Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12376 E. 2023/8897 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12376
KARAR NO : 2023/8897
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/24 E., 2015/393 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/24 Esas, 2015/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı yasadan önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, dosya kapsamında yasal yeterli ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun alkolün etkisi ile eylemde bulunduğuna, ilişkinin rızalı olduğuna, mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığına, bu nedenle atılı suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının değişme ihtimali olduğuna, atılı suçlardan hürriyeti yoksun bırakma suçunun da unsurlarının oluşmadığına, mağdurenin rızası ile suça sürüklenen çocuğun evine geldiğine, suça sürüklenen çocuğun samimi beyanlarının dikkate alınmadığına, suça sürüklenen çocuğun öpme dışında eylemi bulunmadığına, adli tıp raporunda halen mağdurenin bakire olduğunun belirtildiğine, bu nedenle beraati gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun mağdure … … ile arkadaşlık kurduğu, Eylül 2013′ de başlayan bu arkadaşlığın ilerlediği, Kasım ayı içerisinde tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte mağdurenin okula gitmek bahanesiyle evden çıktığı, buradan suça sürüklenen çocuğun kuzenleri ile birlikte kaldığı bekar evine gittiği, mağdurenin burada kendi rızası ile suça sürüklenen çocuk … ile cinsel ilişkiye girdiği, aldırılan mağdura ait cinsel saldırı eylemine ilişkin raporda mağdurenin halen bakire olduğunun bildirildiği, ancak gerek mağdurenin ve gerekse suça sürüklenen çocuğun ifadelerinde cinsel ilişkiye girdiklerini belirttikleri, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 11.06.2014 tarihli raporda; hymen esnek yapıda olup, fehvasının 2.5 cm olduğu, penis veya benzer cesamette bir cismin duhulü ile yırtılamayacağının bildirildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 Tarihli ve 2014/24 Esas, 2015/393 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.