Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/5782 E. 2011/7242 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5782
KARAR NO : 2011/7242
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … mirasçıları … ve diğerleri aleyhine 04/05/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … mirasçıları vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiş; karar, davalı … mirasçıları tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı … ‘nun neden olduğu trafik kazasında oğullarını kaybetmeleri nedeni ile uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı … mirasçıları aynı trafik kazasında …’nun da yaşamını yitirdiğini, terekesinin borca batık bulunması nedeni ile davanın kendileri yönünden reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, … mirasçılarının savunmasının davacı alacaklıları zararlandırmak kastı ile yapıldığı gerekçesi ile onlar yönünden de istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi gereğince; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Terekenin borca batık olduğunun tespiti ayrı bir dava açılarak istenebileceği gibi açılmış bir davada savunma olarak da ileri sürülebilir. Açılmış bir davada ileri sürülen bu savunmanın HUMK’un 222 ve izleyen maddeleri gereğince hadiseler biçiminde incelenip karara bağlanması gerekir. Şu durumda davalıların, terekenin borca batık olduğuna ilişkin olarak gösterdikleri tüm kanıtlar toplanıp savunma doğrultusunda değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ve yerinde olmayan davacıların zararlandırılması kastıyla hareket edildiği gerekçesi ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.