YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2024/476
KARAR NO : 2024/833
KARAR TARİHİ : 23.01.2024
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2394 E., 2023/2257 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. … Mahkemesi
SAYISI : 2022/196 E., 2023/278 K.
Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda … Anadolu 30. … Mahkemesinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/764 Esas, 2021/480 Karar … kararı ile … … mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Yetkisizlik kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi sonrası yetkili İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin metal işkolunda faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda …’da üretim yapan fabrikasının bulunduğunu, …’da ise bağlı yer niteliğinde olan ofisinin bulunduğunu, bu kapsamda davalı Sendikanın yetki talebinin işyeri düzeyinde incelenmesi gerektiğini, …’da bulunan işyerinin elektrikli aydınlatma ekipmanlarının imalatı ile bağlı yer niteliğinde olan …’daki birimin … bir işyeri sayılması gerektiğini, birbirini tamamlayan ve biri olmadığında diğeri işlevini göremeyen işyerlerinin işletme sayılamayacağını, buna göre davalı Sendikanın çoğunluğu sağlaması için işyerinde çalışan işçilerin yarısından fazla sayıda üyeye sahip olması gerektiğini, davaya konu yetki tespit kararının hatalı olduğunu, başvuru tarihi itibarıyla değerlendirmeye alınan sendika üyeliklerin geçerliliğinin çifte üyelik, işkolu değişikliği, bir yıldan fazla çalışmama gibi üyeliği sona erdiren durumlar yönünden irdelenmesi gerektiğini, sendika üyeliklerinin geçerliliği ve üyelerin başka bir sendikaya da üye bulunup bulunmadığı konularının denetlenemediğini belirterek Bakanlığın 14.09.2021 tarihli ve 37818 … olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Bakanlıkça yapılan
yetki tespitinde, 6356 … Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 … Kanun) 41 inci
maddesi uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve
işçi bildirimleri ile e-Devlet üzerinden yapılan sendika üyelik işlemlerinin esas alındığını, Bakanlık kayıtlarına göre, yetki tespiti dosyasında yer alan bilgilerden de görüleceği üzere; işletmede davalı … Sendikasının üyelik oranının %51,55 olduğu tespit edildiğini, bu nedenle başvuran Sendikanın üyelik oranın çalışan sayısının yarısından fazla olduğunu, 09.09.2021 başvuru tarihi itibarıyla söz konusu işletmedeki 2 işyerinde toplam 161 işçinin çalıştığını, bunlardan 83 işçinin … Metal Sendikasına üye olduğunu, … Metal Sendikasının üyelik oranının %51,55 olarak tespit edildiğini, 6356 … Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fikrası uyarınca aynı işverene ait aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması hâlinde toplu … sözleşmesinin ancak işletme düzeyinde yapılabileceğini, davacı işverene ait 2 adet işyeri bulunduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın 6356 … Kanun’da öngörülen süre ve usule uygun olarak açılmadığını, Bakanlığa bildirilen resmî kayıtlara göre başvuru tarihinde davacı işyerinde çalışan işçi sayısının 161 olarak tespit edildiğini, dava konusu olayda SGK’ya yapılan bildirimler neticesinde olumlu olarak tespit yapıldığını, resmî kayıtlara yansımayan bilgilerden müvekkili Sendikanın ve Bakanlığın sorumlu tutulamayacağını, bu sebeple davacı tarafın işletme değil, işyeri esas alınarak hesap yapılması iddialarının soyut, hukuki gerçeklikten uzak beyanlar olduğunu, aksi düşünülse dahi müvekkili Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğu bulunduğunu, davacı tarafın, soyut ve varsayımsal birtakım iddialar ile müvekkili Sendikanın faaliyetlerini engellemek ve geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak yetkiye itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davalı Sendikanın işkolu barajını aştığı, davacı Şirkete ait yetki tesptine konu 2 ayrı sicile kayıtlı 2 birimde çalışanların SGK meslek kodları incelendiğinde … adresli birimin ayrıca faaliyet yürüten bir işyeri olmadığı, kayıtlara göre de …’da bulunan üretim tesisi işyeri ile aynı işkolunda yer aldığı, …’da bulunan işyeri ile amaç birliği bulunan bağlı işyeri olduğu, SGK kayıtlarında 2021 Eylül ayı itibarıyla (1077570.054) SGK sicil numaralı Adapazarı’nda mukim işyerinde 142 işçinin çalışmasının bildirildiği, bu işçilerden isimleri belirtilen 9 işçinin yetki tespit