Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16713 E. 2023/8381 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16713
KARAR NO : 2023/8381
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/341 E., 2016/173 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/341 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Tanıkların dinlenmediğine, yeniden adli rapor aldırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde mağdurun okulundan saat 15.00 sularından dersin bitmesiyle ayrılıp servis ile evine geldiği, yemeğini yiyip ödevlerini yaptıktan sonra dışarı çıktığında suça sürüklenen çocuk ile karşılaştığı, bilahare suça sürüklenen çocuğun yürümeye başladığı, mağdurun “Nereye gidiyorsun” diye sorması üzerine “Evime gidiyorum” dediği, “Nerede oturuyorsun, bende evine geleyim” dediği ve suça sürüklenen çocuğun arkasından gittiği, suça sürüklenen çocuğun mağdura dönerek “Madem evimizi görmek istiyorsun gel bir iki oyun oynayalım” dediği, birlikte yürümeye başladıkları, yolda suça sürüklenen çocuğun arkadaşı ile karşılaşıp görüştüğü daha sonra mağdur ile birlikte eve girdikleri, ancak “Oynayacağımız oyun kapalı yerde olur” dediği, binanın ikinci katına çıkarttığı ve burada suça sürüklenen çocuğun mağdura arkasını döndürüp ellerini merdivenlere dayatarak pantolonunu indirdiği, arka taraftan kendi pipisini çıkartıp mağdurun anüsüne soktuğu, mağdurun bu sokmadan dolayı canının yandığı ancak herhangi bir ses çıkartamadığı ve arkasında ıslaklık hissettiği, bilahare mağdurun kalkıp giyindiği, evlerine gittiği, babasının kendisine “Nereden geliyorsun” gibi soru sorması üzerine mağdurun olayı babasına anlattığı, babasının da mağduru alarak önce hastaneye götürüp muayene ettirdiği, muayene sonucu anal bölgede saat 12 hizasında 2-3 mm fissürün tespit edildiği, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporda da söz konusu fissürün fiili livatanın tıbbi delillerini teşkil eder nitelikte olduğunun bildirildiği, Mahkemece toplanan delillere, Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün fiili livata tespitine dair raporuna, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan aldırılan mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair rapor içeriğine, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylem sabit görülerek suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/341 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.