Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/10266 E. 2023/8958 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10266
KARAR NO : 2023/8958
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/419 E., 2022/453 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, şikâyetçi … (ek karar), sanık (asıl karar)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık müdafiince süresinde temyiz edilmeyen ve hükmün verildiği tarihte ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan sanığın karardan haberdar olmadığı ve hükmün sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, sanığın 09.01.2023 havale tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Şikâyetçi …’nın temyiz istemi yönünden; şikâyetçi …’nın usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ek karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yedi günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile Ek Karar yönünden; İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek esastan ret kararı ile temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 296 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği görüşüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/172 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/419 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, şikâyetçi …’nın istinaf başvurusunun ise 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verilmiştir.

3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/419 Esas, 2022/453 Karar sayılı Ek karar ile şikâyetçi … ile sanık müdafiinin temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli ve 2022/14921 Esas, 2023/2726 Karar sayılı kararıyla “…Dosyanın incelenmesinde sanığın 09.01.2023 tarihli dilekçesi ile asıl karara yönelik, sanık müdafii ile şikâyetçi …’nın ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan ek karara yönelik temyizleriyle ilgili görüş bildirilmediği anlaşıldığından, ek Tebliğname düzenlenmek suretiyle söz konusu eksiklik giderildikten sonra Dairemize iade edilmesi için esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,…” karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2022 ve 02.08.2023 tarihli ve 9-2022/106657 sayılı, kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğnameler ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mütalaanın usulüne uygun şekilde verilmediğine, mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, mağdure ile cinsel ilişkisi olmadığına, mağdure ile annesinin beyanlarının bunu destekler mahiyette olduğuna, zincirleme suç hükümleri iddiasına ilişkin delil olmadığına, adlî rapordaki tespitin mağdurenin daha önceden başkası ile yaşadığı ilişkiden kaynaklandığına, tanık beyanlarında cinsel birlikteliğe dair ifade olmadığına, yargılama sırasında olaya uygun şekilde gerçeği açıkladığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Temyiz talebinin usule aykırı şekilde reddedildiğine bu nedenle kararın esas yönünden görüşülmesi gerektiğine, mütalaanın usulüne uygun şekilde verilmediğine, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, sanığın mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğine, mağdure ve annesinin beyanlarının bunu destekler mahiyette olduğuna, zincirleme suç hükümleri iddiasına ilişkin delil olmadığına, adli rapordaki tespitin mağdurenin daha önceden başkası ile yaşadığı ilişkiden kaynaklandığına, tanık beyanlarında cinsel birlikteliğe dair ifade olmadığına, sanığın yargılama sırasında olaya uygun şekilde gerçeği açıkladığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “…Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, sanık savunması, beyanlar, raporlar, tutanaklar, nüfus, adli sicil kayıtları, iddia ve tüm dosya kapsamına göre,
Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında sanık savunmalarında soruşturma aşamasındaki suçlamalara ilişkin beyanlarını tekrar ettiğini, sadece mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği yönündeki beyanının doğru olmadığını, başlardan itibaren mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini, görünüş itibariyle de olgun gözüktüğünü, kendisi ile instagram üzerinden takipleştiğini, annesinin de kızının 16 yaşında olduğunu söylediğini, yaşı konusunda 16 olduğunu bildiğini, fakat doğum günü kutlaması sırasında yaşının 13 olduğunu görünce sorduğunu, aslında kendisinin küçük yazıldığını, 16 yaşında olduğunu kayıtlarda 13 gözüktüğünü söylediğini, kendisi ile ciddi düşündüğü için ailesinin kendisine evlenmeleri konusunda engel çıkaramayacağı düşüncesiyle ilişkiye girdiğini söylediğini, ancak mağdur ile herhangi bir ilişkiye girmediğini, ceza evindeyken mağdurenin ismini bilmediği bir yakını tarafından istismara uğradığı yönünde bilgi aldığını, kesinlikle cinsel ilişkiye girmediğini, sadece öpme koklama şeklinde eylemleri olduğunu, onun haricinde cinsel ilişkiye girme söz konusu olmadığını, suçlamaları ilişkiye girdiği yönündeki kısmını kabul etmediğini, onun haricinde soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinin doğru olduğunu, ayrıca arkadaşı …’in mağdurenin yaşının küçük olduğunu kendisine söylediğini, kendisinin de 16 olduğunu, 18 e gelince evleneceğimi ciddi olduğunu söylediğini, sanığa soruşturma aşamalarındaki verdiği ifadelerle huzurda vermiş olduğu savunmaları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için sorulduğunda huzurdaki savunmalarının doğru olduğunu, mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini, bunu mağdure ile evlenmek konusunda zorunlu kalmak için olduğunu savunduğu, yine dosya içerisindeki mevcut mesaj kayıtları sorulduğunda sanık mesajların doğru olduğunu, ilişkilerin ciddiliğini belirtme açısından mağdura ‘çocuklarımın anası, karıcığım’ şeklinde sözler söylediğini savunduğu, mağdur … talimatla alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını, sanık … ile Antalya ilinde tanıştığını, annesiyle birlikte tatile gittiklerini, … ile tanıştıktan sonra birbirlerine telefon numaralarını verdiklerini, tatil dönüşü kendilerinin …’e döndüklerini, … ile ınstagram üzerinden görüşmeye devam ettiklerini, … ile olan arkadaşlığından annesinin de haberi olduğunu, ara ara …’ın evinde kalmaya başladığını, daha sonra … ile arkadaşlığı olan … ve kız arkadaşı … ve diğer ismi de … olan kişi ile tanıştıklarını, … ile …’in kendi evlerinde olduklarını, polislerun bunları aldıklarını, …’ın da kendisine mesaj atarak aşağıya inmesini söylediğini, aşağıya indiğinde polislerin geldiğini, … ile herhangi bir cinsel ilişkiye girmediğini ve kendisini cinsel ilişkiye zorlamadığını, yine huzurda alınan beyanında sanığa yaşının 16 olduğunu söylediğini, sanıkla cinsel birliktelik yaşamadıklarını, sadece alt tarafı çıkarmadan üst taraf çıplakken öpüşmeleri olduğunu, cinsel ilişki olmadığını, mesajlaşmaların doğru olduğunu, yaklaşık 2 yıl önce kendisine başka birinin tecavüz ettiğini, bekaretinin de o olay sebebiyle bozulduğunu belirttiği, soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanla huzurdaki beyan arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla sorulduğunda mağdur, orada belirttiği gönül ilişkisinden kastının cinsel ilişkiye girmediklerini belirtmek olduğu, cinsel ilişki olmadığını, öpüşme ve sevişme olduğunu belirttiği, mağdur … talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanlarında kendisi ve kızının … ile Antalya ilinde tatilde tanıştıklarını, daha sonra kızı … ile … arasında duygusal bir bağ olduğunu anladığını ve …’ın arkadaşları olan … ve sonradan ismini … olduğunu öğrendiği … ile birlikte arkadaşlık yapıp gezdiklerini, …’ın iyi niyetli olduğunu bildiği için arkadaşlık yapmasında sakınca görmediğini, …’ın da kendi evine gelip gittiğini, fakat kızı …’nın …’a yaşının 16 olduğunu söylediğini, fakat kızı …’nın … ın evinde … ile birlikte kaldıklarından haberi olmadığını, olay günü de kızı ve … ile birlikte …’ın Ankara’dan geleceğini ve karşılamak için gittiğini söylediğini, mahkememiz huzurunda alınan beyanlarında sanıkla kızının ilişkiye girme durumlarının olmadığını, kızına tecavüz eden kişinin (…) … isimli bacısının kocası olan kişi olduğunu, sanığın kızına cinsel bir davranışta bulunmadığını belirttiği, tanık … (…) beyanlarında sanığı ve mağdureyi