başvuru tarihinden sonra işe girdiği, isimleri belirtilen 5 işçinin ise yetki tespit başvuru tarihinden önce işten ayrıldıkları, yetki tespit tarihinden önce işten ayrılanlarla yetki tespit tarihinden sonra işe girişi bulunanlar dışlandığında bu işyerinde yetki tespit tarihi itibarı ile 128 çalışanın bulunduğu, (0362306.034) SGK sicil numaralı …’da mukim birime ait SGK verilerine göre yetki başvuru tarihi itibarı ile 28 işçi çalıştığı, yetki başvuru tarihi itibarıyla 2 birimde toplam (128 + 28=) 156 işçi bulunduğu, davalı Sendika üyesi işçi listesi incelendiğinde işyerinde çalışan 81 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu, sonuç olarak davacı Şirkette yetki başvuru tarihi itibarıyla toplam 156 işçi bulunduğu, 81 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu, bu durumda davalı Sendika üyesi işçi sayısının toplam işçi sayısına oranının %51,92 olduğu ve davalı Sendikanın 6356 … Kanun’da aranan yarıdan fazla çoğunluğa sahip olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; Bakanlık tarafından dosyaya gönderilen liste şifreli olduğundan Sendikaya üye işçilerin listesine erişilemediğini, bilirkişi raporunda bahsedilen üyeliklerin denetimi ve üye sayısının kontrolü yapılamadığını, bu yöndeki talepleri Mahkeme tarafından değerlendirilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az %1’inin üyesi bulunması gerektiği, Sendikanın 2021 Temmuz istatistiğinde sahip olduğu üye sayısının %13,17 oranı ile %1 olarak belirlenen barajı aştığı, SGK tarafından sunulan verilere göre davacı Şirkete ait 2 ayrı sicile kayıtlı 2 işyerinde çalışanların SGK meslek kodları incelendiğinde … adresli birimin ayrıca faaliyet yürüten bir işyeri olmadığı, kayıtlara göre de …’da bulunan üretim tesisi ile aynı işkolunda olduğu, …’da bulunan üretim tesisi ile amaç birliği bulunan işyerine bağlı yer niteliğinde olduğu, bu doğrultuda yapılan inceleme ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; davacı Şirkette yetki başvuru tarihi itibarı ile toplam 156 çalışan bulunduğu, 81 çalışanın davalı Sendika üyesi olduğu, davalı Sendika üyesi işçi sayısının toplam işçi sayısına oranının %51,92 olduğu ve davalı Sendikanın 6356 … Kanun uyarınca toplu … sözleşmesi yapabilmek için hem işletme hem de işyeri düzeyinde 6356 … Kanun’un aradığı sayısal çoğunluğu sağladığı, davacı vekilinin davalı Bakanlıktan celbedilen listelerdeki isimlerin açık olmaması itirazının dosyanın esasına ilişkin ve yerinde olmadığı gerekçe gösterilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6356 … Kanun’un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2709 … … Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) “Toplu … sözleşmesi ve toplu sözleşme …” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu … sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”
2. 6356 … Kanun’un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu … sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu … sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
3. 6356 … Kanun’un “Yetki tespiti için başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir:
“(1) Toplu … sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı … günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
4. 6356 … Kanun’un “Yetki itirazı” kenar başlıklı 43 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı … günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı … günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı … günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
5. 6698 … Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (6698 … Kanun) 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri.
6. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile … yargılanma hakkına sahiptir.”
7. Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin son fıkrası da şöyledir:
“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
8. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “… yargılanma …” kenar başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir:
“Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
9. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) “Hukuki dinlenilme …” kenar başlıklı 27 nci maddesi de şöyledir:
“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,
içerir.”
10. 6100 … Kanun’un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 6 ncı maddesi.
