2008/168 Esas, 2016/128 Karar sayılı ek kararı ile; davalılar … ve … vekili Av. …’e Yargıtay ilamında belirtilen eksiklikleri tamamlaması için 24.07.2018 tarihinde düzenlenen muhtıranın davalılar vekili Av. …’e 30.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat parçasının dosyaya döndüğü, davalılar vekili Av. …’in davalı … adına düzenlenen vekaletnamesini dosyaya sunduğu, vekalet harcı ve vekalet pulunu yatırdığı davalı … için temyiz yoluna başvuru harcı, temyiz nispi harcı yatırmadığı anlaşıldığından davalı …’in davalı … adına temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan … Sigorta A.Ş ile … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 20.05.2019 tarih ve 2018/6284 Esas- 2019/3938 Karar sayılı ilamında özetle; davacı lehine takdir edilen 8.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu, davacı vekilinin, 28.09.2015 tarihli dilekçede, bilirkişi raporu ile tespit edilecek maddi zararın, HMK m.107’ye göre belirsiz alacak mahiyetinde sayılması ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil talebinde bulunduğu, ıslah harcını yatırmadığı; daha sonra 13.04.2016 tarihli dilekçeyle toplam 88.298,79 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği ve ıslah harcını yatırdığı anlaşılmakla, usule uygun şekilde verilen ve harcı yatırılan 13.04.2016 tarihli ıslah dilekçesine itibar edilerek karar verilmesi gerekirken, 28.09.2015 tarihli dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesi ve aynı davada ikinci ıslah olmayacağı gerekçesiyle 13.04.2016 tarihli ıslahın geçersiz sayılmasının hatalı olduğu, maddi tazminat alacağının tespitinde davacı sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının hesap raporunda tespit edilen tazminat alacağından tenzili gerekirken; bağlanan gelirin maddi tazminat alacağından tenzil edilmemesinin hatalı olduğu, hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporundan pasif dönem zarar hesabı yapılırken asgari geçim indiriminin de hesaplamaya dahil edildiği, bu yönüyle kararın hatalı olduğu, Mahkemece yapılacak işin; bozma ilamına konu mevcut hesap raporundaki diğer verilerin aynen dikkate alınmasıyla ve pasif dönem hesabı için esas alınacak ücretin asgari geçim indirimsiz asgari ücret olacağı gözetilerek, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakların da dikkate alınmasıyla karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.06.2022 tarihli ve 2020/100 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam olunduğu, davacı lehine 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bozma ilamı doğrultusunda, maddi tazminat alacağının tespitinde davacı sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının hesap raporunda tespit edilen tazminat alacağından tenzili gerekirken; bağlanan gelirin maddi tazminat alacağından tenzil edilmemesi hatalı olduğundan ve bozma ilamına konu mevcut hesap raporundaki diğer verilerin aynen dikkate alınmasıyla ve pasif dönem hesabı için esas alınacak ücretin asgari geçim indirimsiz asgari ücret olacağı gözetilerek hesap bilirkişisinden ek rapor alındıığı, bu kapsamda düzenlenen bilirkişi raporu ile, davacıya yapılan ve tenzili gerekli rücuya tabi olan ödemelerin davacının alacağından daha fazla olduğu ve bakiye alacağının bulunmadığının bildirildiği, bu itibarla raporun denetlenebilir ve bozma ilamı doğrultusunda düzenlendiğinden davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamı ile ilk kararın davalı … vekili tarafından temyiz edildiğine dair belirleme yapılmışsa da; dosyanın safahatinin incelenmesinde davalı … adına 03.11.2008 tarihli vekaletnamenin bozma kararı öncesinde sunulduğu, davalı … adına düzenlenmiş vekaletnamenin ise dosyanın temyiz edilmesine ilişkin sürelerin dolmasından sonra 16.10.2018 tarihinde vekalet harcı yatırılmak suretiyle sunulmuş olduğu görüldüğünden; ilk kararın davalı … tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla, davacı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı …’dan kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı … ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap raporunu kabul etmediklerini, müvekkiline bağlanan peşin sermaye değerinin tamamının tazminatından mahsup edildiğini, en son asgari ücreti esas alarak sürekli işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın maddi tazminat yönünden reddi gerekirken müvekkili aleyhine tazminatın yerinde olmadığını, ayrıca vekaletname tarihlerinin her iki müvekkili adına 2014 yılına ait olduğunu, manevi tazminat yönünden ise her iki müvekkiline verilen tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı … temyizden feragat dilekçesinde özetle; her ne kadar vekili Av ….’in verilen kararı temyiz etmiş ise de gördüğü lüzum üzerine temyiz hakkından vazgeçtiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 5 nci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.HMK’nın birden fazla vekil görevlendirilmesi başlıklı 75 nci maddesinde “dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
3. Davacı yargılama sürecinde kendisini temsil ettirmek adına ayrı ayrı Av. …’e ve Av. …’ya vekalet vermiştir. Gerek UYAP üzerindeki incelemede gerekse dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; anılan her iki vekile ait vekaletnamelerin geçerliliğinin devam ettiğinin anlaşıldığı aksi bir durumun ise tespit edilemediği, Mahkemece verilen kararın tebliğinin davacı vekili Av. …’e 11.07.2022 tarihinde yapıldığı, davacı adına temyiz dilekçesinin ise Av. … tarafından 30.08.2022 tarihinde sunulduğu görülmekle temyiz dilekçesinin yasal süre geçirildikten sonra verilmesi nedeniyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE karar verilmiştir.
2. Davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Mahkemece verilen 08.06.2022 tarihli kararın, davalı vekili tarafından temyiz edildiği; ancak davalı asilin 11.10.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşıldığından davalının temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
3.Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Avukat …’e ait davalı … için tanzim edilmiş 18.12.2014 tarihli vekaletnamenin dosya kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemece anılan vekaletnamenin 16.10.2018 tarihinde vekalet harcı yatırılmak suretiyle sunulmuş olduğu görüldüğünden bahisle ilk kararın davalı … tarafından temyiz edilmediği kanaatine varılarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
3.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; davalı … adına düzenlenmiş vekaletnamenin 18.12.2014 tarihinde dosyaya sunulmuş olduğu, neticesinde ilk kararın davalı … vekili tarafından temyiz edildiği böylelikle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığı gözetilerek karar vermekten ibarettir.
4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5. O halde, temyiz eden davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı …’in temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
3.Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
5.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.