tanıdığını, soruşturma aşamasında beyanlarda bulunurken heyecanla farklı beyanda bulunduğunu, o beyanlarının doğru olmadığını, mağdure ile sanık arasında ilişki olduğunu bildiğini ancak cinsel ilişki ya da cinsel eylemlerine tanıklık etmediğini, mağdure ile bu konuda aralarında bir konuşma geçmediğini, … …’in kendisinin nişanlısı olduğunu, kendisine … diye de hitap edildiğini, tanığa soruşturma aşamasındaki beyanları ile huzurdaki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla sorulduğunda polis karakolunda bir anlık heyecanla … ile sanığın ilişki yaşadıklarını …’nın kendisine anlattığını beyan ettiğini, ancak … ile aralarında böyle bir konuşma geçmediğini, Tanık … … (…) beyanında sanığı aynı birimde görev yapmasından dolayı, nişanlısı olan tanık … vasıtasıyla da …’yı tanıdığını, …’nın yaşı konusunda kendisinden duyduğu herhangi bir şey olmadığını ancak nişanlısı olan tanık …’dan yaşının 13 olduğunu duyduğunu, bu nedenle …’ı kızın yaşı küçükmüş diye uyardığını, ancak kızın yaşının 16 olduğunu …’ın söylediğini, sanıkla ile whatsapptan yazıştığının doğru olduğunu, aralarında herhangi bir cinsel eyleme tanıklık etmediğini, sanıkla bu konuda da herhangi bir diyalog geçmediğini belirttiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya da bulunan tüm deliller, savunmalar ve beyanlara göre; sanıkla mağdurenin sanığın 2020 yılının Eylül ayında Antalya iline iznini geçirmek için gittiği sırada tanıştıkları, Antalya ilindeyken sanığın arabası olması sebebiyle … (…) ve … (…) plaja gitmek için sanığı çağırdıkları ve yaklaşık 3 gün … (…) ve … (…) ile sanığın birlikte tatil yaptıkları, bu vesileyle … (…) ve annesi … (…) ile sanığın arkdaşlığının oluştuğu, Antalya ilinden ayrılırken … (…) ile sanığın instagram isimli sosyal medya üzerinden arkadaş oldukları, sanığın …’nın durumuna yorum yaptığı, …’nın da yapmış olduğu yoruma dönüş yapınca internet üzerinden görüşmeye başladıkları, daha sonra telefon üzerinden görüşmeye başladıkları ve sevgili oldukları, sanığın tek başına yaşadığı aparta mağdurenin gidip kalmaya başladığı, zamanla mağdurenin annesi ile de görüşmeye başladıkları, mağdurenin sanığın evine gittiği sırada aralarında 2 kez normal yoldan cinsel ilişki yaşandığı olayın bu şeklide meydana geldiği kabul edilmiştir.
Mahkememiz tarafından yapılan kabule göre de sanığın eylemlerin hukuki nitelendirmesinin ise Türk Ceza Kanununun 103/2. Maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve Türk Ceza Kanununun 109. Maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu hususunda tam bir vicdanı kanı oluşmuştur.
Tüm bu açıklamalar ışığında, dosya da mevcut deliller kapsamında sanığın bilgisayarında mağdur … (…) yarı çıplak ve yatakta oturur vaziyette fotoğrafının olduğu, Mağdur … (…) 22/01/2008 tarihinde doğduğunu gösterir nüfus kimlik kartının resminin 09/12/2020 tarihinde sanık …’nın telefonuna görüntü olarak gönderildiği ve nüfus cüzdanının resminin telefonda kayıtlı olduğu, sanığın telefonunda, 20/01/2021 tarihinde çekilmiş olan mağdur … (…) 13. Yaş gününün kutlandığı ve üzerinde rakamlarla 13 yazılı olan doğum günü pastasının bulunduğu fotoğrafın mevcut olduğu, sanığın telefonunda mağdur … (…) doğum gününü kutladıklarına dair video kaydında mağdur ve sanığın rakamlarla 13 yazılı pastada yanan mumları söndürdükleri, sanığın mağdura oyuncak panda hediye ettiği ve sanığın mağdura sarılarak öptüğü, sanığın mağdura yönelik çocuklarımın anası, karıcım şeklinde mesajlar attığı, mağdurun da sanığa ‘biz seninle sevgili değiliz tamam mı, bundan daha öteyiz, karı koca gibiyiz’ şeklinde mesajlar attığı, sanıkla ile tanık olarak dinlenen … (…) isimli şahıs arasında 06/02/2021 tarihinde geçen mesajlaşmalarda … (…) sanığa ’13 yaşında yazık la bak söz dinle bırak, kendinden soğut’ şeklinde mesajlar attığı, sanık … ile mağdur … (…) yapılan ev araması sonucu el konulan iç çamaşırları üzerinde moleküller genetik inceleme yapılması için Ankara Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderildiği Uzmanlık Raporuna göre ‘4 nolu bulgunun A ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan kan örneğinde 3, 5, 7, 9a ve 9b, 10a ve 10b nolu bulguların üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnekler, 4 Nolu bulgunun B işaretli bölgesi üzerinde bulunan vücut sıvısı örneği ile 11 nolu bulgunun A ile işaretli bölgesi üzerinde bulunan meni içeren vücut sıvısı örneğinde sanık …’dan alındığı belirtilen kan örneğinden elde edilen genotip ile birlikte 2D paragrafında belirtilen kadın genotipik özellik karışık olarak bulunduğunun’ belirtildiği, mağdurun 21/01/2008 tarihinde Bor Devlet Hastanesi’nde doğduğu, mağdurun kemik yaşının tespiti amacıyla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne muayene yaptırıldığı, yapılan muayene sonucunda; el bilek grafisine göre takvim yaşı 13 olan hastanın kemik yaşının 16 yaş ile uyumlu olduğu, diş muayenesinde 12 yaş dişi opeksisinin yeni kapandığı, 20 yaş diş köklerinin oluşmadığı, 14 yaş üzeri uygundur şeklinde kati rapor verdiği, mağdur … (…) usul ve yasaya uygun olarak yaptırılan iç beden muayenesinde; hymen kızlık zarında saat 1 ve 7 yönünde 2 adet iyileşmiş yırtık alanının tespit edildiği, söz konusu yırtıkların mağdurun beyanına göre 1 sene önce gerçekleştiği, kızlık zarının sağlam ve bütün olmadığının tespit edildiği, yine mahkememizin mağdura yönelik gözleminde mağdurenin 15 yaşını ikmal etmediği hali nasiyesinden anlaşıldığı, her ne kadar sanık mahkememiz huzurundaki savunmalarında mağdur ile cinsel ilişkiye girmediğini soruşturma aşamasında mağdurla cinsel ilişkiye girdiğine ilişkin savunmalarını mağdurenin kendisiyle evlendirilmesi için söylediğini, yine mağdurenin yaşının 16 olduğunu bildiğini, 13 olarak bilmediğine yönelik savunmaları suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmemiş, mahkememiz tarafından dinlenen mağdur … ve annesi …’nın beyanlarının ise sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, mağdure ile mağdur …’nın soruşturma aşamasındaki beyanlarında mağdure …’ya önceden birinin tecavüz ettiğinden hiç bahsetmedikleri ancak mahkeme aşamasında bu hususu beyan ettikleri anlaşılmakla beyanlarına itibar edilemeyeceği, aralarında gönül ilişkisi bulunan olay tarihinde 13 yaşında olan mağdur ile mağdurun 13 yaşında olduğunu mağdurun 09/12/2020 tarihinde tarihinde sanığa göndermiş olduğu ve üzerinde doğum tarihi olarak 22/01/2008 tarihi yazan nüfus cüzdanı resminden ve mağdurun 13 yaşına girdiğini doğum günü kutlamasından ötürü bilen sanığın aynı ikamette yaşadıkları, mağdur ile sanığın birlikte yaşamış oldukları süreç boyunca sanığın farklı tarihlerde birden fazla kere olmak üzere cinsel organını mağdurun vajinasına sokmak suretiyle cinsel eylemlerde bulunduğu, bu durumun sanığın soruşturma da alınan beyanında mağdurla iki kere cinsel ilişkiye girdiği bunlardan ilkinin 2020 yılının Kasım ayında ve ikincisinin 2021 yılının Ocak ayındaki şeklindeki ikrarından, mağdurun yaptırılan iç beden muayenesinde saat 1 ve 7 yönünde iki adet iyileşmiş hymen yırtığının tespit edilmesinden, tanık olarak dinlenen … (…) sanık ile mağdurun cinsel ilişkiye girdiklerini mağdurun kendisine söylediğine dair alınan beyanından (tanığın mahkeme huzurundaki beyanlarına itibar edilmemiş) sanık ile mağdur arasında yapılan mesajlaşmalarda mağdurun sanığa yönelik biz sevgiliden öteyiz şeklinde mesajlar atmasından ve yine sanığın mağdura yönelik karıcım, çocuklarımın anası şeklinde mesajlar atmasından, sanığın ikametinde yapılan aramada tanık … (…) beyanlarını doğrular mahiyette prezervatif kutusuna rastlanılmasından anlaşıldığı, sanığın 13 yaşında olduğunu bildiği mağdura yönelik gerçekleştirmiş olduğu cinsel eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 103/2 ve 43/1 kapsamında düzenlenen aynı mağdura yönelik aynı suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirilen birden fazla kez nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu, Yine mağdurun, sanığın ikametinde hukuken geçersiz olan rızası dahilinde kaldığı, akabinde sanığın cinsel eylemlerini gerçekleştirdiği, sanığın cinsel istismar eylemin, işlediği sırada ve eylem bittikten sonra mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırdığı, bu haliyle suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 109/1-3.f -5 maddesinde düzenlenen cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşturduğunun sabit olduğu hususunda mahkememizde tam bir vicdanı kanı oluşmuştur.