11. Dairemizin 16…..2022 tarihli ve 2022/7390 Esas, 2022/7935 Karar … kararının … yargılanma … ile hukuki dinlenilme hakkının açıklandığı ilgili kısmı şöyledir:
“…
9. Gerek Anayasa gerekse AİHS düzenlemelerine uygun olarak 6100 … Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen “Hukuki dinlenilme …”nın temel unsurları anılan maddede … … belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
10. Bu unsurlardan ilki bilgilenme hakkıdır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır.
11. Bu hakkın ikinci unsuru, açıklama ve ispat hakkıdır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanır. Bu durum silahların eşitliği ilkesi olarak da ifade edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre silahların eşitliği ilkesi, davanın bir tarafını, diğer taraf karşısında belirli bir dezavantaj içine sokmayacak şartlar altında, her bir tarafın deliller de dâhil olmak üzere, davasını ortaya koymak için makul ve kabul edilebilir olanaklara sahip olması zorunluluğu şeklinde ifade edilmiştir (Sibel İnceoğlu, … Yargılanma …, Anayasa Mahkemesine … Başvuru El Kitapları Serisi-4, 2018, s.115).
12. … yargılanma hakkının içinde yer alan ve silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı diğer bir hak ise, çelişmeli (çekişmeli) yargılama hakkıdır. Çekişmeli yargılama ilkesinin anlamı, bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, mahkemenin kararını etkilemek amacıyla … yargının bağımsız bir mensubu tarafından bile olsa gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşlerle ilgili bilgiye sahip olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme hakkının tanınmasıdır (… Doğru/… Nalbant, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (Açıklama ve Önemli Kararlar) C.1, …, 2012, s.637).
…”
12. Dairemizin 11.01.2024 tarihli ve 2023/18563 Esas, 2024/287 Karar … kararı.
3. Değerlendirme
1. Öncelikle, … tarafından dava konusu yetki tespitine esas alınan işçiler ile sendika üyelik kayıtları bakımından yazılan müzekkereye şifreli yanıt verilmesi ve yetki tespitine esas teşkil eden işçi ve sendika üyelerinin kimlik bilgilerinin davanın tarafların erişimine açık olmaması şeklindeki uygulama değerlendirilmelidir.
2. İşçinin sendika üyelik bilgisi, 6698 … Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında özel nitelikli kişisel veriler arasında yer almaktadır. Aynı hükmün ikinci fıkrası gereğince, kural olarak özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. Bununla birlikte 6698 … Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kanunlarda öngörülen hâllerde sağlık ve cinsel … dışındaki özel nitelikli kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceğinden, bu çerçevede değerlendirme yapmak gerekmektedir.
3. Yetki tespitine itiraz davasında çoğunlukla sendikanın gerekli sayıda işçiyi üye kaydetmediği iddiası ileri sürüldüğünden, mahkemece sendika üye sayısının belirlenmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle sendikanın yeterli sayıda işçinin üyesi olduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
4. 4721 … Kanun’un 6 ncı maddesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. 6100 … Kanun’un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında da ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu ifade edilmiştir.
5. Belirtmek gerekir ki yetki tespitine itiraz davalarında sendika üyelikleri bakımından iddia ve savunmanın ispatının söz konusu olması sebebiyle, 4721 … Kanun’un 6 ncı maddesi ile 6100 … Kanun’un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası hükümleri dikkate alındığında, işyeri çalışanı işçilere ilişkin sendika üyelik bilgisi kayıtlarının dosyaya ibrazı 6698 … Kanun’un 6 ncı maddesine aykırılık teşkil etmeyecektir. Aynı şekilde yargılamayı gerçekleştiren mahkemece de uyuşmazlığın çözümü amacıyla sendika üyeliklerine ilişkin kayıtların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından getirtilmesi 6698 … Kanun’un 6 ncı maddesine aykırılık teşkil etmez. Öte yandan dosya kapsamına dâhil edilen delillere erişimin engellenmesi, davanın taraflarının ispat hakkına da engel olacağından, … yargılanma … kapsamında hukuki dinlenilme hakkının da ihlalidir.
6. Bu itibarla mahkemece bu açıklamaları içeren ihtaratlı müzekkere yazılarak yetki tespitine esas alınan işçi ve sendika üyelerinin açık kimlik bilgilerini de gösterecek şekilde prosedür dosyasının eksiksiz olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından getirtilmesi ve bu suretle hukuki dinlenilme hakkının temini gerekmektedir.
7. Bütün bu açıklamalar dikkate alınarak; İlk Derece Mahkemesince yetki tespit kararı kapsamındaki … kayıtları dosyaya eksiksiz dâhil edilmeli, taraf iddia ve savunmaları çerçevesinde denetime elverişli inceleme gerçekleştirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.