YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12233
KARAR NO : 2023/8792
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/101 E., 2015/109 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 tarihli 2015/1110 sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/101 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Olay yerinde keşif yapılmadan tanıklar dinlenmeden eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, mağdure beyanının çocuk psikolojisinden anlar uzman kişi yerine sosyolog huzurunda alınmasının maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellediğine, soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk lehine olan deliller toplanmadan karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”…Ssç … ile katılan mağdur …’in hala-dayı çocukları olduğu, bu sebeple zaman zaman ailece birlikte vakit geçirdikleri, olay tarihinde ssç’nin katılan mağduru odasına çağırarak yüzüstü yatırıp cinsel organını mağdurenin poposuna sürttüğü, aynı olayın daha önce birden fazla kez gerçekleştiği, mağdurenin son olayda annesinin yanına giderek ağladığı, olayın bu şekilde ortaya çıktığı,
Ssç ve ssç müdafii tarafından evin kalabalık olması nedeniyle dava konusu eylemin gerçekleşmeyeceği beyan edilmişse de bu tür olaylarda çok kısa sürelerde de istismar vakasının tamamlanabileceği, mutlaka failin kimsenin olmadığı bir yeri arayacağı yönünde kesin bir teori ortaya koymanın mümkün olmadığı,
Ankara KPL’nin 15/10/2015 tarihli moleküler inceleme raporuna göre mağdurun iç çamaşırında her ne kadar meni bulunamasa da tuvalete gitme, temizlenme, silme gibi durumlarda herhangi bir kalıntının kalmamasının doğal olacağı, bu itibarla çocuk yıkanmadan rapora gönderildiği, meni de bulunmadığından olayın gerçekleşmediği yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceği,
Mağdurenin annesi katılan …’in diğer kızının ssç’nin ağabeyi ile evlenme beklentisini delillendirmek için sunulan whatsapp kayıtları incelendiğinde ise dava dışı … … ile ssç’nin abisi arasında olma ihtimalindeki duygusal ilişkiden anne …’in haberinin olduğuna dair bir bulgu bulunmadığı, mesajların incelenmesinde mahiyeti tam anlaşılamayan duygusal ilişkinin iki kişi arasında kaldığının görülebileceği, kaldı ki katılan …’in büyük kızının ssç’nin abisi ile evlenmesi yönünde beklentisi olacağını kabul etsek bile küçük yaşta olan katılan mağdurun anlatımlarının aşamalarda değişmemesi, ancak yaşadığı bir olayı bu şekilde anlatabilecek olması dikkate alındığında ssç’nin organ sokmak olmaksızın cinsel istismar suçu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla…” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurenin zincirleme eylemlerin sayısı ve oluş şekline yönelik çelişkili beyanları, tanık anlatımı, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik 06.09.2015 tarihinde gerçekleştirdiği istismar eylemi dışında istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/101 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.