YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9612
KARAR NO : 2023/8276
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/97 E., 2015/172 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edremit Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2009/260 Esas, 2014/572 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında atılı suçla ilgili yargılama yapma yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Burhaniye (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2014 tarihli ve 2014/224 Esas, 2014/209 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında atılı suçla ilgili yargılama yapma yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Yargıtay 5 inci Ceza Dairesi’nin 15.04.2015 tarihli ve 2015/5169 Esas, 2015/10426 Karar sayılı kararı ile Burhaniye (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Burhaniye (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararı ile, sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olan 6545 sayılı Kanun ile düzenlenen değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, yeterli ve kesin delilin bulunmadığına, sanık hakkında lehe olan Kanun hükümlerinin uygulanmadığına, mağdurenin şikayetçi olmadığına bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…Suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olan mağdurenin ‘Olaydan dolayı bedensel veya ruhsal bir travmam yoktur, ruh sağlığımda bozulma olmadı, gördüğünüz gibi kendimi rahat bir şekilde ifade edebiliyorum, bu nedenle herhangi bir şekilde Adli Tıp Kurumuna veya bir başka hastaneye ruh sağlığı yönünden sevkimi istemiyorum’ şeklindeki beyanı doğrultusunda mahkememizce yapılan gözlemde; mağdurun olayı bütünsel ve tutarlı olarak anlattığı, herhangi bir tereddüt, duraksama yaşamadığı, ifadelerinde çelişki oluşturacak bir yöne rastlanmadığı, konuşmasının akıcı, kendisini ifade etme tarzının iddia olunan olay örgüsüne uygun biçimde bulunduğu, dış görüntüsü ve hareketleri itibariyle kendisinde ruhsal bir rahatsızlık bulunduğuna ilişkin izlenim uyanmadığından mağdure ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumundan ruh sağlığı yönünden rapor alınmasına gerek görülmediği, Sanık …’in aşamalardaki savunmalarında mağdureye karşı yaptığı eylemin şaka amaçlı gerçekleşen bir durum olduğunu, neden bu şekilde kendisini yanlış algıladığını anlayamadığını, kötü niyetli davranmadığını ve kardeşine yönelik bir cinsel istismarda bulunmadığını, kardeşinin olanları yanlış değerlendirmiş olabileceğine ilişkin savunmasının, sanığın eylemlerin varlığını dolaylı olarak kabulü yönündeki beyanları ve mağdure anlatımları nazara alındığında, tutarsız ve kendisini muhtemel bir cezadan kurtarmaya yönelik itibar edilemez nitelikte savunmalar olduğunun değerlendirildiği, böylece sanığın eyleminin bir bütün halinde kardeşi olan mağdureye karşı işlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 103/1-b yollamasıyla 103/1. maddesinin 28/06/2014 tarihinde yürürlüğü giren 6545 sayılı kanunun 59. maddesi ile değiştirildiği, buna göre önceki düzenlemede çocuğun cinsel istismarı suçunun 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmış iken yeni düzenlemede cezanın alt ve üst sınırlarının yükseltilerek 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası getirildiği, kardeşe yönelik işlenen eylem nedeniyle her iki yasadaki 103/3 ve 103/3-c maddelerinde ceza artırımının yarı oranında yapılması gerektiğinden bu hususta herhangi bir fark bulunmadığı, öte yandan yine yeni yasada cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde faile 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verileceğinin öngörüldüğü, somut olay değerlendiriğinde sanığın mağdura yönelik davranışlarının vücuduna dokunmak ve isteği dışında onu öpmeye çalışmak ile sarkıntılık boyutunu aştığı bu haliyle cinsel istismar suçunu oluşturduğu eski düzenleme ve yeni hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemi yönünden daha hafif cezayı öngören ve daha lehe nitelikte bulunan 6545 öncesi TCK’nın 103/1-b yollamasıyla 103/1 maddesinin sanık yararına olup uygulanması gerektiği,…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararında sanık müdafinin çocuğun cinsel istismarı, suçuna yönelik öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.