Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/7180 E. 2023/8734 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7180
KARAR NO : 2023/8734
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/45 E., 2021/418 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün lehe bozulmasına yönelik olduğu anlaşılmıştır.

İstinabe yoluyla ifadesinin alındığı sırada on yedi yaşında olan mağdurenin sanıklar hakkında şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2010 tarihli ve 2010/2981 numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2013 tarihli ve 2010/346 Esas, 2013/150 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık …’in ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatlerine karar verilmiştir.

3. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2013 tarihli ve 2010/346 Esas, 2013/150 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/6213 Esas, 2019/13272 Karar sayılı kararı ile mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/45 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’in de çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık …’ın istismar eylemi dışında mağdurenin hürriyetini yoksun bırakması maksadıyla bir eyleminin olmadığına, dolayısıyla bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık … hakkında kurulan hükümlerde temel cezaların alt sınırdan tayin edilmesi ile takdiri indirim hükmünün uygulanmasının kamu vicdanını zedelediğine, mağdurenin ruh sağlığı bozulduğundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre uygulama yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanık … hakkında verilen beraat kararlarının adalete olan güveni sarstığına, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin suç tarihi itibarıyla yaşının tespit edilemediğine, bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi ile mağdurenin şikâyetçi de olmadığı gözetilerek değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan düşme kararı verilmesi ve mağdurenin kendi isteği ile sanıklarla birlikte kaldığı gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı nazara alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 12/12/2019 tarih 2019/6213 Esas – 2019/13272 Karar sayılı ilamı, sanıkların savunmaları, mağdure beyanı, sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları, mağdure … e ait Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12/02/2010 tarihli raporu, mağdureye ait doğum tutanağı, 21/11/2010 tarihli bilirkişi Zübeyir OLUĞ tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, mağdure … hakkındaki Uludağ Üniversitesi Sağlık Uyg. ve Araş. Merkezi Müdürlüğü Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 14/12/2010 tarih ve 2508-13/1942 sayılı raporu, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun 07.12.2020 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 01/07/1995 doğumlu ve suç tarihi olan 2010 yılının Ocak ayında henüz 15 yaşını bitirmemiş mağdure …’in Bursa’da Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı çocuk yuvasında kaldığı sırada internet üzerinden sanık … ile tanıştığı, sanık … ile mağdurenin bir süre bu şekilde irtibat kurduktan sonra cep telefonu ile görüşmeye başladıkları, aralarında gönül ilişkisi olduğu, mağdurenin, sanık …’la görüşmek üzere İstanbul iline geldiği, İstanbul’da … ile buluştukları ve mağdurenin … ile birlikte kalmak istediğini aksi halde bir daha kendisiyle görüşmeyeceğini belirttiği, mağdurenin bu söylemleri üzerine, sanık … ile mağdure …’in birlikte, sanık …’ın dayısı …’ın evine gittikleri, burada bir hafta kadar birlikte kaldıkları, sanık ile mağdurenin burada öpüştükleri, ancak cinsel ilişkiye girmedikleri…” şeklindeki gerekçesiyle sanık …’ın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, sanık …’in ise beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İstinabe yoluyla ifadesinin alındığı sırada on yedi yaşında olan mağdurenin sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

C. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Resmi kurumda doğmadığı anlaşılan mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 07.12.2020 tarihli rapor içeriği ile bilimsel olarak saptanamadığının anlaşılması karşısında, oluşan şüphe sanık lehine değerlendirilerek mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğu kabul edilip sanığın, mağdureyi rızası doğrultusunda gezdirdikten sonra onu öpmesi şeklindeki eylemlerinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/45 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/45 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.