Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7936 E. 2023/11247 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7936
KARAR NO : 2023/11247
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/630 E., 2020/590 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/47 E., 2019/446 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplandığı iddiası ile basamak intibakının yapılması ve yaşlılık aylığının miktarının belirlenmesi, fark aylıkların davalı Kurumdan işleyen faizleri ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.02.2004-01.05.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında primlerini yatırarak 01.05.2011 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığından emekli olduğunu, Tarım Bağ-Kur sigortalılığına geçmeden önce 20.04.1982-07.03.2003 tarihleri arasında … Bağ-Kur numarası ile 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı üzerinden primlerini yatırdığını, müvekkilinin emekli aylığının düşük bağlanması üzerine Kuruma başvurduğunu, Esnaf Bağ-Kur sigortasından yatırmış olduğu primlerin dikkate alınarak emekli maaşının yeniden değerlendirilmesini, emekli maaşının yükseltilerek eksik ödenen maaş farkının belirlenek iadesi talebinde bulunduğunu belirterek, davacının emeklilik aylığının tespiti ile gerçek değerine yükseltilmesine ve emeklilik aylığı bağlanması tarihinden itibaren eksik ödenenen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL emekli aylığı farkının yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet birleştirme işlemi 01.10.2008 tarihinden sonra yapılmakla ek 8 inci madde gereği basamak intibakında nazara alınamadığını Kurum işlemlerinin yasal olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı basamak farkı prim borcunu 26.04.2019 tarihinde Kurum hesabına yatırdığından ödeme tarihi takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden geçerli yaşlılık aylığının 16 ncı basamak üzerinden tahsisi gerektiğinden ayrıca davacı tarafın basamak farkı prim borcunu 26.04.2019 tarihinde yatırmış olması ve davacının yaşlılık aylığının 16 ncı basamak üzerinden 01.05.2019 tarihinden itibaren davacıya ödenmesi gerektiği tespit edilmiş olduğundan, davanın kabulü ile davacının fark prim borcunu ödediği tarih olan 26.04.2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren 16 ncı basamak karşılığında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.05.2019 tarihinden itibaren 16 ncı basamak karşılığında oluşan ve çeşitli yasal düzenlemelerle yapılan artış oranları sonucunda Kurumca hesaplanan fark yaşlılık aylıklarının, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile tespit hükmü ile verilen karara itirazlarının bulunmadığını, 01.05.2011 tarihinden itibaren fark emeklilik aylığının hesaplanması gerektiğini, olayın Kurum hatası olduğunu 05.05.2011 tarihinden itibaren eksik maaş aldığını belirterek, istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı Kurum vekili, davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve mevzuata uygun olduğunu, buna göre davacı hakkında intibak yapılmasının mümkün olmadığını ve davacıya bağlanan aylıkta eksik ödeme veya hatanın bulunmadığını belirterek, istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince fark prim borcunun ödenmesini takip eden ay başı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren 16 ncı basamak üzerinden yaşlılık aylığı ödenmesine ve anılan tarihten itibaren oluşacak yaşlılık aylığı farklarının ödenmesine karar verilmesinde Yargıtay 10. Hukuk dairesinin 10.10.2011 tarih 2009/1437-2011-13521 E.K sayılı kararı ve Bağ-Kur prim borcu ödenmedikçe yaşlılık aylığı bağlanmaması/değişiklik yapılamaması genel ilkeside dikkate alındığında bir hata bulunmadığı değerlendirilmekle; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile birlikte davalı SGK Başkanlığı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesini tekrarlamış, 01.05.2011 tarihinden iitbaren intibaklı aylığın ödenmesi gerektiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili ise, davacı hakkında yapılan işlem ve aylık bağlama kararının kanuna uygun olduğunu, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının tescil tarihi olan 2011 itibari ile intibakın yapılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi ile aksi yönde verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı bakımından sigortalılık sürelerinin tam olarak belirlenerek, bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile bu nedenle davacının fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, 1991 yılında 1 inci basamaktan tescil edilen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup, 20.04.1982-31.12.1986 ile 23.12.1987-07.04.2003 tarihleri arasında kalan dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, 2011 yılında davalı Kuruma giderek, 2926 sayılı Kanun kapsamında da sigortalı olduğunu belirtmesiyle, davalı Kurumca hizmet birleştirmek için yapılan araştırma sonucunda, davacının 01.02.2004-06.04.2011 tarihleri arasında sigortalı olduğunun anlaşıldığı, ne var ki davcıya tüm hizmetlerinin birleştirilmesinden sonra, davalı Kurumca 2926 sayılı Kanun kapsamında ve fakat 5 inci basamaktan yaşlılık aylığının bağlandığı, aylığın miktarına itiraz edildiği anlaşılmaktadır.

2.Uyuşmazlık, 31.01.2011 tarihi itibari ile 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılan sigortalının, tescil tarihinden önce, gerçekleşen 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık sürelerinin basamak tespitinde nazara alınıp alınmayacağı noktasında toplanmakta olup, davacı hakkında intibak yapılması ve 01.02.2004 itibari ile 16 ncı basamakta olması gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de davacı bakımından 6111 sayılı yapılandırması nedeniyle yapılandırma fark borcunun bulunup bulunmadığı hususunun da, davalı Kurumdan sorulmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, 16 ncı basamaktan davacıya aylık bağlanması ve 01.05.2019 tarihi itibari ile miktarının ne olması gerektiği öncelikle davalı Kurumdan sorularak, belirlenen tutara davacının itirazının bulunmaması halinde 01.05.2019 itibari ile aylığın yükseltilmesine, gelen tutara itirazın varlığı halinde ise aylık miktarını tespit eden denetime elverişli bir rapor sonrasında, infaza elverişli şekilde bir karar tesisi, gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.