Sanık hakkında cezanın bireyselleştirilmesinde; sanığın sabit görülen mağdur … (…) yönelik cinsel istismar suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın amacı, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan temel ceza belirlenmiş, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda suçu işlediği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca verilen cezasında takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmasına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışı, cezanın üzerindeki etkisi göz önüne alınarak TCK 62. maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş, yine sanığın mağdur … (…) yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan TCK 109/1 maddesi uyarınca suç kastının yoğunluğu, sanığın amacı ve suçun işleniş şekli dikkate alınarak takdiren alt sınırdan temel ceza belirlenmiş, sanığın eylemini 18 yaşından küçük mağdur çocuğa karşı gerçekleştirdiği anlaşılmakla TCK 109/3.f maddesi uyarınca cezasında bir kat arttırım yapılmasına, sanığın eylemini cinsel amaçla işlenmiş olması sebebiyle TCK’nın 109/5 maddesi uyarınca cezasında 1/2 artırım yapılmasına, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 Sayılı TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak verilen cezanın 5328 sayılı yasanın 2. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilmesine,…” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; “…Mağdure … vekilinin ve müşteki …’nın sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında; mağdure … vekili ve müşteki …’nın kararı istinaf etme hakları bulunmadığından CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Müşteki …’nın sanığın eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak etme ihtimaline binaen karar kesinleştiğinde mahallince suç duyurusunda bulunulması olanaklı görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında sonuç ceza doğru belirlendiği halde TCK’nın 103/2. maddesi gereğince tayin edilen 16 yıl hapis cezasının TCK’nın 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırımı sırasında 20 yıl hapis cezası yerine 20 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş, bu aykırılığın CMK’nın 280/1-a ve 303/1-f maddelerinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin “1-” fıkrasının 2. paragrafında bulunan “20 yıl 9 ay hapis” ibaresi yerine “20 yıl hapis” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,…” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi …’nın Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi ile Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Şikâyetçi …’nın usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ek kararı, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 7 günlük süreden sonra 26.07.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vakî temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelenmesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın anılan hükme yönelik temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık Müdafiinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 11.04.2022 tarihinde Elektronik Tebligat yoluyla usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen on beş günlük kanuni süre geçtikten sonra 21.06.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine yönelik ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Şikâyetçi …’nın Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi ve Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, şikâyetçi … ile sanığın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık Müdafiinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/419 Esas, 2022/453 Karar sayılı asıl kararı ile 22.06.2022 tarihli ek kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 296 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN VE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.