YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37516
KARAR NO : 2024/789
KARAR TARİHİ : 23.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/27 E., 2020/597K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun( 5271 sayılı kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin,08.05.2014 tarihli ve 2013/622 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52/2, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin,08.05.2014 tarihli ve 2013/622 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12/12/2017 tarihli ve 2017/30380 Esas, 2017/26782 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri için gereği yapılmak üzere diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 16. Asliye Ceza Mahkemesinin,01.12.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2020/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın tanık M.Ç’nin kayınvalidesine ait olan aracı senet karşılığında aldığı, aracın bedelini ödemeden … iline getirdiği burada araç pazarında satışa çıkardığı katılan ile 4.800,00 TL ye anlaştıkları 3.000,00 TL sini peşin olarak aldığı, geri kalan 1800 TL nin satış günü verilmesi hususunda anlaştıkları, iki gün sonra kalan miktarı paraya ihtiyacı olduğundan bahisle katılanı ikna edip 1.500.00 TL yi aldığı ancak, aracın devrini vermediği, katılanın daha sonra sanığı verdiği telefondan aramasına rağmen ulaşamadığı, bu şekilde sanığın aldatıcı davranışları ile katılanı aldatmak suretiyle başlangıçtan itibaren dolandırma kastı ile hareket ettiği, parayı ele geçirdiği, böylece atılı suçu işlediğinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar ederek, tanık M.H.Ç. ile aracın devri hususunda sorun yaşaması sebebiyle katılan adına devir yapamadığını, borcunu kabul ettiğini ancak dolandırma kastının bulunmadığını belirtmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, katılanın ve tanık M.H.Ç..nin beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
5. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, ancak;
Hükümde sanığa verilen kısa süreli 10 ay hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesine karar verildiğinin belirtilmiş olmasına rağmen sonuç ceza olarak sanığa 10 ay hapis ve 80,00 TL. adli para cezası verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişkili hüküm kurulması ve infazda tereddüt oluşturması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin,01.12.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2020/597 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.