YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/21427
KARAR NO : 2012/14717
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosyada hacizli malın teslim amacı dışında tasarruf edildiğine ilişkin ikrar, tespit veya benzeri herhangi bir delilin de görülememesi karşısında; ayrıntıları Dairemizin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470 – 2009/21076 ve 26.01.2010 tarih 2008/6720 – 2010/777 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, hacizli malı satış yerine veya İcra Müdürlüğüne götürme yükümlülüğünün bulunmadığı ve olaydaki gibi bir durumda mahkemece yerinde yapılacak inceleme sonucunda hacizli malların amacına uygun olarak muhafaza edilmekte olunduğunun ve teslim amacına aykırı bir şekilde tasarruf edilmediğinin saptanılması durumunda suçun oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi, tersi durumda ise hükümlülüğüne karar verilmesi gerekirken, yed-i emin sıfatıyla sanığa teslim edilen malın teslim amacına aykırı olarak ne şekilde tasarruf edildiği Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde delillendirilmeksizin yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması;
2- 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkisi açısından getirilen kısıtlamaların aynı Yasanın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeden, sanığın kendi alt soyu üzerindeki bu hakları ve yetkileri kullanmaktan da cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı düşünülerek, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nin 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.